<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>islam sevdası, islam, islami, islami sohbet, islami chat</title>
	<atom:link href="http://www.islamsevdasi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamsevdasi.com</link>
	<description>islamsevdasi.com islam, islami, islami sohbet, ve islami chat, gibi dini sohbetin yaşandığı tek adres.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Jan 2012 17:02:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Doğru din gerçek hakikat</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/dogru-din-gercek-hakikat.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/dogru-din-gercek-hakikat.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 17:02:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[ın hukmu ile hukmetmezse ancak fasıklardandır]]></category>
		<category><![CDATA[Kanun koyma ve yasama yetkisi sadece ALLAH ındır]]></category>
		<category><![CDATA[Ki ! şeriat olgusu ALLAH ın yasama ve yurutme ( anayasasıdır) organıdır]]></category>
		<category><![CDATA[kimki ALLAH]]></category>
		<category><![CDATA[Maide suresi 44 ayet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9799</guid>
		<description><![CDATA[Maide suresi 44 ayet ) kimki ALLAH,ın hukmu ile hukmetmezse ancak fasıklardandır. Kanun koyma ve yasama yetkisi sadece ALLAH ındır. kimki kendi nefsinden insanlara yasama ve kanun koyarsa şüphesiz azgınlardan olmuştur. Ki ! şeriat olgusu ALLAH ın yasama ve yurutme ( anayasasıdır) organıdır. kimkı bundan başka kanun ve yasa ( tagut yani yoneticiler ) isterse ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Maide suresi 44 ayet ) kimki ALLAH,ın hukmu ile hukmetmezse ancak fasıklardandır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kanun koyma ve yasama yetkisi sadece ALLAH ındır. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>kimki kendi nefsinden insanlara yasama ve kanun koyarsa şüphesiz azgınlardan olmuştur. </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ki ! şeriat olgusu ALLAH ın yasama ve yurutme ( anayasasıdır) organıdır.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>kimkı bundan başka kanun ve yasa ( tagu</strong><strong>t yani yoneticiler ) isterse ancak sapıklığa  düşmüştür.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>ALLAH,tan başka kanun ve yasayı kabul edenler cehennemin en alt tabakasındadır.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/dogru-din-gercek-hakikat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Khalid Yasin Garipler</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/khalid-yasin-garipler.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/khalid-yasin-garipler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 18:24:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[islam alimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Khalid Yasin Garipler]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Amerikalı yasin]]></category>
		<category><![CDATA[şeyh yasin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9794</guid>
		<description><![CDATA[Khalid Yasin çok güzel Bir şekilde islam,ın Tebliği  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Khalid Yasin çok güzel Bir şekilde islam,ın Tebliği</strong></p>
<p style="text-align: center;"> <iframe src="http://www.youtube.com/embed/6clGvUbLnig" frameborder="0" width="400" height="300"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/khalid-yasin-garipler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Recm ve Recm Cezası</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/recm-ve-recm-cezasi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/recm-ve-recm-cezasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 12:26:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[` R]]></category>
		<category><![CDATA[birine taş atma]]></category>
		<category><![CDATA[Had cezalarının]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm'da zina]]></category>
		<category><![CDATA[kovma]]></category>
		<category><![CDATA[kovulan ve lânetlenen]]></category>
		<category><![CDATA[lânet etme]]></category>
		<category><![CDATA[recm]]></category>
		<category><![CDATA[sövme]]></category>
		<category><![CDATA[taşa tutma]]></category>
		<category><![CDATA[Taşla öldürme]]></category>
		<category><![CDATA[Zinanın cezası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9790</guid>
		<description><![CDATA[Taşla öldürme, taşa tutma, birine taş atma, sövme, lânet etme, kovma, birinin namusuna iftira etme, kötü zanda bulunma]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Taşla öldürme, taşa tutma, birine taş atma, sövme, lânet etme, kovma, birinin namusuna iftira etme, kötü zanda bulunma; evli veya dul bulunan erkek veya kadının zina etmesi halinde İslâm mahkemesi kararıyla taşlanarak öldürülmesi anlamında bir fıkıh terimi. R.c.m kökünden mastar, çoğulu &#8220;rucüm&#8221; dür. Aynı kökten &#8220;racîm&#8221;; recm olunan, taşlanan, kovulan ve lânetlenen anlamındadır.</p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de bu anlamda &#8220;recm&#8221; ifadesi bulunmamaktadır. Bir ayette gaybı taşlamak&#8221; (el-Kehf, 18/22), başka bir yerde, &#8220;yıldızları Şeytanlar için atış taneleri yaptık&#8221; (el-Mülk, 67/5) ayetinde &#8220;atış taneleri&#8221; anlamında &#8220;rucûm&#8221; çoğul olarak gelmiştir. Zina edenin taşlanması Sünnet, ve icma delillerine dayanır.</p>
<p>Zina bütün semavî dinlerde haram kılınmış ve çok kötü bir fiil olarak kabul edilmiştir. İslâm&#8217;da zina büyük günahlardan olup, ırz, namus ve neseplere yönelik olduğu için, cezası da hadlerin en şiddetlisidir.</p>
<p>Zinanın cezası, fiili işleyenin evli veya bekâr oluşuna, İslâmî emir ve yasaklarla yükümlü bulunup bulunmamasına göre kısımlara ayrılır. Dayak, taşla öldürme, sürgün ve İslâm devleti&#8217;nin koyacağı ta&#8217;zir cezası bunlar arasındadır.</p>
<p>Yüz Değnek Cezası</p>
<p>Bekâr erkekle bekâr kadının zina etmesi halinde, ceza her birine yüz değnek vurulmasıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: &#8220;Zina eden kadın ve erkekten her birine yüz değnek vurun&#8221; (en-Nûr, 34/2).</p>
<p>Zina cezası uygulanan kimsenin, toplum nezdindeki itibar kaybını önlemek, belki olayın unutulmasını sağlamak amacıyla bir yıl süreyle sürgüne gönderilmesi İslâm&#8217;ın ilk yıllarında ek bir ceza olarak veriliyordu. Ubâde b. Sâmit (r.a)&#8217;tan rivâyete göre şöyle demiştir: Resulullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur: &#8220;Zinanın hükmünü benden öğrenin. Allah o kadınlara bir çıkar yol gösterdi. Bekârla bekâr zina ederse yüz değnek ve bir yıl sürgün; evli ile evliye yüz değnek ve recm vardır&#8221; (İbn Mâce, Hudûd, 7; Müslim, Hudûd, 12). Ancak bu uygulama Nûr Suresi&#8217;nin inmesinden önceye aittir. Bu sure inince bekârlar için yalnız değnek, evli olanlar için sünnetle recm cezası belirlenmiştir (es-Serahsî, el-Mebsût, Beyrut 1398/ 1978, IX, 36 vd.).</p>
<p>Hanefilere göre, bekârların zina cezası olan yüz değneğe ayrıca sürgün eklenmez. Çünkü ayette sürgünden söz edilmemiştir. Ancak sürgün bir had cezası değil; İslâm devlet başkanının takdirine bırakılmış bir ta&#8217;zir cezası niteliğindedir. Nitekim zina edenin tövbe edinceye kadar hapsedilebilmesi de, fuhşa düşenleri bir süre toplumdan tecrid etmek amacıyla alınan bir önlemdir.</p>
<p>Şâfiî ve Hanbelîlere göre ise bekârların zinasında yüz değnek ve bir yıl sürgün birlikte uygulanır. Delil, sürgün bildiren hadistir. Ancak kadın kocası veya bir mahremi ile birlikte sürgüne gönderilir. Ayrıca sürgün yerinin sefer mesafesinden yakın olmaması da gerekir. Hz. Peygamber &#8220;Kadın, yanında kocası veya bir mahremi bulunmadıkça yolculuğa çıkamaz&#8221; (Buhârî, Taksîr, IV, Sayd, 26, Savm, 67; Ebû Dâvud, Menâsik, III) buyurmuştur.</p>
<p>Recm Cezası</p>
<p>Hz. Peygamber&#8217;in evli olarak zina edene recm cezası uyguladığı, tevatüre ulaşan hadislerle sabittir. Temelde kıyasa göre evlilere de yüz değnek (celde) cezası uygulanması gerekirken, bu konudaki hadislerle amel edilerek recm cezası öngörülmüştür.</p>
<p>Recm konusunda hükmü devam eden, fakat Kur&#8217;an ayeti olarak okunması neshedilen bir ayet de nakledilir. Abdullah b. Abbas (r. anhümâ), Hz. Ömer&#8217;in minberde şöyle dediğini rivâyet etmiştir. &#8220;Cenab-ı Allah Muhammed (s.a.s)&#8217;i hak ile göndermiş ve O&#8217;na Kitab&#8217;ı indirmiştir. Recm ayeti de O&#8217;na indirilen ayetlerden idi. Biz bu ayeti okuduk, ezberledik ve anladık. Resulullah (s.a.s) recmi uyguladı, ondan sonra biz de uyguladık&#8221;. Korkarım, zaman geçince birileri çıkıp &#8220;Biz Allah&#8217;ın kitabında recmi bulamıyoruz&#8221; der ve Allah&#8217;ın indirdiği bir farzı terkederek sapıklığa düşerler. Şüphesiz recm, Allah&#8217;ın kitabında, evli olmak, şahit, gebelik veya ikrar bulunmak şartıyla, zina eden kimse aleyhine bir haktır&#8221; (Müslim, Hudûd, 15).</p>
<p>Hz. Ömer&#8217;in sözünü ettiği okunuşu mensuh ayet şudur: &#8220;İhtiyar erkekle ihtiyar kadın zina ederlerse, onları recmedin&#8221; (Mâlik, Muvatta&#8217;, Hudûd 10; İbn Mâce, Hudûd, 9; Ahmed b. Hanbel, V, 132, 183). Hz. Ömer&#8217;in recmi, Medine minberinden ilân etmesi, içlerinde bir çok sahabe bulunan cematten hiç birinin buna karşı çıkmaması, recmin sabit olduğunu gösterir (Sahih-i Müslim Tercüme ve Şerhi, Ahmed Davudoğlu, İstanbul 1978, VIII, 350). es-Serahsî (ö. 490/1097). Ömer (r.a)&#8217;in şöyle dediğini nakleder:</p>
<p>&#8220;Eğer insanlar, Ömer Allah&#8217;ın Kitabına ilave yaptı demeyecek olsalar, &#8220;ihtiyar erkekle ihtiyar kadın zina ettikleri&#8230;&#8221; ifadesini Mushaf&#8217;ın haşiyesine yazardım&#8221; (es-Serahsî, el-Mebsût, Beyrut 1398/1978, IX, 37).</p>
<p>Hz. Peygamber&#8217;in recm cezasına uygulama örnekleri:</p>
<p>1. İşvereninin eşiyle zina eden bekâr işçiye yüz değnek ve bir yıl sürgün cezası, kadına ise recm uygulanmıştır.</p>
<p>Ebû Hureyre ile Zeyd b. Halid el-Cühenî (r.anhumâ)&#8217;dan nakledildiğine göre, zina eden kadının kocası ile, zina eden işçinin babası Resulullah (s.a.s)&#8217;e başvurarak bu konuda &#8220;Allah&#8217;ın kitabı&#8221; ile hüküm vermesini istemişlerdir. İşçinin babası şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Benim oğlum bu adamın yanında işçi idi. Onun hanımı ile zina etti. Bana, oğlum için recm gerektiği haber verildi. Ancak ben onun adına yüz koyunla bir cariye fidye verdim. Bu arada bilenlere danıştım, (oğlum bekâr olduğu için) ona yüz değnekle bir yıl sürgün cezası, bunun karısına ise recm cezası gerektiğini haber verdiler&#8221;. Bunun üzerine, Hz. Peygamber şöyle buyurdu:</p>
<p>Nefsim kudret elinde olan Allah&#8217;a yemin ederim ki, aranızda Allah&#8217;ın kitabı ile hükmedeceğim. Cariye ve koyunlar geri verilecek. Oğluna yüz değnekle bir yıl sürgün gerek. Ey Üneys, sen de bu adamın karısına git. Eğer zinasını itiraf ederse, onu recmet&#8221;. Üneys kadına gitmiş ve kadın suçunu itiraf etmiş, Hz. Peygamber&#8217;in emri üzerine de recmedilmiştir (Müslim, Hudûd, 25; Buhârî, Hudûd III, 38, 46, Vekâlet,13). Ebû Hanife&#8217;ye göre, yüz değnek yanında bir yıl sürgün, ayete ilâve niteliğinde olup, ayet inince bu ilâve kısım neshedilmiştir. Ancak İslâm devlet başkanı böyle bir cezayı ta&#8217;zir cezası olarak verebilir.</p>
<p>2. Zinasını dört defa ikrar eden Mâiz b. Mâlik (r.a)&#8217;in recmedilmesi.</p>
<p>Mâiz b. Mâlik, Hz. Peygamber&#8217;e gelerek &#8220;Beni temizle&#8221; dedi. Hz. peygamber &#8220;Yazık sana, çık git, Allah&#8217;a tövbe ve istiğfar et&#8221; buyurdu. Mâiz, pek uzaklaşmadan geri döndü ve &#8220;Ey Allah&#8217;ın Resulu! Beni temizle&#8221; dedi. Hz. Peygamber aynı sözlerle üç defa daha geri gönderdi. Dördüncü ikrarında &#8220;Seni hangi konuda temizleyeyim?&#8221; diye sordu. Mâiz; &#8220;Zinadan&#8221; dedi. Hz. Peygamber &#8220;Bunda akıl hastalığı var mıdır?&#8221; diye sordu. Böyle bir rahatsızlığı olmadığını söylediler. &#8220;Şarap içmiş olabilir mi?&#8221; diye sordu. Bir adam kalkıp içki kontrolü yaptı. Onda şarap kokusu tesbit edemedi. Hz. Peygamber tekrar &#8220;sen zina ettin mi?&#8221; diye sordu. Mâiz &#8220;Evet&#8221; cevabını verdi. Artık emir buyurdular ve Mâiz recmedildi. Recimden sonra onun hakkında sahabiler iki kısma ayrıldılar. Bir bölümü Mâiz&#8217;in helâk olduğunu, başka bir grup ise onun en faziletli tövbeyi yaptığını söylediler. Bu farklı yaklaşım üç gün sürdü. Daha sonra yarılarına gelen Resulullah (s.a.s) &#8220;Mâiz b. Mâlik için dua edin&#8221; buyurdu. &#8220;Allah Mâiz&#8217;e mağfiret eylesin&#8221; dediler. Hz. Peygamber şöyle buyurdu: &#8220;Mâiz öyle bir tövbe etti ki, bu tövbe bir ümmet arasında paylaştırılırsa onlara yeterdi&#8221; (Müslim, Hudûd, 22; eş-Şevkânî, Neylül-Evtâr, VII, 95,109; ez-Zeylaî, Nasbu&#8217;r-Râye, III, 314 vd.).</p>
<p>3. Gâmidiyeli evli kadının zinadan dolayı recmedilmesi.</p>
<p>Mâiz&#8217;in recmedilmesinden kısa bir süre sonra Ezd kabilesinin Gâmid kolundan bir kadın geldi ve &#8220;Ey Allah&#8217;ın elçisi! Beni temizle&#8221; dedi. Hz. Peygamber &#8220;Yazıklar olsun sana. Çık git, Allah&#8217;a tövbe ve istiğfar et&#8221; buyurdu. Kadın dedi: &#8220;Beni, Mâiz&#8217;i çevirdiğin gibi geri çevirmek istiyorsun&#8221; Hz. Peygamber, &#8220;Sana ne oldu?&#8221; diye sordu. Kadın kendisinin zinadan gebe olduğunu söyledi. Bunun üzerine &#8220;Sen mi?&#8221; buyurdu. Kadın &#8220;Evet&#8221; dedi. Hz. Peygamber &#8220;Doğuruncaya kadar git&#8221; buyurdu. Kadının bu arada geçimini Ensar&#8217;dan bir adam üstlendi. Daha sonra Hz. Peygamber&#8217;e gelerek; &#8220;Gâmidli kadın doğurdu&#8221; dedi. Çocuğun bakımını da Ensar&#8217;dan birisi üzerine aldı ve kadın recmedildi&#8221; (Müslim, Hudûd, 22, 23, 24; İbn Mâc&#8217;e, Diyât, 36; Mâlik, Muvatta&#8217;, Hudûd, II). Başka bir rivâyette, çocuk sütten kesilinceye kadar emzirmesine izin verildiği, recm sırasında Hâlid b. Velîd (r.a)&#8217;ın üzerine kan sıçraması üzerine kadın hakkında kötü sözler söylediğini işiten Hz. Peygamber&#8217;in şöyle buyurduğu nakledilir:</p>
<p>&#8220;Ey Halid! yavaş ol. Nefsim kudret elinde olan Allah&#8217;a yemin ederim. Bu kadın öyle bir tövbe etti ki, onu bir baççı (vergi memuru) yapsaydı, şüphesiz mağfiret olunurdu&#8221; Sonra kadının hazırlanmasını emrederek cenazesini kılmış ve kadın defnedilmiştir (Müslim, Hudûd, 23).</p>
<p>4. Evli bulunan Yahudi erkeği ile Yahudi kadınının zina sebebiyle recmedilmesi. Abdullah b. Ömer (r.a)&#8217;tan nakledildiğine göre, Hz. Peygamber&#8217;e, zina etmiş bir yahudi erkeği ile bir yahudi kadını getirmişler. Allah elçisi, yahudilere, Tevratta ki zina hükmünü sormuştur. Yahudiler; &#8220;yüzleri karaya boyanır, sırt sırta hayvan üzerine bindirilip sokaklarda dolaştırılır&#8221; demişler. Tevrat getirilmiş, ancak okuyan yahudi genci recm ayetine gelince ceza kısmını parmağı ile kapatıp atlayınca durumu farkeden ve yahudi iken İslâm&#8217;a giren Abdullah b. Selâm, Hz. Peygamber&#8217;e yahudinin Tevrat&#8217;ın üzerinden elini kaldırmasını emir buyurmasını istemiştir. Yahudi elini kaldırınca recm ayeti görülmüş ve her iki yahudi hakkında da evli olarak zina ettikleri için recm uygulanmıştır (Müslim, Hudûd, 26).</p>
<p>Bera b. Azib (r.a)&#8217;ten nakledilen, iki yahudinin recmedilmesi olayı ise şöyledir: Hz. Peygamber&#8217;e, yüzü kömürle karartılmış ve dayak vurulmuş bir yahudi getirildi. Allah elçisi yahudilere evlilerin zinasının Tevrat&#8217;taki hükmünü sordu. Onlar, bu şekilde olduğunu söyleyince, bir yahudi bilginine &#8220;Sana, Tevrat&#8217;ı Musa ya indiren Allah aşkına soruyorum. Zina edenin Tevrat&#8217;taki hükmü nedir?&#8221; diye sordu yahudi bilgini; Tevrat&#8217;ta recim var. Fakat zina eşraf arasında artınca, şerefli birini getirirlerse serbest bırakır, yoksul biri yakalanırsa onu recmeder olduk. Bu iki sınıfa eşit ceza için recmi terkettik, kömürle boyayıp, dayak vurmayı recmin yerine koyduk&#8221;. Bunun üzerine, Hz. Peygamber şöyle buyurdu: &#8220;Allahım! Senin emrini onlar değiştirdikten sonra ilk uygulayan benim. Bunun üzerine emir verdi ve yahudi recmedildi&#8221; (Müslim, Hudûd, 28).</p>
<p>Bazı İslâm müctehidlerine göre ehl-i küfür, müslüman mahkemesine başvurursa, hâkimin mutlaka Allah&#8217;ın hükmü ile amel etmesi gerekir. Onlar bu konudaki muhayyerliğin neshedildiğini söylerler, Hanefiler ve İmam Şâfiî&#8217;den bir görüşe göre bu esas geçerlidir. Ancak Ebû Hanife şöyle demiştir: &#8220;İslâm mahkemesine inkârcı karı-koca birlikte gelirlerse aralarında adaletle hükmetmek gerekir. Yalnız kadın gelir, kocası razı olmazsa hakim hüküm veremez&#8221;. Ebû Yusuf ve İmam Muhammed&#8217;e göre ise hüküm verebilir (Ahmed Davudoğlu, Sahihi Müslim Terceme ve Şerhi, İstanbul 1978, VIII, 376).</p>
<p>Recm cezası uygulanması için Gerekli Şartlar:</p>
<p>1. Zina eden kadın veya erkeğin ergin olması.</p>
<p>2. Akıllı olması. Akıl hastasına had uygulanmaz. Akıllı ve ergin bir kimse akıl hastası ile zina etse, yalnız kendisine had uygulanır.</p>
<p>3. Evli olan gayri müslime recm yerine değnek cezası uygulanır. Şâfiî ve Hanbelîlere göre pasaportla İslâm devletine gelen gayrî müslim yabancılara ne zina ve ne de içki içme cezası uygulanmaz.</p>
<p>4. Zinanın zor kullanarak olmaması gerekir.</p>
<p>5. Zinanın diri bir insanla olması gerekir.</p>
<p>6. Zina edilen kadının da ergin veya kendisine cinsel istek duyulan bir yaşta olması gerekir.</p>
<p>7. Zinanın bir şüpheye dayalı olmaması gerekir. Fasit nikahtan sonraki cinsel temasa had gerekmediği konusunda görüş birliği vardır. Velisiz veya şahitsiz evlenme gibi.</p>
<p>Zinanın bir para karşılığında olması halinde Ebû Hanife&#8217;ye göre her ikisine de had cezası uygulanmaz. Çünkü bu durum bir mehir karşılığında nikâh akdine benzemektedir. Burada şüpheden dolayı had düşer. Ancak fiil haram olduğu için ta&#8217;zir uygulanır. Ebû Yusuf ve İmam Muhammed&#8217;e göre bu durumda da had cezası verilir (Ömer Nasuhi Bilmen, İstilâhât-ı Fıkhıyye Kâmusu, İstanbul 1968, III,197 vd.).</p>
<p>8. Cinsel temasın önden olması. Arkadan ilişki yani livata için Ebû Hanîfe&#8217;ye göre yalnız ta&#8217;zir cezası uygulanır. Ebû Yusuf, İmam Muhammed ve Hanefiler dışındaki üç mezhebe göre ise livata haddi gerektirir. Yabancı bir kadına ön veya arka dışında karın, uyluk gibi başka bir yere temas ise yalnız ta&#8217;zîri gerektirir. Çünkü bu, şer&#8217;an kendisine bir şey takdir edilmeyen münker bir fiildir.</p>
<p>9. Had cezalarının uygulanabilmesi için İslâm devletinin varlığı şarttır. Çünkü dârul-harp veya dârul-bağy (âsiler ülkesi) de had cezalarını uygulamaya İslâm devletinin velâyet yetkisi olmaz ve bu hükümleri uygulamaya gücü yetmez.</p>
<p>10. Zina eden erkek veya kadının halen veya daha önce sahih nikâhla evlenmiş olması ve bu nikâh devam ederken eşiyle bir defa da olsa cinsel temasta bulunması şarttır. Böyle bir erkeğe &#8220;muhsan&#8221;, kadına ise &#8220;muhsana&#8221; denir. Recm cezası için bu son niteliğin bulunması da gerekir.</p>
<p>Recm için muhsan sayılmada erkek veya kadında şu yedi niteliğin bulunması gerekir: Akıllı olmak, ergin bulunmak, hür ve müslüman olmak, sahih nikâhla evlenmiş bulunmak ve bu nikâhtan sonra eşiyle guslü gerektirecek şekilde cinsel temasta bulunmak. Bu şartlardan herhangi birisi bulunmazsa ceza yüz değneğe dönüşür. Zina edenlerden birisi muhsan olur, diğeri bekâr bulunursa; bekâra yüz değnek, muhsan olana ise recm cezası uygulanır.</p>
<p>Ebû Hanife ve Mâlik&#8217;e göre, bir erkek veya kadının muhsan sayılması için müslüman olması şarttır. Bu yüzden evli olan gayri müslimlerin zinasına recm cezası uygulanmaz, çünkü recm, günahtan temizlenme yoludur. Zimmî ise günahtan temizlenmeye ehil değildir. Onun temizlenmesi ancak ahirette azapla gerçekleşir. Hz. Peygamber; Allah&#8217;a şirk koşan kimse muhsan değildir&#8221; (Zeylaî, Nasbü&#8217;r-Râye, III, 327) buyurmuştur. Bu görüşte olanlar için iki yahudinin Hz. Peygamber tarafından recmedilmesi olayı, Tevrat hükmüne göre olmuştur. Daha sonra bu neshedilmiştir (Zeylaî, a.g.e, III, 326; eş-Şevkânî, Neylül-Evtâr, VII, 92).</p>
<p>Şâfiî, İbn Hanbel ve Ebû Yusuf&#8217;a göre, recmin uygulanması için zina edenin müslüman olması şart değildir. Bir zimmî zina suçuyla İslâm mahkemesine gelse had uygulanır. Müslüman bir erkek zimmî bir kadınla evlenip cinsel temasta bulunsa, her ikisi de &#8220;muhsan&#8221; olur. Delil, Hz. Peygamber&#8217;in iki yahudiye recmi uygulamasıdır. &#8220;Dulun dul ile zinasında taşlama vardır&#8221; (Müslim, Hudûd,12-14; Ebû Dâvud, Hudûd 23; Tirmizî, Hudûd, 8 ) hadisinin genel anlamı da başka bir delildir. Diğer yandan zina bütün semavi dinlerde haram kılınmıştır (bk. eş-Şîrâzî, el-Mühezzeb, II, 267; İbn Kudâme, el-Muğnî, Kahire 1970, VIII, 163; ez-Zühaylî, el-Fıkhul-İslâmî ve Edilletüh, Dımaşk 1405/1985, VI, 43).</p>
<p>Zina Suçunun Sâbit Olması:</p>
<p>Zina, ya ikrarla ya da dört şahitle sabit olur.</p>
<p>1. İkrarla Tesbit:</p>
<p>Zina ikrarında bulunanın akıllı, ergin olması ve zorlama altında bulunmaması gerekir. Ayrıca ikrarın dört defa yapılması gereklidir. Çünkü Mâiz b. Mâlik&#8217;e Allah elçisi dört defa ikrar esasını uygulamıştır. Hanefi ve Hanbelîlerin görüşü budur. Şâfiî ve Mâlikilere göre ise tek ikrar yeterlidir. Bunlar da işçinin kendi patronunun eşiyle zina etmesi olayına dayanırlar. Çünkü orada dört ikrardan söz edilmemiştir (Buhârî, Âhad,I, Şurüt, 9; Müslim, Hudûd, 25; el-Bâcî, el-Müntekâ, VII,135; İbn Kudâme, el-Muğni, VIII, 191 vd.).</p>
<p>Diğer yandan dört ikrarın ayrı meclislerde yapılması gerekir.</p>
<p>2. Zinayı dört şahitle ispat: Zinanın müslüman, erkek, adaletli ve hür dört erkek şahitle ispat edilmesi gerekir (en-Nisâ&#8217;, 4/15; en-Nûr, 24/4,13). Şahit sayısı dörtten az olur veya dördüncü şahit &#8220;sadece bunları bir yorgan altında gördüm&#8221; gibi kesin zinaya delâlet eden beyanda bulunmasa, ilk üç şahide &#8220;zina iftirası (kazf)&#8221; cezası uygulanır. Zina isnat edilenden had düşer. Çünkü Hz. Ömer, Muğîre (r.a)&#8217;in zinasına şahitlik eden üç kişiye zina iftirası cezası uygulamıştır (bk. ez-Zühayli, a.g.e., VI, 48; &#8220;Kazf&#8221; maddesi).</p>
<p>Recm Cezasının İnfazı:</p>
<p>Zina ikrarla sabit olmuşsa recm uygulamasına devlet başkanı veya infaz görevlisinin başlaması gerekir. Şahitle sabit olması halinde ise infaza şahitlerin tamamının hazır bulunması ve ilk taşı onların atması şekliyle başlanır. Böylece herhangi bir şüphe, vazgeçme yanlışlık vb. tüm ihtimallerin ortadan kalkması ve adli hataya düşülmemesi için gerekli önlemler alınmıştır. Hz. Ali&#8217;den şöyle dediği nakledilmiştir: &#8220;Önce şahitler taş atmaya başlar, sonra devlet başkanı, sonra diğer insanlar&#8221; (Zeylai, a.g.e., III, 319 vd.; es-Şevkânî, a.g.e., VII,108). Bekârların zinasında ise değnek cezasına şahitlerin başlaması gerekmez. Çünkü onlar bunun usul ve şeklini bilmeye bilirler ve bu durum zulme yol açabilir.</p>
<p>Recm cezası, ibretli olması için bir meydanda erkek ayakta, kadın ise tercih edilen görüşe göre göğsüne kadar bir çukura sokularak kendisine ölünceye kadar küçük taşlar atılmak suretiyle infaz edilir. Hz. Peygamber&#8217;in Gâmidiyeli kadın için, göğsüne kadar bir çukur açtırdığı nakledilir (Zeylaî, a.g.e., III, 325; eş-Şevkânî, a.g.e., VII, 109).</p>
<p>Recmle öldürülen kimse yıkanır. Kefenlenir, cenaze namazı kılınır ve defnedilir. Çünkü Hz. Peygamber, recmedilen Mâiz için Kendi ölülerinize yaptığınız şeyleri ona da yapınız&#8221; (Zeylai, a.g.e, III, 320) buyurmuştur.</p>
<p>Hamdi DÖNDÜREN<br />
islami sohbet,islam ansiklopedisi,dini kavramlar sözlüğü,islami kelimeler,dini kelimeler sözlüğü,recm nedir,recm cezası nedir ne  demektir,islamda zina suçunun cezası,islam dininin  zinaya bakışı,zina etmek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/recm-ve-recm-cezasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ana Gibi Yar Olmaz</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/ana-gibi-yar-olmaz.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/ana-gibi-yar-olmaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 11:33:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Menkibe ve hikmetli sözler]]></category>
		<category><![CDATA[babaları]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarım]]></category>
		<category><![CDATA[hatun]]></category>
		<category><![CDATA[intikam alevi]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[sınama]]></category>
		<category><![CDATA[sultanım]]></category>
		<category><![CDATA[vezir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9787</guid>
		<description><![CDATA[Vaktiyle bir vezir, padişah katında hatırının kırılmayacağına inanarak kendisinden şöyle bir ricada bulundu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vaktiyle bir vezir, padişah katında hatırının kırılmayacağına inanarak kendisinden şöyle bir ricada bulundu:</p>
<p>- Sultanım benim iki tane karım, her birinden de üçer çocuğum var Karılarımın hangisinin analık duygularının daha kuvvetli olduğunu merak ediyorum Malımı da buna göre vasiyet edeceğim Şunları bu konuda bir sınamanız mümkün mü?</p>
<p>Padişah, veziri sevdiği için gönlünü yapmak istedi Hanımlarından birini çağırttı ve dedi ki:<br />
- Ey hatun, benim vezirim olan senin kocan, gözdelerimden birini baştan çıkarmış Bunun cezası aslında ölümdür Ama sen kocanı affedersen idamdan vazgeçip onu sevgilisiyle beraber ülke dışına sürgün edeceğim</p>
<p>Kadının gözlerinde intikam alevi parladı:</p>
<p>- istemem, bana yar olmayan başkasına da yar olmasın! Asın, ipini de bana çektirin!</p>
<p>Padişah daha sonra vezirin öbür karısını çağırttı Ona da aynı şeyi söyledi Vezirin ikinci karısı tam tersine bir tavır takındı:</p>
<p>- Aman sultanım, ben kocasız kalmaya razıyım, ama çocuklarım babasız kalmasın, idam edeceğinize sürgün edin de çocuklarım babalarıyla bir gün kavuşma ümidini kaybetmesinler..</p>
<p>islami sohbet,dini hikayeler,kıssadan hisse,islami hikayeler,ibretlik dini hikayeler</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/ana-gibi-yar-olmaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tevekkül Etmek Böylemi Olur</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/tevekkul-etmek-boylemi-olur.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/tevekkul-etmek-boylemi-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 11:29:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Menkibe ve hikmetli sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah’a inanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[efendisi]]></category>
		<category><![CDATA[endişe]]></category>
		<category><![CDATA[köle]]></category>
		<category><![CDATA[rızık]]></category>
		<category><![CDATA[tevekkül]]></category>
		<category><![CDATA[velilerden Şakik Belhi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9785</guid>
		<description><![CDATA[Büyük velilerden Şakik Belhi (VIII. yyıl) bir kıtlık senesinde, herkesin kara kara düşündüğü bir ortamda, zengin bir adamın kölesinin şakır şakır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük velilerden Şakik Belhi (VIII. yyıl) bir kıtlık senesinde, herkesin kara kara düşündüğü bir ortamda, zengin bir adamın kölesinin şakır şakır oynadığına şahit oldu. Yanına yaklaştı ve sordu:</p>
<p>- Herkes kıtlıkla, açlıkla karşı karşıya olmaktan inler dururken sen neye güvenerek böyle oynayabiliyorsun? Köle cevap verdi:</p>
<p>- Herkesten bana ne? Benim için bir tehlike söz konusu değil. Benim efendimin 7-8 tane köyü var, her ihtiyacımız o köylerden sağlanıyor.</p>
<p>Bu açıklama Şakik’i adeta bir şamar gibi sarstı. Çünkü kendisi de kıtlıktan dolayı endişe içindeydi. Ama köle onu uyandırdı ve kendi kendine şöyle dedi:</p>
<p>- Hey Şakik kendine gel! Şu köle nihayet bir insan olan efendisine bunca güveniyor, kendini emniyet içinde hissediyor. Sen ki bütün canlıların rızkını garanti eden Allah’a inanıyor, tevekkül ediyorsun, Bu nice tevekküldür ki rızık endişesi içindesin?</p>
<p>islami sohbet,dini menkibeler,islami hikayeler,kıssadan hisseler,ibretlik dini hikayeler</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/tevekkul-etmek-boylemi-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz Adem Aleyhisselam</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/hz-adem-aleyhisselam.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/hz-adem-aleyhisselam.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 14:27:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Beyt-i Makdis]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[Hazret-i Âdem'in]]></category>
		<category><![CDATA[iblis]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[rivayet]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[şit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9781</guid>
		<description><![CDATA[Bütün insanların ilk babası ve ilk Peygamberi Adem aleyhisselâm'dır. Şöyle ki: Yüce Allah, bu âlemi yoktan var etmiş, birçok devirler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>8- Bütün insanların ilk babası ve ilk Peygamberi Adem aleyhisselâm&#8217;dır. Şöyle ki: Yüce Allah, bu âlemi yoktan var etmiş, birçok devirler geçtikten sonra da yeryüzünde insan cinsinin ilk babası olmak üzere büyük kudret ile Hazret-i Âdem&#8217;in cesedini topraktan yaratmış ve onu ruhla, ilimle seçkin kılmış ve ona eş olmak için de Hazret-i Havva&#8217;yı yaratmıştır.<br />
Bütün melekler Hazret-i Allah&#8217;ın emri ile Âdem&#8217;e secde ettiler, yalnız meleklerin arasında yaşayan ve aslında cinlerden bulunan İblis (Şeytan), kendisinin ateşten yaratılmakla Âdem&#8217;den daha üstün olduğunu söyleyerek büyüklenmiş ve secde etmekten kaçınmıştı. Bunun cezası olarak da melekler arasından kovulmuş ve lanete uğramıştır.<br />
9- Yüce Allah özel bir ikram olarak Âdem ile Havva&#8217;yı Cennet&#8217;e koymuş ve hikmeti gereği olarak cennette bulunan bir ağacın meyvesinden yemelerini kendilerine yasaklamıştı. Oysa ki, Şeytan, bir yolunu bularak Cennet&#8217;e girmiş ve bunlara kuşku vermiş. Demiş ki: Bu meyveden yerseniz, devamlı olarak burada kalırsınız. Hem de onlara bunu yemin ederek söylemişti. Âdem ve Havva yasak durumu unutarak o meyveden yemişler. Bunun üzerine Cennet&#8217;den çıkırılarak tekrar yeyüzüne indirilmişlerdir. Rivayete göre Âdem aleyhisselâm Serendib adasına, Hazret-i Havva da Cidde&#8217;ye indirilmiş. Sonradan Mekke civarında &#8220;Müzdelife&#8221; denilen yerde buluşmuşlardır.<br />
Hazret-i Âdem ve Hazret-i Havva hemen pişman oldular, tevbe edip istiğfarda bulundular. Yüce Allah tevbelerini kabul buyurmuş ve Adem&#8217;i kendi evlâd ve torunlarına Peygamber yapmıştır. Kendisine on sayfalık bir kitab vermiştir.<br />
10- Rivayete göre Âdem aleyhisselâm bin sene veya dokuz yüz otuz sene yaşamıştır. Vefat edince, Serendip adasında veya Mekke-i Mükerrem&#8217;de Ebû&#8217;l Kubeys dağında gömülmüştür. Nuh aleyhisselâm tarafından gemiye alınmış olan mübarek cesedlerinin sonradan Beyt-i Makdis&#8217;de gömülmüş olduğu da rivayet edilmiştir.<br />
Hazret-i Âdem&#8217;den bir sene sonra da, Hazret-i Havva vefat edip Cidde&#8217;de veya Hazret-i Âdem&#8217;in yanında gömülmüştür.<br />
11- Bilindiği gibi, Yüce Allah kudret ve hikmet sahibidir, dilediğini dilediği şekilde yaratır. Onun için Âdem aleyhisselâm&#8217;ı insanların ilk babası olmak üzere mükemmel bir halde yaratmıştır, yoksa başka bir yaratıktan tekâmül yolu ile meydana getirmiş değildir. Buna aykırı olan sözler, birer kuru görüşten ibarettir. İnsanların kadrini ve şanını bozduğu ve din bilgilerine aykırı bulunduğu için, bizce hiç bir önemi yoktur.<br />
12- Âdem aleyhisselâm&#8217;dam, sonra peygamberlik, Allah tarafından Hazret-i Şît&#8217;e verilmiştir. Şit aleyhisselâm, Hazret-i Âdem&#8217;in en güzel ve en sevgili oğludur. Rivayete göre, Hazret-i Âdem&#8217;in yaratılışından yüz yirmi sene sonra doğmuş ve 912 yıl yaşamıştır. Ölünce Ebû Kubeys dağında Hazret-i Âdem&#8217;in yanına gömülmüştür.<br />
Hazret-i Şît&#8217;e peygamberlik, tevhid ve tesbih esaslarını kapsayan, elli sayfalık bir kitab verilmiş ve Hazret-i Âdem&#8217;in vasiyeti üzerine kadeşlerinin reisi bulunmuştur. Bir rivayete göre Kâbe-i Muazzama&#8217;yı Hazret-i Âdem, diğer bir rivayete göre de Hazret-i Şît ilk kez olarak taştan bina etmiştir. Şît&#8217;in anlamı &#8220;Hibetullah (Allah&#8217;ın bağışı)&#8221; dır. Hazret-i Âdem&#8217;e Kabil tarafından şehid edilen Habil&#8217;e bedel olarak Allah tarafından ihsan buyurulmuş demektir. Bu zata &#8220;Şiş&#8221; de denilmektedir.<br />
 Büyük İslam İlmihali  Ömer Nasuhi Bilmen</p>
<p>islami sohbet,hz ademin hayatı,ilk peygamberin hayatı,hz ademin biyografisi,ilk insan hz adem aleyhisselam,insanların atası,ilk insan ilk peygamber,hazreti adem aleyhisselam hayatı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/hz-adem-aleyhisselam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberlere Ait Siyerin Anlamı Yararları ve Kaynakları</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/peygamberlere-ait-siyerin-anlami-yararlari-ve-kaynaklari.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/peygamberlere-ait-siyerin-anlami-yararlari-ve-kaynaklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 14:15:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret görevleri]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[fazilet]]></category>
		<category><![CDATA[Hazret-i Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân-ı Kerîm ile hadis-i şerîf]]></category>
		<category><![CDATA[Siyer-i Enbiya]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9777</guid>
		<description><![CDATA[Peygamberlerin siyeri, mübarek peygamberlerin yüksek hayatlarına ait bilgiler olup genel tarihin pek kıymetli bir bölümüdür.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1- Peygamberlerin siyeri, mübarek peygamberlerin yüksek hayatlarına ait bilgiler olup genel tarihin pek kıymetli bir bölümüdür.<br />
Bilindiği gibi, Yüce Allah, önce insanlara kendi içlerinden zaman zaman peygamberler göndermiştir. İnsanların bir kısmı bu mukaddes peygamberlere uymuşlar ve böylece hem dünya, hem de ahiret görevlerini yapmışlardır. Düzenli medeniyetler kurmuş ve faziletlere ermişlerdir. Diğer bir kısmı da, bu mübarek peygamberlere karşı çıkıp onlara aykırı harekette bulunmuşlardır.Bu tutumları ile gerçek insanlık vasfından yoksun kalmış ve küfrü imana, rezaleti ve fazilete tercih etmişlerdir. Bu yüzden de sonunda felâketlere düşüp sönüp gitmişlerdir.<br />
İşte &#8220;Siyer-i Enbiya (Peygamberler tarihçesi)&#8221; dediğimiz Peygamberlerin hayatları ile ilgili bilgiler, onların güzel hallerini bildirir, onların ümmetlerini ne şekilde dine çağırdıklarını gösterir, kavimleri ile olan bazı olayları ve savaşları kaydeder. Bunlar bizim için ibret alınacak ve yararlanacak birer büyük öğüt olur.<br />
2- Peygamberler tarihinin birçok yararları vardır. Şöyle ki: İnsan, Peygamberler tarihini okuyunca, bazı peygamberlerin yüksek varlıklarını ve güzel ahlâklarını öğrenir. Onların hak yolunda ne kadar çalıştıklarını, insaniyete ve medeniyete ne kadar yükseklik kazandırdıklarını anlar. Böylece zihni açılır ve zekâsı artar, kendisinde bir uyanıklık olur. Kalbinde din duygusu kuvvetlenir. Din büyüklerine saygı çoğalır ve onların güzel ahlâkları ile ahlâklanmaya çalışır.<br />
3- Peygamberler tarihinin kaynaklarına gelince: Bunların başlıcası Kur&#8217;ân-ı Kerîm ile hadis-i şerîf kitablarıdır. Bunlar iki kutsal kaynaktır. En doğru bilgi, ancak bu iki gerçek kaynaktan alınır. Şu da bir gerçek ki, bir kısım peygamberlere ait Tevrat&#8217;da, İncil&#8217;de ve diğer önceki din kitablarında olan bazı bilgiler değişikliğe uğramış olduğundan bunlara asla güvenilmez.<br />
Tarih kitablarına gelince, bunların verdikleri bilgilerin çoğu da birer sağlam belgeye dayanmadığından olduğu gibi kabul edilemez. Zaten Peygamber Efendimizin zamanından önceki çağlara &#8220;İlk Çağlar&#8221; denir ki, bu çağlara ait tarih bilgileri pek noksandır. Bunun içindir ki, birçok peygamberlerin hayatları bizce bilinmemektedir.<br />
4- Büyük peygamberler arasında bütün hayatı bilinen peygamber, ancak bizim peygamberimiz Hazret-i Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;dir. Peygamber Efendimiz bütün kutsal hayatı, olanca ayrıntılarına kadar tamamen kaydedilmiştir. Bu özellik ve şeref, dünyada başka hiç bir kimseye nasib olmamıştır.<br />
5- Peygamberlerin yüksek hayatları üzerinde yazılmış birçok Siyer kitabları vardır. Fakat bunların en geniş ve en mükemmelleri, bizim peygamberimizin yüksek hayat hallerine dair olanlardır. Peygamberimizin hakkında olan ilk siyer kitabını, Tabiîn&#8217;den (ashabı görenlerden) &#8220;Urve&#8221; ile, talebelerinden &#8220;Zührî&#8217;dir. Diğer bir rivayete göre, Peygamber Efendimiz kutsal sîretlerini ilk yazan zat, hicretin (150) yılında Bağdad&#8217;da vefat eden Muhammed İbni İshak&#8217;dır.<br />
6- Bugün elde bulunan Siyer kitablarının en eskisi ve en güvenilir olanları şu üç eserdir: (207) tarihinde Bağdad&#8217;da vefat etmiş olan Vakıdî&#8217;nin Siyer Kitabı. (313) de vefat eden Basra&#8217;lı İbni Hişam&#8217;ın Siyer Kitabı. (315) yılında Bağdad&#8217;da vefat eden Muhammed Taberî&#8217;nin yazmış olduğu Siyer kitabıdır.<br />
İslam âlimleri, Peygamber Efendimiz hakkında daha birçok kitablar yazmış oldukları gibi, Avrupalı şarkiyatçı tarihçiler de bu konuda pek çok kitablar yazmışlardır.</p>
<p>islami sohbet,siyeri enbiya,siyer nedir,güvenilir siyer kitapları hangileridir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/peygamberlere-ait-siyerin-anlami-yararlari-ve-kaynaklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mimar Sinan&#8217;ın İnceliği</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/mimar-sinanin-inceligi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/mimar-sinanin-inceligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 17:19:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Menkibe ve hikmetli sözler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[eşsiz eser]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>
		<category><![CDATA[ilan]]></category>
		<category><![CDATA[İşciler]]></category>
		<category><![CDATA[kanaat]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan]]></category>
		<category><![CDATA[minare]]></category>
		<category><![CDATA[Süleymaniye Camii'nin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9774</guid>
		<description><![CDATA[Süleymaniye Camii'nin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti O gün gelince istanbul'un her yanından insanlar bu]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Süleymaniye Camii&#8217;nin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti O gün gelince istanbul&#8217;un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu Fakat bunlar arasında bulu nan bir çocuk, &#8220;Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!&#8221; diye bağırıyordu Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan&#8217;a kadar ulaştı Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona, &#8220;Yavrum hangi minare eğri göster bana&#8221; dedi Çocuk da &#8220;İşte şu&#8221; diye minarelerden birini gösterdi Mimar Sinan hemen adamlarını topladı Uzun halatları biribirine ekletip minareye bağlattı &#8220;Çekin yukarı doğru!&#8221; diye çektirmeye başladı Çocuğa da, &#8220;Oğlum, bak bu minareyi doğrultturuyorum, sen dikkat et, dosdoğru olunca haber ver&#8221; dedi.</p>
<p>Adamlar gerçekten düzeltiyormuş gibi çekiyorlardı Çocuk bir süre sonra, &#8220;Tamam, minare doğruldu&#8221; diye bağırdı İşçiler çekme işini bırakıp halatları çözdüler Başından beri olaya tanık olan Sinan&#8217;ın ustalarından biri herkesin kafasını kurcalayan soruyu Mimar Sinan&#8217;a yöneltti:</p>
<p>- Ulu mimarbaşımız, sen herkesten iyi biliyorsun ki, minarede eğrilik falan yok O halde niçin düzeltmeye kalkıştın?</p>
<p>Mimar Sinan&#8217;ın cevabı inceliğin, anlayışın, hoşgörünün simgesi idi:</p>
<p>- Ben bilmez miyim minarede eğrilik olmadığını Ama çocuğun kafasındaki &#8220;minare eğri&#8221; intibasını da öyle bırakamazdım Bu yönteme başvurdum ki çocuğun kafasındaki &#8220;eğri&#8221; kanaati silinsin Yoksa her yerde çocuk aklıyla minarenin eğri olduğunu söyler, sonra gerçekten eğri olduğu şeklinde bir inanç yayılırdı.</p>
<p>islami sohbet.dini menkibeler,islami hikayeler,kıssadan hisse</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/mimar-sinanin-inceligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çok Basit Bir Tercih</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cok-basit-bir-tercih.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cok-basit-bir-tercih.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 17:12:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Menkibe ve hikmetli sözler]]></category>
		<category><![CDATA[ganimet]]></category>
		<category><![CDATA[gazneliler devleti]]></category>
		<category><![CDATA[komutanlar]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[sultan Madmud]]></category>
		<category><![CDATA[vezir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9771</guid>
		<description><![CDATA[ilk Müslüman Türk Devletlerinden biri olan Gazneliler devletinin en büyük ve değerli hükümdarlarından biri olan ve tarihte ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ilk Müslüman Türk Devletlerinden biri olan Gazneliler devletinin en büyük ve değerli hükümdarlarından biri olan ve tarihte ilk defa &#8220;sultan&#8221; adını alan Sultan Mahmud, İslamı yaymak için Hindistan&#8217;a on sekiz sefer düzenlemişti İşte bu seferlerden birinde çok şiddetli bir direnme ile karşılaşmış, zafer kazanacağından şüpheye düşmüştü Tam bu zor durumda iken Allah&#8217;a şöyle yalvardı: &#8220;Ey Rabbim, bu savaştan galip çıkarsam, aldığım bütün ganimetleri yoksullara dağıtacağım &#8221;</p>
<p>Neticede Sultan Mahmud galip geldi ve çok kıymetli ganimetlere sahip oldu Gazne&#8217;ye döndüklerinde elde ettikleri bütün ganimetleri yoksullara, muhtaçlara dağıtmaya başladı Fakat bazı vezir ve komutanlar araya girip, &#8220;Aman Sultanım ne yapıyorsunuz, bunca değerli ganimetler, altınlar, inciler fakir fukaraya dağıtılır mı? Hem onlar bunların kıymetini ne bilecek? Üstelik devletin hazinesinin bunlara ihtiyacı var&#8221; diyorlardı Sultan Mahmut bunu Allah&#8217;a verdiği sözün gereği olarak yaptığını, kendisi için bir adak olduğunu söyledi Adamları yine itiraz ettiler: &#8220;Efendimiz önemsiz olanları dağıtın, değerli olanları hazineye ayırın, bütün memleketin bunlara ihtiyacı var&#8221; dediler Sultan Mahmut&#8217;un kafasını karıştırdılar O zamanda Gazne&#8217;de yaşayan, doğruyu ve hakki kellesi pahasına söylemekten çekinmeyen âlim ve fâzıl büyük bir zat vardı Sultan Mahmud onu ça ğırtıp durumu anlattı ve fikrini sordu O büyük zat şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Sultanım bunda kararsızlığa düşecek bir taraf yok Çok basit bir tercih karşısındasınız Eğer Allah&#8217;a bir daha işiniz düşmeyecekse hemen adamlarınızın dediğini yapın, ganimetleri hazineye koyun Ama Allah&#8217;a tekrar işiniz düşecekse verdiğiniz sözü tutun, adağınızı yerine getirin, ganimetleri yoksullara dağıtın&#8221;</p>
<p>islami sohbet,dini menkibeler,islami hikayeler</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cok-basit-bir-tercih.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan Biraz Düşünecek Olsa</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/insan-biraz-dusunecek-olsa.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/insan-biraz-dusunecek-olsa.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2012 16:56:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Menkibe ve hikmetli sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[nimet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9766</guid>
		<description><![CDATA[İnsan biraz düşünecek olsa, iman nimetinden daha büyük bir nimetin olmadığını hemen anlar]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan biraz düşünecek olsa, iman nimetinden daha büyük bir nimetin olmadığını hemen anlar. Zira iman, insanın ebedi cehennem azabından kurtulmasıdır.</p>
<p>S. Muhammed Raşid Erol</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/insan-biraz-dusunecek-olsa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Dynamic page generated in 0.682 seconds. -->
<!-- Cached page generated by WP-Super-Cache on 2012-02-04 15:19:13 -->

