Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,
Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!
Lakin, o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler,
Kaç bin senedir halbuki bekleşmedelerdi!
Neden görecekler, göremezlerdi tabii; Bu Makalenin Devamını Oku;
Hakka yönelmek, hakkı lâyık olana vermek, haksızlıktan kaçınmak, herkese eşit davranmak anlamlarına gelen adalet sıfatı Peygamberimizde en mükemmel şekilde mevcuttu.
Peygamberimiz dünya işlerinden elini çekmiş, hayattan uzak duran bir insan değildi. O, gençlik yıllarında Mekke'de bulunan kabilelerle birlikte yaşıyor, peygamber olduktan sonra da çeşitli kabile ve milletlerle iç içe bulunuyordu. Bu kabileler zaman olmuş, boğaz boğaza gelmişler, kan dökmüşler,
Bu Makalenin Devamını Oku;
Vakar; ağırbaşlılık, temkinli davranmak, ciddi, haysiyet sahibi olmak anlamına gelir ki, kibir, gurur ve bencillik gibi kötü huylardan farklıdır.
Vakar, imandan gelen bir ciddiyet ve ağırbaşlılık iken, gurur, imandaki zaafın bir neticesi olarak görülür. Mesela bir idarecinin makamındaki ciddi olması vakar sayılırken, aynı ciddiyeti evinde sürdürmesi şefkata, merhamete,
Bu Makalenin Devamını Oku;
Yüce Allah, akıl ve irade sahibi olarak yarattığı insanoğlunu bir takım kulluk vazifeleriyle de sorumlu kılmıştır. Sorumluluklarımızın neler olduğunu bildiren ilahi program çerçevesinde de bir din göndermiştir. İnsanın yaratılışına uygun olan dinin, onun fıtratındaki güzellikleri dünya sahnesinde ortaya çıkarıp sergilemek, bu dinin anlaşılması ve hayatın bütün alanlarına samimiyetle aktarılması amacıyla da Cenab-ı Allah, biz kullarını yalnız ve yardımsız bırakmamış; bizlere en güzel örnek olarak Peygamber Efendimizi (s.a.v.) göndermiştir. Bu Makalenin Devamını Oku;
İnsanın kendi geçmişi ile ilgilenmesi, şüphesiz aklın gereğidir. Dünyaya nereden ve nasıl geldiğini bulmaya çalışması gayet tabiidir. Ancak, bu tip soruları nasıl çözecek, konu ile ilgili dokümanları neyle tartıp değerlendirecektir? Sadece mücerret akıl bu soruları cevaplandırmaya kâfi midir? Bu Makalenin Devamını Oku;