<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>islam sevdası, islam, islami, islami sohbet, islami chat &#187; Cehennem</title>
	<atom:link href="http://www.islamsevdasi.com/kategori/cehennem/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamsevdasi.com</link>
	<description>islamsevdasi.com islam, islami, islami sohbet, ve islami chat, gibi dini sohbetin yaşandığı tek adres.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Jan 2012 17:02:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Cehennemin Özellikleri</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cehennemin-ozellikleri.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cehennemin-ozellikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2011 05:42:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[Cehennem bekçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[günahkar]]></category>
		<category><![CDATA[günahlar]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[zere]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=8974</guid>
		<description><![CDATA[Rasûlullah (s.a.v.), Alî-İmrân 102. ayeti olan “Ey iman edenler mutlaka yolunuzu Allah’ın kitabıyla bulmaya çalışın ve Müslüman olarak can verin”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cehennem nasıl bir şeydir?</p>
<p>2573- Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “O kıyamet günü Cehennem getirilecek ve onun yetmiş bin bağı olacak ve herbir bağı ile beraber o bağdan çeken yetmiş bin melek olacaktır.” (Müslim, Cennet: 17)</p>
<p> Abdullah diyor ki: Sevrî bu hadisi merfu olmaksızın rivâyet ediyor Abd b. Humeyd, Abdulmelik b. Ömer ve Ebû Âmir el Akadî vasıtasıyla Sûfyân’dan, Âla b. Halid’den aynı senedle merfu olomaksızın bir benzerini rivâyet etmiştir.</p>
<p>2574- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü Cehennem’den bir gurup yaratık çıkacaktır ki onun gören iki gözü işiten iki kulağı ve konuşan bir dili olacaktır ve şöyle diyecektir: Ben üç kişiye vekil tayin edildim, her inatçı zorbaya, Allah ile birlikte başkalarına ilahlık yakıştıranlara, resim ve heykel yapanlara.” (Müsned: 8076)</p>
<p> Bu konuda Ebû Saîd (r.a.)’den de hadis rivâyet edilmiştir.</p>
<p>Tirmizî: Bu hadis hasen garib sahihtir.</p>
<p>Bazıları A’meş’den, Atıyye’den, Ebû Saîd’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmişlerdir. Eş’as b. Sevvar, Atıyye’den ve Ebû Saîd el Hudrî’den bir benzerini rivâyet etmiştir.</p>
<p>bölüm: 2</p>
<p> Cehennemin derinliği ne kadardır? orada kamçılar var mıdır?</p>
<p>2575- Hasan (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Utbe b. Gazvan şu minberimizin Basra minberinin üzerinde Rasûlullah (s.a.v.)’den şöyle buyurduğunu anlattı: “Büyük bir kaya Cehennemin kenarından aşağıya bırakılır Cehenneme yetmiş sene iniş yapar da yine dibine varamaz.” Utbe sözüne şöyle devam etti: “Ömer şöyle derdi: Cehennemi çok hatırlayın onun sıcaklığı çok şiddetli, dibi derin kamçı ve balyozları da demirdendir.” (Müslim, Zühd: 17)</p>
<p> Tirmizî: Hasan’ın Utbe b. Gazvan’dan hadis işittiğini bilmiyoruz. Utbe b. Gazban Ömer zamanında Basra’ya geldi, Hasan ise Ömer’in halifeliğinin sona ermesine iki yıl kala dünyaya gelmiştir.</p>
<p>2576- Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Saûd, ateşten bir dağdır, kafir bu dağda ebedî olarak yetmiş yıl çıkıp yetmiş yıl iniş yapacaktır.” (Müsned: 11287)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis garib olup merfu olarak sadece İbn Lehia’nın bu rivâyetiyle bilmekteyiz.</p>
<p>bölüm: 3</p>
<p> Cehennemliklerin vücudları büyük mü olacak?</p>
<p>2577- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Cehenneme düşen kafirin derisinin kalınlığı kırk iki arşın olacak, azı dişi ise Uhud dağı kadar olup Cehennem’deki kapladığı yeri ise Mekke ile Medîne arası kadardır. (Müslim, Cennet: 27)</p>
<p> A’meş hadisi hasen sahih garibtir.</p>
<p>2578- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kıyamet günü kafirin azı dişi Uhud dağı kadar uyluğu Beyda kadar Cehennem’deki oturma yeri Rebze gibi üç gecelik mesafe kadardır.” (Müslim, Cennet: 27)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir.</p>
<p>Rebze gibi sözünden Medîne ile Rebze arası kadarlık mesafe kastedilmektedir. “Beyda” Uhud dağı büyüklüğünde bir dağdır.</p>
<p>2579- Ebû Hüreyre (r.a.)’den merfu olarak rivâyet edildiğine göre: “Kafirin azı dişi Uhud dağı kadardır.” (Müslim, Cennet: 27)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasendir. Ebû Hazım; Eşcaî denilen zattır. İsmi Selman olup Azze el Eşcaiyye’nin azatlı kölesidir.</p>
<p>2580- İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kafir dilini bir veya iki fersah yerden sürükleyerek ve insanlarda onu ayaklarıyla çiğneyeceklerdir.” (Müsned: 5413)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece bu şekliyle bilmekteyiz. Fadl b. Yezîd Küfelidir. Pek çok imam kendisinden hadis rivâyet etmiştir. Ebû’l Muhârik ise tanınmış bir kimse değildir.</p>
<p>bölüm: 4</p>
<p> Cehennemlikler neler içecekler?</p>
<p>2581- Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), Kehf sûresi 29. ayette geçen “Mühl gibi” ayeti hakkında şöyle buyurdu: Yağın tortusu gibi onu yüzüne yaklaştırdığı zaman yüzünün derisi içine düşecektir.” (Kehf 29. ayet… Şüphesiz biz kafirlere öyle bir ateş hazırladık ki etrafındaki alev duvarlar onları çepeçevre kuşatır. Susayıp su istedikleri zaman kaynamış katran gibi bir su ikram edilirde bu su yüzlerini bile kavurur gider…) (Müsned: 11244)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadisi sadece Rişdîn b. Sa’dın rivâyetiyle bilmekteyiz. Rişdîn b. Saîd ise hakkında ileri geri konuşulan bir kimsedir.</p>
<p>2582- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cehennemliklerin başlarından aşağı hamîm dökülecektir. Hamîm içine işleyecek ve karın boşluğuna varacak karın boşluğunda ne varsa hepsini silip süpürecek ve ayaklarından çıkacaktır. İşte Sahr budur sonra eski haline tekrar dönecek ve bu işlem böylece devam edip gidecektir.” (Hac sûresi 20. ayetin tefsiridir. “Bu dökülen kaynar su ile karınları içindeki organlar ve derileri eritilecektir.”) (Müsned: 8509)</p>
<p> Saîd b. Yezîd, Ebû Şüca’ diye künyelenir ve Mısırlıdır. Kendisinden Leys b. Sa’d hadis rivâyet etmiştir.</p>
<p>Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir. İbn Huceyre ise Abdurrahman b. Huceyre el Mısrî’dir.</p>
<p>2583- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), İbrahim sûresi 16. 17. ayetleri olan: “Önünde Cehennem var orada kendisine kanlı irinli su içirilecek…” Onu yudum yudum içer fakat boğazında kalır yutamaz her taraftan ölüm gibi felaketler sarar fakat yine ölmez…” ayeti hakkında şöyle buyurdu: “Ağzına yaklaştırılacak ve ondan tiksinecektir. Kendisini yaklaştırıldığında yüzünü yakıp kavuracak ve başının derisi düşecektir. Onu içtiği zaman bağırsakları kopup dübüründen çıkacaktır. Allah; Muhammed sûresi ayet 15 de şöyle buyurur: “… Kaynar sudan içirilecek ve bağırsakları parça parça olacak…” Yine Allah Kehf sûresi 29. ayetinde de; “&#8230; Susayıp su istedikleri zaman kaynamış katran gibi bir su ikram edilir de bu su yüzlerini bile kavurur gider. Ne kötü bir içecek ne kötü bir barınaktır orası.” (Müsned: 21254)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis garibtir.</p>
<p>Muhammed b. İsmail “Böylece Ubeydullah b. Büsr’den” demektedir. Ubeydullah b. Büsr sadece bu hadisle bilinmektedir.</p>
<p>Safvân b. Amr Rasûlullah (s.a.v.)’in sahabesi Abdullah b. Büsr’den başka bir hadis rivâyet etmiştir. Abdullah b. Büsr’ün, Peygamber (s.a.v.)’den hadis işiten bir kardeşi ve birde kız kardeşi vardır. Safvân b. Amr’ın kendisinden Ebû Umâme’nin hadisini rivâyet ettiği Ubeydullah b. Büsr ise onun arkadaşı değil başka birisi olabilir.</p>
<p>2584- Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), Duhan sûresi 45. ayette geçen “Mühl” kelimesi hakkında; kaynayan yağın tortusu gibi diye tarif ederek kendilerine bu ikram yaklaştırılınca yüzlerinin derisi onun içine dökülecektir, buyurmaktadır.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)</p>
<p> Aynı senedle Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu da rivâyet edilmektedir. “Cehennem ateşinin duvarları dört katlı olup her duvarın kalınlığı kırk yıllık yoldur.”</p>
<p>Yine aynı sened ile Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurduğu da rivâyet edilmiştir: “Cehennemliklere ikram edilecek olan irinden bir kova dünyaya dökülecek olsa dünya kokuşurdu.”</p>
<p>Tirmizî: Bu hadisi sadece Rişdîn b. Sa’d’ın rivâyetiyle bilmekteyiz. Rişdîn’in hafızası yönünden tenkid edildiği bilinmektedir.</p>
<p>Hadiste geçen “kisefü küllü cidarin” kelimesinin manası duvarların kalınlığı demektir.</p>
<p>2585- İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), Alî-İmrân 102. ayeti olan “Ey iman edenler mutlaka yolunuzu Allah’ın kitabıyla bulmaya çalışın ve Müslüman olarak can verin” ayetini okudu ve şöyle buyurdu: “Cehennemliklerin yiyeceği olan zakkum’dan bir damla dünya yurduna damlatılmış olsaydı dünya halkının geçimini bozardı. Yiyeceği zakkum olan kişi ne yapacak&#8230;” (İbn Mâce, Zühd: 27)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.</p>
<p>bölüm: 5</p>
<p> Cehennemliklerin yiyecekleri nasıldır?</p>
<p>2586- Ebû’d Derdâ (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Cehennemlik olanlara azâblarına eşit biçimde açlık verilir de doyurulmaları için yardım isterler, kendilerine “Dari`” denilen acı ve kuru dikenler ikram edilecektir o dikenler ne besler ne de açlığı giderir. (88 Gaşiye sûresi 6-7) sonra yine doyurulmalarını isterler de kendilerine boğazdan geçmeyen dikenli yemekler ikram edilir (73 Müzzemmil: 13) Dünyada boğaza duran yiyecekleri içecekle geçirdiklerini hatırlayarak kendilerine içecek yardımı yapılmasını isterlerde kendilerine demir çengelli kaynar sular ikram edilir onlar yüzlerine yaklaştığında yüzlerini yakar ve kavurur. Karınlarına girdiği zaman karınlarında bulunan her şeyi parçalar bu arada Cehennem bekçilerini çağırın derler. Cehennem bekçileri şöyle derler: Elçilerimiz size apaçık delillerle gelmiş değiller miydi? Onlar da evet diyecekler ve Cehennem bekçileri: Yalvarın bakalım! Allah’tan gelen gerçekleri inkar edenlerin yalvarması boşunadır.” (40 Mü’min 50)</p>
<p>Sonra kafirler Mâlik’i çağırın deyip, “Ey Mâlik, Rabbin hükmünü verip işimizi bitiriversin böyle yapmaktansa ölüp kül ve kömür olmak iyidir” diyecekler. Mâlik te cevap verip şöyle diyecek: “Hayır siz burada ölmeden bu şekilde ebedi kalacaksınız.” (43 Zuhruf: 77)</p>
<p>A’meş diyor ki: Bize bildirdiğine göre kafirlerin çağırması ile Mâlik’in onlara cevap vermesi arasında bin yıl geçecektir.</p>
<p>Rasûlullah (s.a.v.) sözünü şöyle sürdürdü: Sonra kafirler, Rabbinize dua edin çünkü Rabbinizden başka rahmeti bol bir kimse yoktur derler ve şu duayı yaparlar: “Ey Rabbimiz bize kötülüklerimiz üstün geldi de bu yüzden yoldan çıkan kimseler olduk Ey Rabbimiz bizi bu Cehennem’den çıkar eğer tekrar işlediğimiz günahlara dönersek o zaman gerçekten zâlimlerden olmuş oluruz.” (23 Müminûn 106-109) “Allah ta onlara Alçaldıkça alçalın yıkılıp kalın orada susun konuşmayın benimle” (23/108) diyecektir. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle devam etti: Her kurtuluş çaresinden ümidlerini kesecekler işte o zaman bağrışıp çağrışmaya pişmanlığa ve yazıklar olsun bize demeye başlayacaklardır.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)</p>
<p> Abdullah b. Abdurrahman diyor ki: Hadisçiler bu hadisi merfu olarak rivâyet etmiyorlar.</p>
<p>Tirmizî: Bu hadis A’meş’den, Şimr b. Atıyye’den, Şehr b. Havşeb’den, Ümmü Derdâ’dan ve Ebû’d Derdâ’dan kendi sözü olarak rivâyet edildiğini bilmekteyiz dolayısıyla merfu değildir.</p>
<p>Kutbe b. Abdulaziz hadisçiler yanında güvenilir bir kişidir.</p>
<p>2587- Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), 23 Müminün sûresi 104. ayetini “Ateş onların yüzlerini yalayarak yakarda ateşin içinde yüz etleri sıyrılmış olarak sırıtan dişleriyle kalıverirler.” Şöyle tefsir etmiştir: “Ateşin yüz şeklini değiştirmesidir. Şöyle ki üst dudağı başının ortasına varacak kadar kasılacak alt dudağı ise göbeğine kadar inecektir.” (Müsned: 11409)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir.</p>
<p>Ebû’l Heysem’in ismi Süleyman b. Amr b. Abdulutvârî’dir. Yetim olduğu için Ebû Saîd’in yanında kalmıştır.</p>
<p>bölüm: 6</p>
<p> gökten parçalar ne kadar zamanda düşebilir?</p>
<p>2588- Abdullah b. Amr b. As (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Eğer kafatası kadar bir parça gökten yeryüzüne gönderilse –ki aradaki mesafe beş yüz seneliktir- geceden önce yeryüzüne varır eğer o parça bir zincirin başına bağlanmış olsaydı köküne veya dibine varmadan geceli gündüzlü kırk yıl yoluna devam ederdi.” (69 Hakka Sûresi 30-32. ayetlerini tefsir ediyor) (Müsned: 6561)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadisin isnadı hasen sahihtir.</p>
<p>Saîd b. Yezîd Mısırlıdır. Pek çok ilim adamı ve Leys b. Sa’d kendisinden hadis rivâyet etmiştir.</p>
<p>bölüm: 7</p>
<p> Cehennem ateşinin şiddeti ne kadardır?</p>
<p>2589- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Sizin şu yakmakta olduğunuz ateş ki Cehennem sıcaklığının yetmiş parçasından bir parçadır. Bunun üzerine Ashab: Vallahi Cehennem ateşi dünya ateşi kadar bile olsa azab için kafi gelirdi. Ey Allah’ın Rasûlü! Dediler. Cehennem ateşi dünya ateşlerinden altmış dokuz kat fazlalaştırılmıştır. Her bir katın derecesi buradaki ateş kadardır.” (Buhârî, Bed-il Halk: 27; Müslim: Cennet: 17)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Hemmâm b. Münebbih, Vehb b. Münebbih’in kardeşidir. Kendisinden Vehb hadis rivâyet etmiştir.</p>
<p>2590- Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sizin şu ateşiniz Cehennem ateşinin yetmiş parçasından bir parçadır. Bunlardan her bir parça dünya ateşine denktir.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)</p>
<p> Tirmizî: Ebû Saîd hadisi hasen garibtir.</p>
<p>bölüm: 8</p>
<p> Cehennem ateşinin rengi nasıldır?</p>
<p>2591- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cehennem ateşi bin sene yakıldı kırmızılaştı. Sonra bin sene daha yakıldı beyazlaştı tekrar bin sene yakılarak siyahlaştı şimdi simsiyah ve karanlıktır.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)</p>
<p> Süveyd, Abdullah b. Mübarek vasıtasıyla Şerîk’den, Âsım’dan, Ebû Salih’den ve başka bir râvî’den; Ebû Hüreyre’den geçen hadisin bir eşini bize merfu olmaksızın rivâyet etti.</p>
<p>Tirmizî: Bu konudaki Ebû Hüreyre hadisinin sahih olanı mevkuftur. Yahya b. Ebî Bükeyr’in, Şerik’den rivâyetinden başka bu hadisi merfu rivâyet edeni bilmiyoruz.</p>
<p>bölüm: 9</p>
<p> Cehennem senede kaç nefes almaktadır?</p>
<p>2592- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cehennem bir kısım bir kısmımı yiyip bitiriyor diye Allah’a şikayette bulundu. Allah’ta ona iki sefer nefes almasını takdir etti. Kışın bir nefes, yazın bir nefes; kışın aldığı nefesten dolayı soğuklar ve zemheri meydana geldi. Yazın aldığı nefesten dolayı baskın sıcaklar ve sâm yeli ortaya çıktı.” (Müslim, Mesacid: 27; İbn Mâce: Zühd: 17)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Ebû Hüreyre’den değişik şekilde de rivâyet edilmiştir. Mufaddal b. Salih hadisçilere göre hafız değildir.</p>
<p>2593- Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’tan başka ilah yoktur diyen ve kalbinde arpa tanesi kadar iman olan kimse Cehennem’den çıkar. Şu’be’nin rivâyetinde Cehennem’den çıkarınız Allah’tan başka ilah yoktur diyen ve kalbinde buğday tanesi kadar iman bulunan kişiyi Cehennem’den çıkarınız. Allah’tan başka ilah yoktur diyen ve kalbinde zerre kadar imanı bulunan kimseyi Cehennem’den çıkarınız.” Şu’be rivâyetinde “zere” diyerek darı kadar imanı olan demiştir. (Buhârî, İman: 27; İbn Mâce, Zühd: 17)</p>
<p> Bu konuda Câbir Ebû Saîd ve Imrân b. Husayn’dan da hadis rivâyet edilmiştir.</p>
<p>Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.</p>
<p>2594- Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah herhangi bir günde beni anan veya herhangi bir yerde benden korkanları Cehennem’den çıkarınız buyuracaktır.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir.</p>
<p>bölüm: 10</p>
<p> Cehennem’den en son çıkacak kişi nasıl olacak?</p>
<p>2595- Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Cehennemliklerden çıkışı son olan kimseyi biliyorum. Bir kimse ki Cehennem’den sürünerek çıkacak ve şöyle diyecek: Ey Rabbim Cennet’teki tüm yerleri insanlar kapıp yerleştiler. Ona şöyle denilecek git ve Cennete gir. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle devam etti: O kimse de Cennete girmek için gider bütün yerlerin insanlar tarafından işgal edildiğini görerek geri döner ve Ey Rabbim der insanlar tüm yerleri doldurmuşlar. Peygamberimiz şöyle devam etti: Ona denilecek ki eskiden içinde bulunduğun durumu hatırlıyor musun? O da evet diyecek sonra kendisine ne dilersen dile denilecek. O da bir şeyler isteyecek ve kendisine dilediğin şey ve dünyanın on katı senindir denilecek. Bunun üzerine O adam sen her şeyin hükümranı olduğun halde benimle şaka mı ediyorsun diyecek İbn Mes’ûd dedi ki: Bu arada Rasûlullah (s.a.v.)’in azı dişleri görünecek derecede güldüğünü gördüm.” (Buhârî, Rıkak: 27; Müslim, İman: 17)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.</p>
<p>2596- Ebû Zerr (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cehennemlik olanlardan ateşten en son çıkacak ve Cennete en son girecek kimseyi iyi biliyorum. Bir adam getirilecek ve Allah, ona küçük günahlarını sorunuz büyük günahlarını gizli tutunuz buyuracaktır. Bunun üzerine kendisine falan günde şöyle filan günde böyle yaptın denilecek. Rasûlullah (s.a.v.) sözüne şöyle devam etti: Kendisine şöyle denilecek senin her günahının yerine sana bir sevap verilecektir. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle dedi. Bunun üzerine O kimse Ya Rabbi! Bir takım günahlar işlemiştim fakat onları burada göremiyorum&#8230; Ebû Zerr dedi ki: Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.)’i azı dişleri görünecek kadar güldüğünü gördüm.” (Müslim, İman: 17)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.</p>
<p>2597- Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Tevhid inancına sahip fakat günahkar olanlar Cehennem’de azâb görecekler ve kömür gibi olacaklardır. Sonra kendilerine rahmet ulaşacak Cehennem’den çıkarılacak Cennetin kapıları önüne atılacaktır. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle devam etti: Cennetlikler onlar üzerine su serpeceklerdir. Sel birikintisinde çalı çırpının bitmesi gibi onlar da yeniden hayata geçecekler ve Cennete gireceklerdir.”(Müsned: 14665)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadis değişik bir şekilde Câbir’den de rivâyet edilmiştir.</p>
<p>2598- Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Kalbinde zerre kadar imanı olan kişi Cehennem’den çıkacaktır. Ebû Saîd şöyle dedi: Kim bunun doğruluğunda şüphe ederse şu ayeti okusun: “Allah, kimseye zerre kadar haksızlık etmez.” (4 Nisa: 40) (Müsned: 10655)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.</p>
<p>2599- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cehenneme girenlerin iki kişinin çığlıkları şiddetli olacak ve Allah onları çıkarın buyuracaktır. Çıkarıldıklarında neden çığlıklarınız şiddetli oldu diye soracaktır. O ikisi de bize acıyasın diye böyle yaptık diyecekler. Allah’ta: Benim size rahmetim kendinizi Cehennem’deki olduğunuz yere atmanızdır buyuracak. Bunun üzerine gidecekler onlardan biri kendini atacak fakat cenabı hak ateşi ona soğuk ve selamet kılacaktır. Öbürü ise dikilecek ve kendisini atmayacaktır. Bunun üzerine Allah ona Arkadaşının attığı gibi senin de kendini ateşe atmana engel olan nedir? Buyuracak o kimse de Ya rabbi diyecek beni çıkardıktan sonra tekrar oraya atmamanı senden bekliyorum. Bunun üzerine Allah: Sende umduğuna erişeceksin diyecek ve her ikisi de Allah’ın Rahmetiyle Cennete girecektir.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadisin senedi zayıftır, çünkü Rişdîn b. Sa’d’tan rivâyet edilmektedir. Rişdîn b. Sa’d’ın İbn Nu’m’dan rivâyeti hadisçiler yanında zayıftır. İbn Nu’m el Ifrikî’dir. İfrîkî’de hadisçiler yanında zayıftır.</p>
<p>2600- Imrân b. Husayn (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ümmetimden bir gurup benim şefaatimle Cehennem’den çıkarılacaklardır. Kendilerine Cehennemlikler adı verilecektir.” (Buhârî, Rıkak: 17; İbn Mâce, Zühd: 27)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.</p>
<p>Ebû Reca el Utaridî’nin ismi Imrân b. Teym’dir. İbn Milhan adı da verilir.</p>
<p>2601- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cehennemden kaçıp, ona karşı tedbir almayıp uyuyan; veya cenneti isteyip cennetlik ameller yapmamak suretiyle uyuyan kimseler gibisini görmedim.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadisi sadece Yahya b. Ubeydullah’ın rivâyetiyle bilmekteyiz. Yahya b. Ubeydullah hadisçiler yanında zayıftır. Şu’be onun hakkında söz etmiştir. Yahya b. Ubeydullah’ın adı İbn Mevhib olup Medînelidir.</p>
<p>bölüm: 11</p>
<p> Cehennemliklerin çoğunluğu kadınlar mıdır?</p>
<p>2602- İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennete baktım Cennetin çoğunluğunun fakirler olduğunu gördüm Cehenneme baktım çoğunluğunun kadınlar olduğunu gördüm.” (Müslim, Zikir ve Dua: 17)</p>
<p>2603- Imrân b. Husayn (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cehenneme baktım içerisindekilerin çoğunluğunu kadınlar olarak gördüm. Cennete baktım Cennetin çoğunluğunu fakirler olarak gördüm.” (Müsned: 19008)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.</p>
<p>Avf burada olduğu Ebû Reca’dan, Imrân b. Husayn’dan diyor. Eyyûb ise Ebû Reca’dan ve İbn Abbâs’tan demektedir. Her iki senede de diyecek yoktur. Ebû Reca’nın her ikisinden de (yani İbn Abbâs ve Imrân b. Husayn) dan da hadis işittiği muhtemeldir. Avf’tan başkası bu hadisi Ebû Reca vasıtasıyla Imrân b. Husayn’dan rivâyet etmiştir.</p>
<p>bölüm: 12</p>
<p> Cehennem’de en hafif azab görenin durumu nasıldır?</p>
<p>2604- Numân b. Beşîr (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cehennemliklerin azabı en hafif olanı iki ayağının altında ateş közü bulunan ve bunlarla beyni kaynayan kişidir.” (Buhârî, Rıkak: 17; Müslim, İman: 27)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.</p>
<p>Bu konuda Ebû Hüreyre, Abbâs b. Abdulmuttalib ve Ebû Saîd ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir.</p>
<p>2605- Hârise b. Vehb el Huzaî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Dikkat edin size Cennet ehlini haber vereceğim her güçsüz ve zayıf görülen insan ki Allah’a karşı yemin etse Allah, onun yeminini yerine getirir. Dikkat edin size Cehennemlikleri haber vereyim; her kaba, bencil ve büyüklük taslayan kişi.” (Müslim, Cennet: 13)</p>
<p> Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.</p>
<p>islami sohbet,cehennemin özellikleri nelerdir,cehennem hayatı nasıl olacak,cehennem ile ilgili hadisi şerifler,hadisi şeriflerde cennet tasviri,cehennem ehlinin halleri nelerdir,cehennemle ilgili konular,hadislerle cehennemin özellikleri,</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cehennemin-ozellikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cehennem Ehli</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-ehli-2.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-ehli-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 11:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[ahirette uygulanacak cezanın]]></category>
		<category><![CDATA[Cehenneme lâyık olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[cehennemlik insan]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[cezalandırılacak kişiler]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyada işlenen günahlara]]></category>
		<category><![CDATA[günahlar]]></category>
		<category><![CDATA[inkarcılar]]></category>
		<category><![CDATA[nifak]]></category>
		<category><![CDATA[şirk]]></category>
		<category><![CDATA[tecavüz türü küfür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7682</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada işlenen günahlara karşılık ahirette uygulanacak cezanın yeri anlamındaki cehenneme sadece lâyık olanlar girer. Rahmeti gazabını aşmış bulunan Allah, dilediğini hak ettiğinden fazla mükâfatlandırdığı halde[1], ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada işlenen günahlara karşılık ahirette uygulanacak cezanın yeri anlamındaki cehenneme sadece lâyık olanlar girer. Rahmeti gazabını aşmış bulunan Allah, dilediğini hak ettiğinden fazla mükâfatlandırdığı halde[1], kimseye hak ettiğinden fazla azap vermez. Cehenneme lâyık olanlar kimlerdir? Yaratıkların en şereflisi kılınan insan, Allah&#8217;ı tanımak gibi üstün bir yetenekle donatıldığına göre[2] kâinatın yaratıcı ve yöneticisini tanıyıp O&#8217;nu tâzime dönüşen bir sevgi ile sevmedikçe, yani selim yaratılış istikametinden ayrılıp inkâra yöneldiği sürece cehennem ehlinden sayılmaya lâyık olur. Uhrevî cezadan, yani cehennemden kurtulmanın yegâne çaresi olan imanı Allah ile kul arasında oluşan bir sevgi telakki eden Kur&#8217;an, Allah&#8217;tan kula yönelik sevginin gerçekleşebilmesi için bütün semavî kitapları kucaklayan son ilahî mesajın tebliğcisi, geçmiş nebîlerin tasdikçisi, son peygamber Muhammed (s.a.s.)&#8217;e uymayı şart koşmuştur.[3]</p>
<p>Önceki peygamberlerin ümmetleri de dönemlerinde nebîlerine samimiyetle uymuşlarsa ebedî cezadan kurtulmuşlardır. Allah Teâlâ, kendilerinden ahid aldığı İsrailoğulları&#8217;na şöyle demiştir:</p>
<p>&#8220;Ben sizinle beraberim. Eğer namaz kılar, zekât verir, peygamberlerime inanır, onları desteklerseniz ve ihtiyacı olanlara faizsiz borç verirseniz günahlarınızı örter, sizi zemininden ırmaklar akan cennetlerime koyarım. Bundan sonra inkâr yolunu tutanınız iyi bilsin ki doğru yoldan sapmıştır.&#8221; (Mâide: 5/12)</p>
<p>Ne var ki bunu takip eden ayetlerde anlatıldığı üzere İsrailoğulları da, kendilerinden benzer ahid alınan hıristiyanlar da ahidlerini bozmuşlar, Allah&#8217;tan &#8220;bir nur ve apaçık bir kitap&#8221; getiren son peygambere uymamışlar ve böylece Allah&#8217;ın rızasından uzaklaşmışlardır.[4]</p>
<p>Allah, kullarından dilediğine azap etmeye muktedir olmakla birlikte[5] O, azabının inkâra ve isyana karşılık olduğunu bildirmiştir.[6] İman edip ilahî emirlere itaat edenlerin dışında kalan insanlarla cinler, inkârlarının derecesi ve günahlarının büyüklüğüne bağlı olarak cehennemde azap göreceklerdir.[7] Peygamber gönderilmeyen (ve kendilerine ilahî mesaj hiç ulaşmamış olan) topluluklara azap edilmeyecektir.[8] Buna karşılık Allah&#8217;ın huzuruna çıkacaklarına inanmayıp ayetleri inkâr eden kâfirler, Kur&#8217;an&#8217;a sırt çeviren yahudiler, hıristiyanlar, münafıklar, müşrikler, peygamberlerin bir kısmına inanıp diğerlerini inkâr edenler şiddetli azaba uğratılacaktır.[9] Kur&#8217;an&#8217;da belirtilen sınırları (hudûdullah) aşıp peygamberlerin bildirdiklerine aykırı davranan büyük günah sahibi mü&#8217;minler de azaptan kurtulamayacaklardır.[10] Sözü edilen bu zümreler, kısaca kâfirler ve âsi mü&#8217;minler, azaplarını Allah&#8217;ın dilediği sürece kalacakları cehennemde çekeceklerdir.[11]</p>
<p>İman ile davranışlar arasında sıkı bir münasebet vardır. Gerçekten iman eden kimse, amellerini de imanı paralelinde yerine getirir. Kur&#8217;an, bütün kurtuluş vesilelerini iman-amel mutabakatına bağlar. İslam tarihinin ilk dönemlerinden itibaren, mü&#8217;minlerde göze çarpacak davranış bozukluklarının yani günahların ebedî saadet açısından doğuracağı sakıncalar üzerinde durulmuştur. Hâricîler ve mu&#8217;tezile âlimleri, samimi bir tevbe ile telafi edilmeyen büyük günahları işleyenlerin, inkârcılar zümresine gireceğini ve ebedî olarak cehennemde kalacağını söylemişlerdir. İslam tarihinde daima büyük çoğunluğu oluşturan ehl-i sünnet âlimleri ise, irade zaafı ve benzeri faktörlerle işlenecek günahların kalpteki imanı yok etmeyeceğine kani olmuşlar ve açık inkâr dışında kalan günahları işleyenlerin, bir süre cehennemde cezalandırılsalar bile eninde sonunda oradan çıkıp cennete gireceklerini kabul etmişlerdir.</p>
<p>Meryem suresinde cehennemden ve onun ehlinden bahsedildikten sonra, &#8220;İçinizden oraya gitmeyecek hiçbir kimse yoktur.&#8221; (Meryem: 19/71) denilmektedir. Buradaki gidişin (vürûd) yorumu hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Söz konusu ayetlerden edinilen ilk kanaat, mü&#8217;minler de dahil olmak üzere herkesin cehenneme uğrayacağı ve onu göreceği şeklindedir. Fakat bu ziyaret, doğrudan cennete gireceklere bir zarar vermeyecektir. Cennet ile cehennem halkı arasında vuku bulacağı haber verilen karşılıklı konuşmalardan, cehennemliklerin cennetteki nimetlerden haberdar olacakları anlaşılmaktadır.[12]</p>
<p>Cehennem azabı ile cezalandırılacak kişiler, ilgili ayetlerin ışığında tasnife tâbi tutulacak olursa, hukukullah / Allah hakkı ile hukuku&#8217;l-ibâd / kul hakkına tecavüz edenler şeklinde bir gruplandırma yapmak mümkündür. Hukukullaha tecavüz,  iman yolunu terk edip inkâra  sapmak şeklinde özetlenebilir. Bu tecavüz türü küfür, şirk, nifak, Allah&#8217;ın ayetlerini ve peygamberlerini tekzip gibi kavramlarla birçok ayette dile getirilerek eleştirilmiş ve mücrimler diye nitelendirilen bu mütecavizler için &#8220;Allah&#8217;ın düşmanı&#8221; tabiri kullanılmıştır. Yanılmak, kulun âdeta bir özelliği ise, bağışlamak da Allah&#8217;ın en çok vurgulanan bir sıfatıdır. Ancak, kul, hatalarında ısrar eder ve &#8220;suçu kendisini çepeçevre kuşatırsa&#8221; muhakkak ki ebediyyen cehennemde kalır.[13] Şu ayetler de cehennemlik insan tipini etkileyici bir şekilde tasvir etmektedir:</p>
<p>&#8220;Alabildiğine inat eden, hayra (veya Allah yolunda harcamaya) var gücüyle engel olan, Allah&#8217;a ortak koşan, şüpheci, nankör&#8221; (Kaf: 50/24-26).</p>
<p>Kul hakkına tecavüz eden tiplerle ilgili birçok ayet ve hadis mevcuttur. Ayetlerde bu kişiler hakkında zalim, katil, kibirli, mü&#8217;minlere işkence yapan, yetim malı yiyen gibi vasıflar sıralanmakta, duyu organları sağlam ve zihnî muhakemeleri yerinde olduğu halde gerçeği görüp idrak etmeyen bu kişiler için &#8220;dört ayaklı hayvanlar gibi, hatta onlardan da şaşkın&#8221; (A&#8217;raf: 7/179) ifadesi kullanılmaktadır. Bir ayetin tasviri de şöyledir:</p>
<p>&#8220;Alabildiğine yemin eden, izzet-i nefsi bulunmayan, ötekini berikini ayıplayan, laf getirip götüren, cimri, aşırı zalim, günaha dadanmış, kaba, haşin, şerefsiz ve soysuz&#8221; (Kalem: 68/10-13).</p>
<p>Hadis kitaplarında yer alan çeşitli rivayetler de bu tür tasvirleri dile getirmektedir. Bir hadiste, kişileri cehenneme en çok sürükleyen iki şeyin ağız ile tenasül organı olduğu ifade edilmiştir.[14] Kadınların cehennem halkının çoğunluğunu teşkil ettiğini belirten rivayet[15] eğer hadis kritiği açısından sahih ise, genelde kadın nüfusun erkek nüfustan fazla olduğunu göstermiş olabilir. Çeşitli hadislerde, mü&#8217;min oldukları anlaşılan, fakat günahları sebebiyle cehenneme giren kimselerin secde halindeyken yere temas eden organlarına, iman mahalli olan kalplerine, Allah korkusundan yaşaran ve Allah yolunda uykusuz kalan gözlerine cehennem ateşinin nüfuz etmeyeceği belirtilmiştir.</p>
<p>&#8220;Doğrusu Allah, iman edip salih amel işleyenleri, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Nankörlük edenler ise zevklenirler ve hayvanlar gibi yerler. Onların yerleri ateştir.&#8221; (Muhammed: 47/12)</p>
<p>Bu ayet, kâfirin dünyada maddî hayattan faydalanma ve nefsinin istediğini yeme yönündeki çabasının, mü&#8217;minin öngördüğü çabadan daha fazla olduğunu belirtmektedir. Üstelik kâfir, maddî şeylerden yararlanırken tıpkı hayvan gibi kendisini kontrol etmeyi bilmemekte, helal ve harama, başkasının varlığına saygı göstermemektedir.</p>
<p>Cehennem ehli, devamlı tartışacak ve çekişecektir. Dünyadayken şerli önderlerinin sözünü dinleyenler, onları kendilerini saptırmakla suçlayacak, önderleri ise kendilerini bütün suçlamalardan temize çıkarmaya çalışacaktır.[16]</p>
<p>Hadislerde belirtildiğine göre cehenneme girenlere farklı derecelerde azap edilecektir. Peygamberleri öldürenler, sapıklığa önderlik yapıp topluma bu şekilde yön verenler ve zalim devlet  başkanları  en  şiddetli  azaba  mâruz  bırakılacaklardır.[17] Müslüman olmamakla birlikte Hz. Peygamber&#8217;i himaye eden ve dolayısıyla İslamiyet&#8217;in yayılışını destekleyen Ebu Talib&#8217;e ise hafif bir azap uygulanacaktır.[18] Cehennemdekilerin kimi ayak bileklerine, kimi dizlerine, kimi de beline ve göğsüne kadar ateşe gömülecek[19], kâfirlerin bedenleri büyültülerek farklı şekillere sokulacaktır.[20]</p>
<p>Beşerî adalet mekanizmaları, özellikle İslam&#8217;ın hüküm sürmediği beldelerde mutlak adaleti sağlayamamaktadır. Hâkimlerin hâkimi olan Allah, ahiret hayatında mücrimlerin mutlaka ayrı bir statüye tâbi tutulacağını birçok ayette açıklamıştır. Bu bakımdan iyi ile kötünün farklı şartlarda, farklı sonuçlarla karşılaşacağı şüphesizdir. İman edenle etmeyenin, Allah&#8217;a itaat edenle O&#8217;na  isyan  edenin  eşit  tutulmaması, ilahî adalet ve hikmetin gereğidir.   Kur&#8217;an&#8217;ın çeşitli ayetlerinde, Allah&#8217;ın lütuf ve keremine güvenerek inkâr ve isyana düşülmemesi konusunda bütün insanlar uyarılmaktadır.[21] İyilerle kötülerin hem dünya hayatında hem de ahirette farklı muamelelere tâbi tutulacakları ısrarla belirtilmektedir. Unutmamalıdır ki, Allah&#8217;ın, bağışlayıcı olması yanında, azabı da şiddetlidir.[22] İnkârcı ve isyankâr kullara azap etmek, hem bir adalet hem de rahmet olarak düşünülebilir. Nitekim günahkârlardan <span id="more-7682"></span>ilahî azabın geri çevrilmeyeceği anlatılırken Allah&#8217;ın geniş bir rahmet sahibi oluşuna temas edilmesinde de[23] böyle bir hikmet aramak mümkündür. Kur&#8217;an ile birlikte bütün semavî kitaplarda yer alan bu temel hükmü yok farzedecek bir yorum, tümüyle isabetsiz ve geçersizdir. Ancak, suçluya uygulanacak cezanın sonsuza kadar ateş ve cehennem olup olmaması tartışmalı konudur.[24] Cehennemde görülecek azabın miktar, şiddet ve şekillerini ancak Allah ve Rasülü&#8217;nün bizlere bildirmesiyle ve bildirdikleri kadarıyla bilebiliriz.      </p>
<p>Ahiret hayatının her devresinde olduğu gibi cehennem azabını ruh, beden ile birlikte çekecektir. Ancak cehennem hayatında sözü edilen acı, ıstırap, azap, ateş vb. şeyler, bu dünyadakilerine tam benzetilemez. Bunların iç yüzünü insanların bilmesi mümkün değildir; ancak Allah bilir.</p>
<p>&#8220;O gün cehenneme: &#8216;Doldun mu?&#8217;  deriz, o: &#8216;Daha var mı?&#8217;  der.&#8221; (Kaf: 50/30)</p>
<p>Duyguları körelmemiş, hislerini kaybetmemiş hiçbir insan, bu ifadeleri okuduğu veya işittiği zaman, sakin olamaz. Ruhunda bir şeylerin uyandığını, kabardığını hisseder. Cehennem öyle anlatılmış ki, sanki insan azmanı. Gözünü dört açmış, etrafında, yakınında gördüğü her şeyi içine çeken ve yok eden bir canavar gibi. Görevi, insan yemek! İnsan bu ifadeleri okuyup, ruh dünyasında canlandırdığı zaman hiç o müthiş tuzağa doğru gider mi? Yakınından bile geçmez.</p>
<p>Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyuruyor:</p>
<p>&#8220;Benim halim ateş yakan bir adamın misali gibidir. Ateş, etrafını aydınlatınca, pervaneler ve şu küçük hayvanlar, başlar içine düşmeye. O adam onlara mani olmaya çalışır. Onlar adama galebe çalarlar da, düşünmeden kendilerini ateşin içine atarlar. İşte benimle sizin örneğiniz budur. Ben, sizi eteğinizden tutup ateşten çekiyor (alıkoymaya çalışıyorum). Ateşten uzak durun! Ateşten uzak durun! diye çağırıyorum. Sizler beni yeniyor ve düşünmeden kendinizi ateşin içerisine atıyorsunuz.&#8221;[25]</p>
<p>Ya Rasulallah, ne kadar merhametlisin! Sanki cehenneme karşı bize kalkan vazifesi görüyorsun. Çünkü sen cehennemin vehâmetini, dehşetini biliyordun. Onu her an görüyor gibi ona iman etmiştin. Böyle olduğu içindir ki &#8220;Benim bildiğimi bilseydiniz, çok ağlar; az gülerdiniz.&#8221; demiştin. Doğru, biz senin gibi ve senin kadar bilmediğimiz için ateşe doğru uçan kelebekler gibiyiz. Orada sanki bir şey var zannıyla koşuyoruz. Sen ise orada durmuş, gelenlere &#8220;gidin buradan, burada bir şey yok, değilse helâk olacaksınız&#8221; diyerek uzaklaştırıyorsun. Selâm olsun sana, ey Rasul&#8230; [26] </p>
<p>[1] Bakara: 2/105.<br />
[2] Zâriyat: 51/56.<br />
[3] Âl-i İmran: 3/31.<br />
[4] Mâide: 5/13-16.<br />
[5] Mâide: 5/40; Ankebut: 29/21.<br />
[6] A&#8217;râf: 7/96; Tevbe: 9/95.<br />
[7] Nisâ: 4/145; Nahl: 16/88.<br />
[8] İsrâ: 17/15.<br />
[9] Kehf: 18/105-106; Nisâ: 4/139, 145, 161, 172; Mâide: 5/72-73; Âl-i İmran: 3/151; Ahzâb: 33/73.<br />
[10] Nisâ: 4/10, 14, 93, 97; Mâide: 5/94-95; Nur: 24/23, 63.<br />
[11] Hûd: 11/106-107; Nebe&#8217;: 78/23.   <br />
[12] bk. A&#8217;râf: 7/50.<br />
[13] Bakara: 2/81.<br />
[14] Müsned-i Ahmed, II, 291, 392, 442.<br />
[15] Buhari, Rikak 16; Müslim, İman 132.<br />
[16] Sebe&#8217;: 34/31-33; Sâd: 38/64; Kaf: 50/27-28.  <br />
[17] Müsned-i Ahmed, I/375, 407; II/55.<br />
[18] Müsned-i Ahmed I/290.<br />
[19] Müsned III/ 13; Müslim, Cennet 33.<br />
[20] Müslim, Cennet 44, 45; Tirmizi, Sıfatü Cehennem 3.<br />
[21] Lokman: 31/33; Fâtır: 35/5; Hadid: 57/14.<br />
[22] Hıcr: 15/50.<br />
[23] En&#8217;âm: 6/147.<br />
[24] İslam Ansiklopedisi, T.D. V.  c. 7, s. 225 ve devamı.<br />
[25] Sahih-i Müslim.<br />
[26] Ahmet Kalkan, Kur’an Kavram Tefsiri.<br />
islami sohbet,cehennem ehli kimlerdir,cehennem azabı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-ehli-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cehennem Azabının Tasviri</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-azabinin-tasviri.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-azabinin-tasviri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 10:50:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[ateşten örtü]]></category>
		<category><![CDATA[azab]]></category>
		<category><![CDATA[Cehennem ve oradaki hayat]]></category>
		<category><![CDATA[cehennemliklerin]]></category>
		<category><![CDATA[gazap]]></category>
		<category><![CDATA[kavuracak]]></category>
		<category><![CDATA[kızgın ateş]]></category>
		<category><![CDATA[yakan]]></category>
		<category><![CDATA[Yakıtı insan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7678</guid>
		<description><![CDATA[Cehennem ve oradaki hayat, Kur'an-ı Kerim'de şu şekilde tasvir edilir: Suçlular cehenneme vardıklarında, cehennem onlara büyük kıvılcımlar saçar[1], uzaktan gözüktüğünde onun kaynaması ve uğultusu işitilir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cehennem ve oradaki hayat, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şu şekilde tasvir edilir: Suçlular cehenneme vardıklarında, cehennem onlara büyük kıvılcımlar saçar[1], uzaktan gözüktüğünde onun kaynaması ve uğultusu işitilir.[2] İnkârcılar için bir zindan olan cehennem[3], ateşten örtü ve yataklarıyla[4], cehennemlikleri her taraftan kuşatan[5], yüzleri dağlayan ve yakan[6], deriyi soyup kavuran[7], yüreklere çöken[8], kızgın ateş dolu bir çukurdur.[9] Yakıtı insanlarla taşlar olan cehennem[10], kendisine atılanlardan bıkmayacaktır.[11] İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serin ve hoş olmayan bir kara dumanın gölgesinde bulunacak cehennemliklerin[12] derileri, her yanışında, azabı tatmaları için başka derilerle değiştirilecektir.[13] Onların yiyeceği zakkum ağacı[14], içecekleri kaynar su ve irindir.[15] Orada serinlik  bulamadıkları gibi, içecek güzel bir şey de bulamayacaklardır.[16]</p>
<p>Allah&#8217;ı görmekten mahrum kalacak inkârcılara[17] Allah bağışlayıp rahmet etmeyecek[18], cehennem azabı onları kuşatacaktır. Günahkâr mü&#8217;minler, cehennemde ebedî kalmayacaklar, Peygamberimiz&#8217;in hadislerinde de bildirildiği gibi, cezalarını çektikten sonra cennete konulacaklardır.[19]</p>
<p>Nasslarda hakim olan temaya göre insanla Allah arasındaki aslî münasebet, sevgi ve rahmete dayanır. Esmâ-i Hüsnâ içinde kâinata ve özellikle insana yönelik olanlardan sadece iki veya üçü kahır ve gazap ifade etmekte, diğerleri karşılıklı rıza ve muhabbet anlamını içermektedir. İslam&#8217;da aslolan kulun itaat etmesi, Allah&#8217;ın dünya ve ahirette mükâfatlandırmasıdır. Ceza, aslî unsur olmayıp kötülüklerin önlenmesi için bir tedbirdir.  İnsandaki adalet duygusu ve müeyyide/yaptırım anlayışı, ahiret hayatındaki ceza ve mükâfatın varlığını gerekli kılar. </p>
<p>Allah ile kul arasındaki bağın ulûhiyet açısından rahmete, kulluk açısından tâzime dönüşen bir muhabbete dayanması esas alınmış olmakla birlikte eğitilmesi çok zor olan insanlar için azap, diğer dinlerde olduğu gibi İslam&#8217;da da bir müeyyide olarak kullanılmıştır. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de cehennem azabı çeşitli etkileriyle yakıcı olan ateşle tasvir edilmiştir. Azap ayetlerinin incelenmesinden anlaşılacağı üzere ateş, maddî bir ateş olup yakıtı insanlar ve yanma özelliği bulunan taşlardan (yahut putlardan) ibarettir.  Bu  ateş;  alevlenen,  sönmeye  yüz  tuttukça tekrar tutuşturulan, vücudu saran, tahripkâr yakıcılığı ile bedeni pişirip parçalayan ve iç organlara kadar nüfuz eden bir ateştir. Mürselât: 77/32-33. ayete göre cehennem ateşinin develer ve saraylar kadar kıvılcım saçtığı belirtilir. Bir hadiste, dünya ateşinin kemmiyet ve keyfiyet açısından cehennem ateşinin yetmişte biri olduğu ifade edilmiştir.[20]</p>
<p>Bir ayetin dolaylı[21], bir hadisin de açık ifadesine göre[22] cehennemin yakıcı ateşi gibi dondurucu soğuğu da bir azap türüdür. Çeşitli ayetlerde cehenneme gireceklerin simalarından tanınacakları, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanarak yüzleri üstü ateşe atılacakları, cehennemin kaynamaktan doğan uğultusunu duyacakları, hiddetli ve dehşetli görüntüsünü müşahede edecekleri anlatılır. Yine Kur&#8217;an&#8217;ın beyanlarına göre cehennemlikler kaynar sular, ateşten prangalar ve zincirler, ateşten elbiselerle cezalandırılacaktır. Kur&#8217;an&#8217;daki en açık ve etkili azap tasviri ise şöyledir:</p>
<p>“Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar için bu altın ve gümüşler cehennem ateşinde kızdırılacak, sahiplerinin alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacaktır.” (Tevbe: 9/34-35).</p>
<p>Cehennem ehli açlık ve susuzluk hissedecek, fakat yemek olarak kendilerine, karınlarında erimiş madenler gibi kaynayacak zakkum ağacı, darî&#8217; denilen zehirli nebat, içecek olarak da bağırsakları parçalayan kaynar su, kanla karışmış irin verilecektir.</p>
<p>Cehennem ehli, açlık ve susuzluklarını hiçbir şeyle gideremeyecek[23], cennet ehlinden su talepleri geri çevrilecektir.[24] Yiyecek olarak hayvanların dahi yiyemediği bir nebat darî&#8217;[25] ve zakkum ağacı[26] takdim edilecektir. Bu kâfir ve  âsilerin kalacakları yer, bir hapishanedir[27], bu hapishanenin, herbiri muayyen bir gruba ayrılmış olmak üzere, yedi kapısı vardır[28], bu hapishanenin bekçileri, çok sert olan meleklerdir[29], fakat bu yer altı hapishanesi de, bazısı diğerlerinden daha aşağıda olan birçok odalara bölünmüştür[30], üzerlerine ise, kapıları kilitlenmiş ateş[31] salıverilecektir. Bu, kızgın ve yakıcı bir ateştir[32]; Uzaktan bakıldığında homurtusu ve uğuldaması duyulan[33], doymaz bir ateştir bu.[34] Lâvlar fışkırtan volkan gibi de kıvılcımlar saçmaktadır.[35] Günahkârlar ise kâh kıskıvrak[36] olarak, kâh boyunlarında bukağılar olduğu halde[37] alınlarından ve ayaklarından tutulup[38] uzun  zincirlere  vurularak[39] yüz üstü sürüklenirler[40] ve yüz üstü[41] ateşe, hem de sıkışık bir yere[42] atılırlar; yakıcı bir ateşle[43] tutuşturulurlar. Artık cehennem için yakıt ve odun olmuşlardır.[44]</p>
<p>Sıkıntı ve acıdan kendilerinden geçmiş olan suçlular, kaçmak istedikleri her seferde demirden kamçılarla[45] dövülerek ateşin ta ortasına itilirler. Ateşten bir döşeğe yatırılacak, yine ateşten örtülere bürünecekler[46] ve ateş tarafından tamamen kuşatılacaklardır.[47] Bu öylesine bir alev ki, hep yüzlerini yalayacak[48], derilerini veya parmaklarını söküp alacak, istisnasız her yeri yakacak[49], kasıp kavuracak[50], kömüre çevirecektir.[51] Onun nüfuzu bu kadarla da kalmayacak, ruhları ve gönülleri saracaktır.[52] Cezanın hafifletilmesi[53] veya bu işin artık bitirilmesi dileğiyle feryad edecekler[54], fakat bu boşuna olacak, bitmeyen bir azab içinde derileri yenilenecek[55], tekrar feci inilti ve solumalarla başbaşa kalacaklardır. Derken kaynar suya sürülecekler[56], kaynar su dökülecek tepelerinden[57] Derilerindeki gözeneklere nüfuz edecek yakıcı bir rüzgâr (semûm) ve sonsuz derecede kaynar bir  su  (hamîm)  içindedirler.</p>
<p>Üstlerinde ise bütün ümitleri çökertecek bir tarzda kesat olan[58] karanın karası dumandan bir gölge&#8230;[59]<span id="more-7678"></span><br />
 <br />
[1] Mürselât: 77/32-33.<br />
[2] Furkan: 25/12.<br />
[3] İsrâ: 17/8.<br />
[4] A&#8217;râf: 7/40-41.<br />
[5] Kehf: 18/29.<br />
[6] İbrahim: 14/50; Mü&#8217;minun: 23/104.<br />
[7] Meâric: 70/16.<br />
[8] Hümeze: 104/7.<br />
[9] Karia: 101/9-11.<br />
[10] Tahrim: 66/6; Bakara: 2/24.<br />
[11] Kaf: 50/33.<br />
[12] Vâkıa: 56/42-44.<br />
[13] Nisâ: 4/56.<br />
[14] Saffat: 37/64-66.<br />
[15] Vâkıa: 56/53-55; Nebe&#8217;: 78/25.<br />
[16] Nebe&#8217;: 78/24.<br />
[17] Mutaffifin: 83/15.<br />
[18] Nisâ: 4/137, 168.<br />
[19] Buhâri, Rikak 51, Tevhid 19; Tirmizi, Birr 61; İbn Mâce, Mukaddime 9.<br />
[20] Müslim, Cennet 30; Tirmizi, Cehennem 8.<br />
[21] İnsan: 76/13.<br />
[22] Buhâri, Bed&#8217;ü&#8217;l-halk 10; Tirmizî, Cehennem 9.<br />
[23] Nebe&#8217;: 78/24; A&#8217;lâ: 87/5.<br />
[24] A&#8217;râf: 7/50.<br />
[25] Ğaşiye: 88/6.<br />
[26] Saffat: 37/62-66.<br />
[27] İsrâ: 17/8.<br />
[28] Hıcr: 15/44.<br />
[29] Tahrim: 66/6; Müddessir: 74/30-31.<br />
[30] Nisâ: 4/145.<br />
[31] Beled: 90/20; İnşirâh: 94/8.<br />
[32] Karia: 101/1, 11.<br />
[33] Furkan: 25/12.<br />
[34] Kaf: 50/30<br />
[35] Mürselât: 77/32.<br />
[36] Furkan: 25/13; Fecr: 89/26.<br />
[37] Ra&#8217;d: 13/5; Nur: 24/33.<br />
[38] Rahman: 55/41.<br />
[39] Mü&#8217;min: 40/71; Hakka: 69/32.<br />
[40] İsrâ: 17/97; Furkan: 25/34.<br />
[41] Neml: 27/90.<br />
[42] Furkan: 25/13.<br />
[43] Enfal: 8/50; Hacc: 22/9.<br />
[44] Bakara: 2/24; Cin: 72/15.<br />
[45] Hacc: 22/21-22; Secde: 32/20.<br />
[46] A&#8217;râf: 7/41.<br />
[47] Kehf: 18/29; Ankebut: 29/54-55; Zümer: 39/16.<br />
[48] İbrahim: 14/50; Mü&#8217;minun: 23/104.<br />
[49] Meâric: 70/16.<br />
[50] Müddessir: 74/28.<br />
[51] Müddessir: 74/29.<br />
[52] Hümeze: 104/7.<br />
[53] Mü&#8217;minun: 23/107; Fatır: 35/36.<br />
[54] Fâtır: 35/37.<br />
[55] Nisâ: 4/56.<br />
[56] Mü&#8217;min: 40/71-72; Rahman: 55/48.<br />
[57] Hacc: 22/19-20; Duhan: 44/48.<br />
[58] Vâkıa: 56/44.<br />
[59] Vâkıa: 56/43. Ahmet Kalkan, Kur’an Kavram Tefsiri.<br />
islami sohbet,cehennem azabı,ayaetlerde cehennem azabının tasviri,Kur&#8217;anı Kerimde Cehennem azabının tarifi,Kur&#8217;an da cehennem azabı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-azabinin-tasviri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cehennemim Yedi Kapısı Ve Tabakaları</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cehennemim-yedi-kapisi-ve-tabakalari.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cehennemim-yedi-kapisi-ve-tabakalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 10:42:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[alev]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[cezalandırma]]></category>
		<category><![CDATA[Derin kuyu]]></category>
		<category><![CDATA[kapısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerîm'de]]></category>
		<category><![CDATA[tabakalar]]></category>
		<category><![CDATA[yakıcı]]></category>
		<category><![CDATA[yangın azabı]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek ateş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7675</guid>
		<description><![CDATA[Kur'an-ı Kerîm'de Cehennem'in yedi kapısının olduğu belirtilmektedir.

"Cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır." (el-Hicr: 15/44)

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cehennemin 7 Kapısı ve Cehennem Tabakaları<br />
 </p>
<p>Kur&#8217;an-ı Kerîm&#8217;de Cehennem&#8217;in yedi kapısının olduğu belirtilmektedir.</p>
<p>&#8220;Cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır.&#8221; (el-Hicr: 15/44)</p>
<p>Bu ayet iki şekilde tefsîr edilmiştir:</p>
<p>a- Cehenneme girecekler çok olduğu için;</p>
<p>b- Cezalandırma azgınlığın çeşit ve derecelerine göre olacağı için Cehennem&#8217;in yedi kapısı veya tabakası vardır. Bu kapı veya tabakalar şunlardır:</p>
<p>1- Cehennem: &#8220;Derin kuyu&#8221; demektir. Cehennem tabakalarına ait yedili tasnif sisteminde azabı en hafif olan en üst tabakadır. Sünnî âlimlere göre burası günahkâr mü&#8217;minlerin azap yeri olacak, bunların azabı sona erdikten sonra boş kalacaktır. Bu durumda cehennem, genel olarak ahiretteki azap yerinin bütününün; özel olarak da en üst tabakasının adı olmaktadır. Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de 77 ayette geçmektedir.</p>
<p>2- Lâzâ (alevli ateş): &#8220;Hâlis ateş&#8221; anlamına gelen kelime Kur&#8217;an&#8217;da bir yerde geçmekte ve &#8220;bedenin iç organlarını söküp koparan&#8221; diye nitelendirilmektedir.[1]</p>
<p>&#8220;Hayır (Allah onu azabdan kurtarmaz) Çünkü o Cehennem alevli bir ateştir.&#8221; (el-Meâric: 70/15)</p>
<p>3- Saîr (çılgın ateş): &#8220;Tutuşturmak, alevlendirmek&#8221; anlamındaki sa&#8217;r kökünden sıfat olup, Kur&#8217;an&#8217;da 17 ayette yer alır. Kur&#8217;an&#8217;da çoğunlukla cehennemin bir adı olarak, bazen de &#8220;tutuşturulmuş, alevli ateş&#8221; manasında kullanılmıştır.</p>
<p>&#8220;O şeytanlara (ahirette) çılgın ateş azabı hazırladık.&#8221; (el-Mülk: 67/5)</p>
<p>Ayrıca on beş ayette daha bu isimle geçmektedir.[2]</p>
<p>4- Sakar (kırmızı ateş): &#8220;Şiddetli bir ısı ile yakıp kavurmak&#8221; anlamındaki sakr kökünden isimdir. Dört ayette cehennem kelimesi yerine kullanılmış, bunlardan Müddessir: 74/28-29. ayetlerde &#8220;yaktığı şeyi tüketircesine tahrip etmekle birlikte sönmeyip yakmaya devam eden ve insanın derisini kavuran&#8221; şeklinde nitelendirilmiştir.</p>
<p>&#8220;Hem ey Rasûlüm bilir misin, nedir o sakar (Cehennem).&#8221; (el-Müddessir: 14/27)</p>
<p>5- Hâviye (uçurum): &#8220;Yukarıdan aşağıya düşmek&#8221; anlamındaki hüviy kökünden isim olan hâviye, &#8220;uçurum, derin çukur&#8221; manasına gelir. Kur&#8217;an&#8217;da sadece bir yerde[3] zikredilmiş ve ayetin devamında harareti yüksek ateş diye izah edilmiştir.</p>
<p>&#8220;O, kızgın bir ateştir.&#8221; (el-Kâria: 101/9-11)</p>
<p>6- Hutame (kalbleri saran ateşli kaygı): &#8220;Kırmak,  ufalayıp   tahrip   etmek&#8221;   anlamındaki   hatm   kökünden   olup, &#8220;Allah&#8217;ın yüreklere kadar tırmanan tutuşturulmuş ateşi&#8221; diye açıklanmıştır.[4]</p>
<p>&#8220;Şüphesiz o, Hutame’ye (ateşe) atılacaktır.&#8221; (Hümeze: 104/4)</p>
<p>7- Cahim (yanan kızgın ateş): &#8220;Kat kat yanan, alevi ve ısı derecesi yüksek ateş&#8221; anlamında olup 26 ayette ve bazı hadislerde geçer. Kur&#8217;an&#8217;da daha çok cehennem yerine, birkaç ayette de &#8220;tutuşturulan yakıcı ateş&#8221; anlamında kullanılmıştır.</p>
<p>&#8220;Küfredenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar Cahim&#8217;in yarânıdırlar.&#8221; (el-Mâide: 5/10)[5]</p>
<p>Kur&#8217;an&#8217;da cehennem için kullanılan başka kelime ve terkipler de mevcuttur.</p>
<p>Azabu’l-Harik: Beş ayette &#8220;azâbü&#8217;l-harîk&#8221; (yakıcı, ateş, yangın azabı) cehennem için kullanılır.</p>
<p>Hamim: 12 Ayette geçen &#8220;hamîm&#8221; (kaynar su) cehennemdeki azap türlerinden biri olmak üzere, bunun, cehennemliklere içirileceği ve başlarından aşağı döküleceği beyan edilir.</p>
<p>Semûm: Temas ettiği şeyi zehir gibi etkileyip dokularına işleyen sıcak rüzgâr anlamındadır. Cehennem azabının türlerinden olmak üzere iki ayette geçer.</p>
<p>Siccin: Hapishane, derin çukur anlamındaki &#8220;Siccîn&#8221; kelimesinin cehennemin veya oradaki vadilerden birinin adı olduğu kabul edilir.</p>
<p>Gayy, Veyl: Azıp sapmak anlamındaki &#8220;ğayy&#8221; kelimesi ile, yazıklar olsun, vay haline! anlamındaki &#8220;veyl&#8221; kelimesinin cehennemdeki bir kuyu, dağ veya vadinin adı olduğu da belirtilir.   </p>
<p>İslam âlimleri, cehennemin yedi kapılı (yedi tabaka) oluşu üzerinde durmuşlardır. Ebussuud&#8217;a göre kapıların daha az veya daha çok değil de yedi oluşu, oraya girmeye sebep olan vasıtaların, yani beş duyu organıyla, şehvet ve gazap temayüllerinin toplam aynı sayıda olmasıyla ilgilidir. Elmalılı ise şöyle bir yorum yapmaktadır: İnsanın mükellefiyet organları beş duyu ile birlikte kalp ve tenasül uzvudur. Manevî anlamdaki kalp kapısı açık olursa kişi doğru yoldan yürüyerek cennete girer, aksi takdirde yedi organ, mükellefi yedi çeşit azaba sürükler. Nitekim cennet ehlinden söz eden ayetlerde onların kalplerinde kin ve kötülüğün bulunmadığı ifade edilir.[6]</p>
<p>Hâviye, uçurum, derin çukur demektir. Hâviye adlı cehennemin derinliğini düşün! Dünyadaki şehvetlerin, nefsânî isteklerin derinliklerinin bir sonu olmadığı gibi, Hâviye&#8217;nin de derinliğinin sonu yoktur.[7]<br />
 <br />
[1] Meâric: 70/15-16.<br />
[2] 22/4; 31/21; 34/12 vs.<br />
[3] Karia: 101/9.<br />
[4] Hümeze: 104/4-7.<br />
[5] M. Sait Şimşek, Şamil İslam Ansiklopedisi: 1/281. Ahmet Kalkan, Kur’an Kavram Tefsiri.<br />
[6] Hak Dini, K. Dili, Eser Y. c 5, s. 3066.<br />
[7] Ahmet Kalkan, Kur’an Kavram Tefsiri.<br />
islami sohbet,cehenem tabakaları nelerdir,cehennemin kapıları nelerdir,cehennem kapılarının isimleri,cehennem isimleri nelerdir,cehennem tabakalarının isimleri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cehennemim-yedi-kapisi-ve-tabakalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>cehennemin kapıları</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cehennemin-kapilari.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cehennemin-kapilari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2011 10:05:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[ağız]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[cehennemin yedi giriş kapısı]]></category>
		<category><![CDATA[cehim]]></category>
		<category><![CDATA[cennet kapıları]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[el]]></category>
		<category><![CDATA[göz]]></category>
		<category><![CDATA[haviye]]></category>
		<category><![CDATA[hutema]]></category>
		<category><![CDATA[iman ve marifet kapısı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[kalb]]></category>
		<category><![CDATA[kulak]]></category>
		<category><![CDATA[lezza]]></category>
		<category><![CDATA[mükellef organlar]]></category>
		<category><![CDATA[sair]]></category>
		<category><![CDATA[sekar]]></category>
		<category><![CDATA[şeriat dili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=6819</guid>
		<description><![CDATA[Kur'an-ı Kerîm'de Cehennem'in yedi kapısının olduğu belirtilmektedir.

"Cehennemin yedi kapısı olup, onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır. " (Hicr, 44).

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur&#8217;an-ı Kerîm&#8217;de Cehennem&#8217;in yedi kapısının olduğu belirtilmektedir.</p>
<p>&#8220;Cehennemin yedi kapısı olup, onlardan her bir kapı için bir grup ayrılmıştır. &#8221; (Hicr, 44).</p>
<p>Onun, o cehennemin yedi kapısı vardır. Yani gireceklerin çokluğundan dolayı yedi giriş kapısı veyahut azgınlığın çeşit ve derecelerine göre, önce Cehennem, sonra Lezzâ, sonra Hutame, sonra Sa&#8217;îr, sonra Sekar, sonra Cehîm, sonra Hâviye isminde yedi tabakası vardır. Her kapı için, onlardan (o azgınlardan) bir grup ayrılmıştır.<br />
Ebu&#8217;s-Suûd Tefsiri&#8217;nde deniliyor k: &#8220;Muhtemelen yedi kapı ile sınırlanması, helak eden şeylerin beş duyu ile hissedilen şeylerle şehvet ve öfke kuvvetlerini gereğine mahsus olmasındandır.&#8221; Bununla beraber bunda diğer bir ihtimal vardır ki, şeriat dili açısından akla daha uygundur. Çünkü cehennem kapılarının yedi olması ile cennet kapılarının sekiz olması arasında apaçık bir ilişki vardır. Bundan dolayı denebilir ki, bu kapıların mükellef organlarla ilgili olması düşünülür.</p>
<p>Bilindiği gibi insanın mükellef organları sekiz tanedir: Kalb, dil, kulak, göz, el, ayak, ağız, cinsel organ. Bunların yedisi açık, birisi gizlidir ki, o da kalbdir. Doğrudan doğruya Allah&#8217;a bakan kalp kapısı açık olursa, bu sekiz organın her biri Allah&#8217;ın emri üzere hareket ederek cennete birer giriş kapısı olabilir. Ve bu şekilde cennete sekiz kapıdan girilir. Fakat içte ruh körlenmiş, kalb kapısı kapanmış bulunursa dıştaki yedi organın her biri cehenneme açılmış birer giriş kapısı olurlar. İşte cennet kapıları sekiz olduğu halde, cehennem kapılarının her birine ayrılmış bir grup olmak üzere yedi olması, Allah daha iyi bilir ki bu hikmetten dolayıdır. &#8220;Ve ona ruhumdan üflediğim zaman&#8230;&#8221; (Hıcr, 15/29) ifadesinin şerefine nail olmakla iman ve marifet kapısı olan kalb, cehenneme kapalıdır. Ondan yalnız cennete girilir, Allah&#8217;a erişilir. Kalbi açık olan kimse şeytana uymaz, Allah&#8217;ı inkâr etmekten ve O&#8217;na isyan etmekten sakınır.<br />
Kaynak:  Elmalı Tefsiri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cehennemin-kapilari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cennet Bâhçesinde Otlamak İsteyenler Allah’ı Çok Ansın</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cennet-bahcesinde-otlamak-isteyenler-allah%e2%80%99i-cok-ansin.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cennet-bahcesinde-otlamak-isteyenler-allah%e2%80%99i-cok-ansin.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2011 13:54:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[ALLAH (cc) ve kullari]]></category>
		<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[Bunun]]></category>
		<category><![CDATA[öncüler]]></category>
		<category><![CDATA[Sâbikûn]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=5492</guid>
		<description><![CDATA[islam, islami, islami sohbet, islami chat, islam sohbet, İslam Tevhid Dinidir, tevhid dini, islam ve tevhid,  islam chat, din sohbet, din chat, seviyeli sohbet, seviyeli chat, nurdua, asya sohbet, islam nurum, imanli sohbet, asya sohbet,  muslumanlar, musluman, musluman nesil,   islami sohbet siteleri, dini sohbet siteleri, Cennet Bâhçesinde Otlamak İsteyenler Allah’ı Çok Ansın, allah çok anılmalı, allahı anmak
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hz. Peygamber’in “<span style="color: #993366;">Cennet</span> Bâhçesinde Otlamak İsteyenler Allah’ı Çok Ansın!” Buyurmaları</strong></p>
<p><strong> <a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a></strong><br />
<strong>      </strong></p>
<p><strong>- Muaz b. Cebel şöyle anlatıyor: Bir gün Hz. Peygamber’le birlikte dolaşıyorduk. Birara</strong></p>
<p><strong>“<span style="color: #ff6600;">Sâbikûn</span> (<span style="color: #008080;">öncüler</span>) nerede?” buyurdular. <span style="color: #333399;">Bunun</span> üzerine çevresindekiler</strong></p>
<p><strong>“Bir kısmı önünden gitmekte, bir kısmı da arkandan gelmektedir” dediler. O zaman Hz. Peygamber şöyle buyurdular:</strong></p>
<p><strong>“Allah’ın zikrine devam eden sâbikûn (öncüler) nerede? Kim Cennet bahçesinde otlamak istiyorsa Allah’ı çok zikretsin”[1]</strong><br />
<strong> </strong><br />
<strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</strong><br />
<strong> </strong><br />
<strong>[1] Heysemî X/75 (Taberâni’den).</strong></p>
<p><strong>Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/8.</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a>, islami, islami sohbet, islami chat, islam sohbet, İslam Tevhid Dinidir, tevhid dini, islam ve tevhid,  islam chat, din sohbet, din chat, seviyeli sohbet, seviyeli chat, nurdua, asya sohbet, islam nurum, imanli sohbet, asya sohbet,  muslumanlar, musluman, musluman nesil,   islami sohbet siteleri, dini sohbet siteleri, Cennet Bâhçesinde Otlamak İsteyenler Allah’ı Çok Ansın, allah çok anılmalı, allahı anmak</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cennet-bahcesinde-otlamak-isteyenler-allah%e2%80%99i-cok-ansin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cehennem Nedir, Nasıl bir yerdir</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-nedir-nasil-bir-yerdir.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-nedir-nasil-bir-yerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 10:13:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[cehennem nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[cennete]]></category>
		<category><![CDATA[cennetevi]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=4199</guid>
		<description><![CDATA[Cehennem Nedir, islam, islami, muslumanlar,  islamisohbet, islami sohbet, islami chat, dini sohbet, dini chat, din sohbet, din chat, islam nurum, imanli sohbet, imanli nesil, cennet evi, asya sohbet, dosteli sohbet 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>CEHENNEM NASIL BİR YERDİR</strong><br />
<strong>Taberani’nin Mu’cemu’l-Evsat’ta belirttiğine göre, Enes b. Malik (R.A)’den şöyle rivayet edilmiştir: Bir gün Cebrail alışılmışın dışında bir saatte Hz. Peygamber (S.A.V)’e geldi yüzünün rengi uçuktu. Hz. Peygamber (S.A.V) kendisine; “Niye yüzünün rengi uçuktur?” diye sorunca Cebrail şöyle dedi: “Ey Muhammed! Sana geldiğim şu saatte Allah-u Teala cehennem körüklerine üflenmesini emretmiştir. Cehennemin, ateşin, kabir azabının her şeyden ağır olduğunu bilen kimsenin bunlardan emin olmadıkça yüzü gülmemelidir.”</strong></p>
<p><strong>Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V), Cebrail’e; “Ey Cebrail! Bana cehennemi anlat.” dedi. Cebrail de şunları söyledi:</strong></p>
<p><strong>“Allah-u Teala cehennemi yaratınca onun ateşi bin yıl boyunca yakıldı, nihayet kıpkırmızı oldu. Arkasından bin yıl daha yakılınca akkor haline geldi. Şimdi o zifiri bir karanlık halindedir. Ne yalazı ne de koru hiç sönmez. Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, eğer cehennemden iğne ucu kadar bir delik açılsa, tüm dünya halkı son ferdine varıncaya kadar delikten sızacak hararetin etkisi ile yanıp kül olurdu. Eğer cehennemliklere giydirilen elbiselerden biri yer ile gök arasına asılsa bu elbisenin yayacağı yüksek hararetin ve ağır kokusunun etkisi ile tüm dünya halkı ölüverirdi.</strong></p>
<p><strong>Cehennem zincirinden bir dirsek boyu kadarı bir dağın tepesine konsa koca dağ yedi kat yerin dibine kadar eriyiverirdi. Eğer bir kişi doğuda cehennem azabını görse, bu kimsenin gördüğü azabın etkisi ile batıda bulunan kimse tutuşurdu. Cehennem yüksek hararetli ve pek derindir. Zineti kızgın demir. İçeceği kaynar su ile irin ve elbiseleri ateş parçalarıdır. Yedi kapısı vardır. Her kapısının erkek ve kadınların gireceği ayrı bölümleri vardır.”</strong></p>
<p><strong>Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurdu: “Bu kadar yeter, daha anlatma! Nerdeyse kalbim parçalanıp öleceğim.”</strong></p>
<p><strong>Sonra ağladı, Cebrail’e bakınca onunda ağladığı gördü ve sordu: “Ey Cebrail! Allah katındaki mevkiine rağmen sende mi ağlıyorsun?”</strong></p>
<p><strong>Cebrail şöyle cevap verdi: “Neden ağlamayayım? Kim bilir belki ben Allah’ın ilminde şimdiki durumumdan başka bir durumda olurum. Kim bilir benimde başıma iblis’in başına gelen şeyler gelebilir. Zira (başlangıçta) o da meleklerdendi. Kim bilir Harut ile Marut’un uğradığı akıbete ben de uğrayabilirim.”</strong></p>
<p><strong>Cebrail böyle konuşunca ikisi de ağlamaya devam ettiler. Nihayet kendilerine şöyle bir ses geldi: “Ey Muhammed ve ey Cebrail! Allah-u Teala kendine asi gelmekten sizi emin kıldı <br />
 </strong></p>
<p><strong>CEHENNEM NASIL BİR YERDİR?</strong><br />
<strong>Taberani’nin Mu’cemu’l-Evsat’ta belirttiğine göre, Enes b. Malik (R.A)’den şöyle rivayet edilmiştir: Bir gün Cebrail alışılmışın dışında bir saatte Hz. Peygamber (S.A.V)’e geldi yüzünün rengi uçuktu. Hz. Peygamber (S.A.V) kendisine; “Niye yüzünün rengi uçuktur?” diye sorunca Cebrail şöyle dedi: “Ey Muhammed! Sana geldiğim şu saatte Allah-u Teala cehennem körüklerine üflenmesini emretmiştir. Cehennemin, ateşin, kabir azabının her şeyden ağır olduğunu bilen kimsenin bunlardan emin olmadıkça yüzü gülmemelidir.”</strong></p>
<p><strong>Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V), Cebrail’e; “Ey Cebrail! Bana cehennemi anlat.” dedi. Cebrail de şunları söyledi:</strong></p>
<p><strong>“Allah-u Teala cehennemi yaratınca onun ateşi bin yıl boyunca yakıldı, nihayet kıpkırmızı oldu. Arkasından bin yıl daha yakılınca akkor haline geldi. Şimdi o zifiri bir karanlık halindedir. Ne yalazı ne de koru hiç sönmez. Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, eğer cehennemden iğne ucu kadar bir delik açılsa, tüm dünya halkı son ferdine varıncaya kadar delikten sızacak hararetin etkisi ile yanıp kül olurdu. Eğer cehennemliklere giydirilen elbiselerden biri yer ile gök arasına asılsa bu elbisenin yayacağı yüksek hararetin ve ağır kokusunun etkisi ile tüm dünya halkı ölüverirdi.</strong></p>
<p><strong>Cehennem zincirinden bir dirsek boyu kadarı bir dağın tepesine konsa koca dağ yedi kat yerin dibine kadar eriyiverirdi. Eğer bir kişi doğuda cehennem azabını görse, bu kimsenin gördüğü azabın etkisi ile batıda bulunan kimse tutuşurdu. Cehennem yüksek hararetli ve pek derindir. Zineti kızgın demir. İçeceği kaynar su ile irin ve elbiseleri ateş parçalarıdır. Yedi kapısı vardır. Her kapısının erkek ve kadınların gireceği ayrı bölümleri vardır.”</strong></p>
<p><strong>Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurdu: “Bu kadar yeter, daha anlatma! Nerdeyse kalbim parçalanıp öleceğim.”</strong></p>
<p><strong>Sonra ağladı, Cebrail’e bakınca onunda ağladığı gördü ve sordu: “Ey Cebrail! Allah katındaki mevkiine rağmen sende mi ağlıyorsun?”</strong></p>
<p><strong>Cebrail şöyle cevap verdi: “Neden ağlamayayım? Kim bilir belki ben Allah’ın ilminde şimdiki durumumdan başka bir durumda olurum. Kim bilir benimde başıma iblis’in başına gelen şeyler gelebilir. Zira (başlangıçta) o da meleklerdendi. Kim bilir Harut ile Marut’un uğradığı akıbete ben de uğrayabilirim.”</strong></p>
<p><strong>Cebrail böyle konuşunca ikisi de ağlamaya devam ettiler. Nihayet kendilerine şöyle bir ses geldi: “Ey Muhammed ve ey Cebrail! Allah-u Teala kendine asi gelmekten sizi emin kıldı <br />
 <br />
 </strong><strong>Cehennem Nedir, CEHENNEM NASIL BİR YERDİR,  </strong><a href="http://www.islamsevdasi.com/"><strong>islam</strong></a><strong>, islami, muslumanlar,  islamisohbet, islami sohbet, islami chat, dini sohbet, dini chat, din sohbet, din chat, islam nurum, imanli sohbet, imanli nesil, cennet evi, asya sohbet, dosteli sohbet </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-nedir-nasil-bir-yerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cehennem halkı</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-halki.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-halki.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Jan 2011 19:52:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[Cehennem halkı]]></category>
		<category><![CDATA[cehennem ve cennet ehli]]></category>
		<category><![CDATA[Cehhennem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=4182</guid>
		<description><![CDATA[Cehennem halkı, islam, islami, islami sohbet, islami chat, islami muhabbet, dini sohbet, dini chat, din sohbet, din chat, sohbet sevdasi
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cehennemde ebedi kimler kalacaktır </strong><a href="http://www.islamsevdasi.com"><strong>islam</strong></a><strong> dinin kitabi olan yuce kıtabımız kurani kerim de bır çok ayetde bunlar yer verilmiştır  </strong></p>
<p><strong>Beyyine suresi, 6- Kâfirler, gerek kitap ehlinden olsun gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem ateşindedirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Onlar, insanların en şerlileridir.<span id="more-4182"></span></strong></p>
<p><strong>Maide suresi, 10- İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, cehennemliktirler.<br />
Tevbe suresi, 63- Bilmiyorlar mı ki, kim Allah’a ve Resulüne karşı gelirse, ona muhakkak ki içinde ebedi kalınacak cehennem ateşi vardır. İşte rüsvaylığın büyüğü de budur.</strong></p>
<p><strong>Tevbe suresi, 68-  Allah, erkek kadın bütün münafıklara ve bütün kâfirlere cehennem ateşini ebedî olarak vaad buyurdu. O ateş onlara yeter. Allah onlara lânet etmiştir. Onlara bitmez tükenmez bir azap vardır.</strong></p>
<p><strong>Zuhruf suresi, 74- Şüphesiz ki suçlular, cehennem azâbında ebedi olarak kalacaklardır.</strong></p>
<p><strong>Mümin suresi, 76- İçlerinde ebedî olarak kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Bak ne kötü o kibirlenenlerin yeri?</strong></p>
<p><strong>Müminin suresi, 102- Böylece kimlerin tartıları ağır basarsa, işte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir. 103- Kimlerin de tartıları hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir; (çünkü onlar) ebedî cehennemdedirler. (Bunun tefsirine bakılacak Kafirlerin amellerinin tartıya girip girmeyeceği vs)</strong></p>
<p><strong>Nur suresi, 57- İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir orası!</strong></p>
<p><strong>Furkan suresi, 34- O yüzleri üstü cehenneme toplanacaklar var ya! işte onlar, yerleri en kötü, yolları en sapık olanlardır.</strong></p>
<p><strong>Nisa suresi, 93- Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir. Allah ona gazab ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır.</strong></p>
<p><strong>Nisa suresi, 169- Onları ancak cehennemin yoluna (iletecek ve) onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu ise Allah’a çok kolaydır.</strong></p>
<p><strong>Ali İmran suresi, 12- O inkârcı kâfirlere de ki, siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena bir döşektir.</strong></p>
<p><strong>Tevbe suresi, 73- Ey Peygamber, kâfirlerle ve münafıklarla savaş. Onlara karşı katı ol. Onların varacakları yer cehennemdir ve orası ne kötü bir yerdir.</strong></p>
<p><strong>Nisa suresi, 121- Bunların varacakları yer cehennemdir. Ondan kurtulmak için çare bulamazlar.</strong></p>
<p><strong>Taha suresi, 74- Her kim Rabbine suçlu olarak varırsa, şüphesiz ki ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de dirilir.</strong></p>
<p><strong>Nahl suresi, 27- Sonra kıyamet günü Allah, O kâfirleri rezil rüsvay edecek ve diyecek ki: “Hani uğrunda müminlere karşı düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?” Kendilerine ilim verilmiş olanlar: “Şüphesiz bugünün rezilliği ve kötülüğü kâfirleredir.” diyeceklerdir. 28- (O kâfirler), kendilerine zulmetmiş kimseler olarak, meleklerin, canlarını aldıkları kimselerdir. O vakit onlar şöyle diyerek teslim olurlar: “Biz, bir kötülükten dolayı yapmıyorduk.” (Onlara): “Hayır, Allah sizin ne maksatla yaptığınızı elbette çok iyi bilendir.” 29- “O halde içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin” denir. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!</strong></p>
<p><strong>Cin suresi, 23- “Benim yapabileceğim, sadece Allah’tan size duyuru yapmak ve O’nun elçilik görevlerini yerine getirmektir.” Artık kim Allah’a ve onun elçisine baş kaldırırsa, ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.</strong></p>
<p><strong>İsra suresi, 39- İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdendir. Sakın Allah’la beraber başka bir ilâh uydurma. Aksi halde kötülenmiş ve Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.</strong></p>
<p><strong>Tegabun suresi, 10- İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedi kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!</strong></p>
<p><strong>Beyyine suresi, 6- Kâfirler, gerek kitap ehlinden olsun gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem ateşindedirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Onlar, insanların en şerlileridir.</strong></p>
<p><strong>Secde suresi, 20- Ama fâsıklık etmiş olanların barınakları ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya geri çevrilirler ve kendilerine: “Haydi tadın o ateşin yalanlayıp durduğunuz azabını!” denir.</strong></p>
<p><strong>Zümer suresi, 71- İnkâr edenler bölük bölük cehenneme sevkedilmektedir. Nihayet oraya vardıklarında kapıları açılır ve bekçileri onlara: “İçinizden size Rabbinizin âyetlerini okuyan, bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” derler. Onlar da: “Evet geldi” derler. Fakat kâfirler üzerine azab kelimesi hak oldu.72- (Onlara): “Ebedî olarak içinde kalmak üzere girin cehennemin kapılarından” denir. Bak, büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!</strong></p>
<p><strong>Ahzap suresi, 64- Şu muhakkak ki, Allah kâfirleri lânetlemiş ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır.65- (Onlar) orada ebedî kalırlar ve ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardımcı. 57- Şüphesiz ki Allah’a ve Resulü’ne eziyet verenlere Allah hem dünyada, hem ahirette lânet etmiştir. Onlara aşağılayıcı bir azab hazırlamıştır.</strong></p>
<p><strong>Fatır suresi, 36- İnkâr edenlere gelince, onlara cehennem ateşi vardır. Hüküm verilmez ki ölsünler, kendilerinden biraz azab da hafifletilmez. İşte biz her nankörü böyle cezalandırırız.</strong></p>
<p><strong>Fussilet suresi, 28- İşte Allah’ın düşmanlarının cezası ateştir. Âyetlerimizi bile bile inkâr etmelerinin cezası olarak, onlar için orada ebedî olarak kalacakları cehennem yurdu vardır.</strong></p>
<p><strong>Ahkaf suresi, 35-Ey Muhammed! Azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret! Onlar için (azab hususunda) acele etme. Sanki onlar kendilerine vaad edilen azabı gördükleri gün dünyada sadece gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanırlar. Bu bir tebliğdir. Hiç yoldan çıkan fasıklar topluluğundan başkası helak edilir mi?</strong></p>
<p><strong>Fetih suresi, 6- Ve o Allah hakkında kötü zanda bulunan münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük onların başlarına gelmiştir. Allah onlara gazap etmiş, lânetlemiş ve cehennemi kendilerine hazırlamıştır. Orası ne kötü bir yerdir!</strong></p>
<p><strong>Mücadele suresi, 17- Onların ne malları, ne de evlatları, kendilerinden, Allah’dan hiçbir şey savamaz. Onlar ateş halkıdır. Orada ebedî kalacaklardır.</strong></p>
<p><strong>Haşr suresi, 17- Nihayet ikisinin sonu, ebedi olarak ateşte oldu. Zalimlerin cezası budur.</strong></p>
<p>Cehennem halkı, <a href="http://www.islamsevdasi.com/"><strong>islam</strong></a><strong>, islami, islami sohbet, islami chat, islami muhabbet, dini sohbet, dini chat, din sohbet, din chat, sohbet sevdasi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cehennem-halki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cehennemde eşler birlikte olacakmı ?</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cehennemde-esler-birlikte-olacakmi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cehennemde-esler-birlikte-olacakmi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Jan 2011 08:15:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte]]></category>
		<category><![CDATA[cehennemde]]></category>
		<category><![CDATA[Cehennemde eşler birlikte olacakmı]]></category>
		<category><![CDATA[eşler birlikte]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=4167</guid>
		<description><![CDATA[Cehennemde eşler birlikte olacakmı ,   islam, islami, islami sohbet, islami chat, islami muhabbet, dini sohbet, dini chat
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cennet hayatında birlikte olabilen eşler cehennem hayatında da birlikte olacaklarmı ?</strong></p>
<p><strong>olacaklarsa buna kurani kerimde yer verilmişmi ? </strong></p>
<p><strong><a href="http://www.islamsevdasi.com">islam, islami </a></strong></p>
<p style="TEXT-ALIGN: center"><strong><em>111 : Tebbet</em></strong></p>
<p style="TEXT-ALIGN: center"><strong><em>—————————</em></strong></p>
<p style="TEXT-ALIGN: center"><strong><em>1 – Ebu Leheb’in elleri kurusun (yok olsun o), zaten yok oldu ya.</em></strong></p>
<p style="TEXT-ALIGN: center"><strong><em>2 – Ne malı ne de kazandığı onu kurtaramadı.</em></strong></p>
<p style="TEXT-ALIGN: center"><strong><em>3 – (O), alevli bir ateşe girecektir.</em></strong></p>
<p style="TEXT-ALIGN: center"><strong><em>4 – Karısı da odun hamalı olarak (onunla beraber girecektir).</em></strong></p>
<p style="TEXT-ALIGN: center"><strong><em>5 – Boynunda da hurma lifinden bir ip olacaktır.</em></strong></p>
<p><strong>Cehennemde eşler birlikte olacakmı ,   </strong><a href="http://www.islamsevdasi.com/"><strong>islam</strong></a><strong>, </strong><a href="http://www.islamsevdasi.com/"><strong>islami, islami sohbet, islami chat, islami muhabbet, dini sohbet, dini chat</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cehennemde-esler-birlikte-olacakmi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cennette eşler birlikte olacaklarmı</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cennette-esler-birlikte-olacaklarmi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cennette-esler-birlikte-olacaklarmi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Jan 2011 08:11:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[Allah cc]]></category>
		<category><![CDATA[cennete]]></category>
		<category><![CDATA[Cennette]]></category>
		<category><![CDATA[Cennette eşler birlikte olacaklarmı]]></category>
		<category><![CDATA[eş]]></category>
		<category><![CDATA[hal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=4165</guid>
		<description><![CDATA[Cennette eşler birlikte olacaklarmı,  islam, islami, islami sohbet, islami chat, islami muhabbet, dini sohbet, dini chat]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cennette eşler birlikte olacaklarmı,  </strong><a href="http://www.islamsevdasi.com/"><strong>islam</strong></a><strong>, </strong><a href="http://www.islamsevdasi.com"><strong>islami, islami sohbet, islami chat, islami muhabbet, dini sohbet, dini chat</strong></a></p>
<p><strong>Eşlerin cennet ve ahir hayattaki halleri ve bağlari </strong></p>
<p><strong>Eşler Cennette Birlikte mi Olacak?<br />
 <br />
Müslüman olan eşler için Kur&#8217;an-ı Kerim şöyle diyor.</strong><br />
<strong>&#8220;Siz ve eşleriniz cennete girin orada ağırlanacaksınız.&#8221;</strong></p>
<p><strong>(Zuhruf, 70)</strong><br />
<strong>&#8220;O gün cennetlikler eğlence içinde zevk sürecekler. Onlar ve eşleri gölgeliklerde, koltuklar üzerinde yaslanacaklar. Onlar için orada meyveler ve arzu ettikleri her şey vardır.&#8221;</strong></p>
<p><strong>(Yasin, 55-57)</strong></p>
<p><strong>&#8220;Biz Cennet kadınlarını yepyeni bir yaradılışla yaratacağız. Onları bakire yapacağız. Kocalarına düşkün ve aynı yaşta. Bütün bunlar amel defterlerini sağdan alanlar içindir.&#8221;<br />
(Vakıa, 35-38)</strong></p>
<p><strong>Bu ayetlerin beyan ettiği şey şudur. Eşlerin ikiside müslüman ise cennette birlikte olacaklardır.</strong></p>
<p><strong>Kaynak: Ahiretten Haber Var, Rauf Pehlivan, Motif Yayınları, Temmuz 2009<br />
 </strong></p>
<p><strong>Cennette eşler birlikte olacaklarmı,  </strong><a href="http://www.islamsevdasi.com/"><strong>islam</strong></a><strong>, </strong><a href="http://www.islamsevdasi.com"><strong>islami, islami sohbet, islami chat, islami muhabbet, dini sohbet, dini chat</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cennette-esler-birlikte-olacaklarmi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

