s.a oncelıkle hayırlı cumalar dilerim Allah cc islam kardeşlerimize.

Yer yüzünde iki millet vardır birisi hak olan Allah c.c yolu diğeri ise Kovulmuş şeytanın yolu olan batıl ( tagut ) kimki şeytan ve yandaaşlarını dost edınırse bilsınkı KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR… kimki ALLAH c.c onun emir ve yasaklarını beyan eden kurani kerim ve kurani kerimi tebliğ etmesi için gönderilen rasulu Son peygamber Hz muhammed (s.a.v) dost edınırse yıne bilsınkı KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR… unutmayalımkı islam kardeşlerim namaz, hac, zekat ve oruc Müslüma nasıl  farzsa Bunları yapabilmek için once bizi yokdan var eden rabbımız olan Allah c.c yaptığımız ilk akit LAİLAHEİLLALLAH MUHAMMEDEN RASULULLAH bu iki kelimenın biz kullarının soylerken Allah cc nasıl bir söz verdiğimizi ıyı ogrenip hayatımız ve butun yaşantımızda uygulamamız gereklidir… onun içindirki Biz islam ümmetinin devamı olan bir topulumuz ve inancımız islam !!! Tevhidi emreder herşeyden önce Allahın yasaklarını yasak helallerini helal yaşamalıyız… Hırıstıyanların Düştüğü konuma düşmemeliki rabbimiz olan tek ezeli ebedi doğmamış doğurmamış yaratılmamış olan rabbımıze ortaklar koşmayalım !!!!!  Onlar Allah’ı bırakıp hahamları, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih’i rableri olarak kabul ettiler. Oysa, tek tanrıdan başkasına ibadet etmemekle emr olunmuşlardı. Ondan başka tanrı yoktur. Allah koştukları eşlerden münezzehtir.” (Tevbe, 31)

“Hayır, Rabbin’e andolsun ki, aralarında geçen meselelerde senin hükmüne başvurmadıkça sonra da verdiğin hükme içlerinde bir şüphe olmaksızın tam bir teslimiyetle razı olmadıkça iman etmiş olmazlar.” (Nisa Sûresi, 4/65)

 

“Eğer orada Allah’tan başka tanrılar olsaydı mutlaka bozgunculuk olurdu.” (Enbiya Süresi, 21/22)

Cumanız mubarek olsun kardeşlerim ( Mümin müminin kardeşidir )

 

Adalet sahibi, adaletin hükmünü yerine getiren, yönetimin hangi kademesinde olursa olsun, yönetimindekileri adalet sınırları içinde sevk ve idare eden, her türlü hak ve ödevlerini insaf ölçülerine Bu Makalenin Devamını Oku;
İslamda kazanç (geçim sağlama) alanına atılmak, aslında ilim gibi bütün müslümanlar için pek önemli bir görevdir. Bir hadis-i şerifde şöyle buyurulmuştur: Bu Makalenin Devamını Oku;
Çeşitli kazanç yolları vardır. Bunlardan en faziletlisi, cihad yoludur. Sonra sırası ile ticaret, ziraat ve san'attır. Bazılarına göre, ziraat ticaretten daha faziletlidir. Şöyle ki Bu Makalenin Devamını Oku;
Kur'an-ı Kerim, ahde vefâyı emreder Ahdi bozmayı, vefâsızlığı yasaklar. Hatta bazı örnekler vererek ahdi bozmayı kötüler Bazı kimselerin ahidlerini bozarken kendilerince gösterecekleri sebepleri de reddeder. Bu Makalenin Devamını Oku;
İbadet, mükellef olan Müslüman'ın, Rabb'ına tazim için yaptığı ve yapılmasında sevap olan, Allah'a yakınlık ifade eden şuurlu itâat anlamına gelir. İbâdet; boyun eğmenin, saygı göstermenin Bu Makalenin Devamını Oku;
Helal, dînen yapılması veya yenip içilmesi yasaklanmayan, serbest bırakılan şey demektir. Allâh ve Rasulü'nün bir şeyin helal olduğunu belirtmesi veya işlenmesinde günah olmadığını bildirmesi Bu Makalenin Devamını Oku;
Her toplumda zaman içerisinde oluşan alışkanlık, töre ve gelenekler vardır. Temel inanç ve ahlâk esaslarına aykırı olmadıkları veya olumsuz sonuçlara yol açmadıkları sürece bunların varlığında veya bunlara uyulma­sında bir sakınca yoktur. Bu Makalenin Devamını Oku;
Fâtima, Ali'nin oğlu Hüseyin'i (Radıyallahu Anhüm) doğurduğu zaman Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onun kulağına ezan okuduğunu gördüm."[15] Bu Makalenin Devamını Oku;
Kabir ziyaretinin adabı şöyledir: 1- Abdestli olmak, 2- Muvakkaten de olsa dünya meşgalesini içinden atıp ahireti düşünmek ve dünyanın fani olduğunu, kısa bir zaman sonra şu kara toprağın altına gireceğini tasavvur etmek. Bu Makalenin Devamını Oku;
Genel olarak kabirleri ziyaret etmek erkekler için müstehab olup, kadınlar için caizdir. Salih kimselerin, anne, baba ve yakın akrabanın kabirlerini ziyaret etmek mendup sayılmıştır. Bu Makalenin Devamını Oku;
Bil ki, zikir, şeriatın istisna ettiği haller dışında bütün ahvalde iyidir. Zikirlerin bablarında geleceklere bir işaret olmak üzere biz burada bir kıs­mını anlatacağız. Zikrin yapılmaması gereken yerler: Bu Makalenin Devamını Oku;
Bu itibarla müslüman olmayanları zorla İslama getirmek için çalışmak fayda vermeyeceği gibi nifakın ve iki yüzlülüğün çoğalmasına sebeb olacağından fayda yerine zarar verecektir. Bu Makalenin Devamını Oku;
1- Abdestsiz namaz kılmak, 2- Kıbleden başka bir yere yönelerek namaz kılmak, (Şerh-i Fıkhı Ekber, Aliyyü'l Kaari) Bu Makalenin Devamını Oku;
Kitap ve sünneti zahirlerinden vazgeçip batın ehlinin iddia ettiği batini manalara sapmak. Kur'an ve sünnetin manası gizlidir bunu ancak üstat bilir, demek gibi. (Nesefi Akaiti /211) Bu Makalenin Devamını Oku;
İman ve küfür birbirinin zıddı iki kavramdır. İman, inanmak, tasdik etmek, kabul etmek anlamına gelirken; küfür, inkâr etmek, kabul etmemek anlamına gelir Bu Makalenin Devamını Oku;

islami sohbet

içinde bulunduğumuz ramazan ayı için de saklı olan ve son 10 gününde aramamız gerektiği işaret edilen kadir gecesi bin aydan daha hayırlı bir gun olup kimki o gece ibadetle geçirirse çok buyuk sevap lar kazanacagı ifade edilir her ne kadar ramazan  ayının son 10 gününde aramız gerektiği işaret edilmişte olsa islam alimleri !!! ramazan ayının sondan 3 gecesi olduğunu işaret ederler…

Allah cc her müslümana hayatında bir gunde olsa Bir kadır gecesının hayrını ve sevabını kazamanasını nasip eder inş.

Allah cc selamı bereketi üzerinize olsun….

Sadaka-i fıtır (fıtır sadakası) Ramazan ayının sonuna yetişen ve aslî ihtiyaçlarından başka en az nisab miktarı bir mala sâhip bulunan her müslümanın vermesi gereken vâcib bir sadakadır. Buna yalnız fıtra da denir. Bu kelime halk arasında fitre şeklini almıştır. Bu Makalenin Devamını Oku;

Müşkilin  İzah  Edilmesi:  islam

Bunun misali de Rasulullah (s.a.v.)’ın şu hadisidir: “Kıyamet günü hesabı incelenen kimse azaba uğratılır.”[38]

Hadisin sebeb-i vurudu şudur: Hz. Aişe’den rivayet edildiğine göre, Rasulullah şöyle buyurmuştur: “Kim Kıyamet Günü hesaba çekilirse azaba uğratılır.” Bunun üzerine Aişe (r.a.), “Ben Allah Teala, “Hemen kolay bir hesap ile hesabı görülecek” diye buyurmadi mı?” dedim” Rasulullah; “O hesap değil, sadece arzdır, kimin hesabı incelenirse azaba uğratılır” diye buyurdu.” [39]

islam, islami, islamisohbet, islami sohbet, islami chat, sevdasi,  dini sohbet, din sohbet, din chat,  asya sohbet, nur sohbet, Müşkilin  İzah  Edilmesi

2. SÜNNET VE CEMÂAT EHLİ’NİN KURTULUŞUNUN AÇIKLANMASI  islam   

Bu kısmın (Beşinci Kısım) bölümlerinden ikincisi, Sünnet ve Cemâat Eh­li’nin kurtuluşunun tahkiki hakkındadır.

Bu kitabın Birinci Kısmı’nda, Allah’ın salât ve selâmı ona olsun Nebî’nin, ümmetinin kendisinden sonra yetmişüç fırkaya ayrılacağını söylediğini; bunlardan birinin kurtuluşa ereceğini bildirdiğini ve kurtuluşa eren fırka­nın kimliği ve özellikleri sorulunca da, kendisinin ve ashabının üzerinde bu­lunduğu yolda olan kimseler olduğuna işaret ettiğini belirtmiştik. Bugün, Ümmet’in fırkaları içinde, Allah onlardan razı olsun sahabenin yürüdüğü yola uygun olarak, Râfiza, Kaderiyye, Havâric, Cehmiyye, Neccâriyye, Müşebbihe, Gulâtve Hulûliyye’nin değil, Ümmet’in fakîhleri ye Sıfâtıyye kelâmcılarından oluşan Ehl-i Sünnet ve’1-Cemâat’tan başkasını göremiyoruz.

Kaderiyye’ye gelince., reisleri en-Nazzâm, sahabenin pekçoğuna saldırıp dururken, onlar, nasıl olur da sahabeye uyanlar sınıfına girebilirler? Nite­kim en-Nazzâm, İbn Mes’ûd’un doğruluğunu inkâr etmiş ve onu, Allah’ın sa­lât ve selâmı ona olsun Nebî’den rivayet ettiği, “Saîd, anasının karnında sa­îd olan; şakî de anasının karnında şakı olandır” hadîsi ile ayın ikiye bölünmesi hakkındaki rivayetinden dolayı sapıklıkla ithain efaniştir. Bu, onun, selâm olsun Nebî’nin mucizelerini inkâr edişinden başka nedir ki?! Yi­ne o, Allah ondan razı olsun Ömer’e, şarap içene seksen değnek vurdurmasından ve Nasr b. el-Haccâc’ı, Medîneli kadınların onun yüzünden düşecekleri fitneden korktuğu için sürmesinden dolayı hücum etmiştir. Bu da onun, haram bölgelere (Mekke-Medîne) olan düşkünlüğünün ne derece olduğu­nu göstermekten başka nedir ki?! Yine o, Allah ondan razı olsun Ali’nin, çocukların câriye olan anneleri (ummu’l-veled) hakkındaki fetvası ile, “Ben, onların satılabilecekleri görüşündeyim” sözüne saldırmış ve onun hakkında, “Kendi görüşüne göre hüküm verecek de kimmiş!” diye çıkışmıştır. O, Allah ondan razı olsun Osman’ı da, malın eşit olarak dede, anne ve kızkardeş arasında taksim edilmesi ile ilgili olarak “el-Harkâ’“ görüşünden dolayı kına­mıştır:

Ebû Hureyre’yi de. Kaderivve mezhebinin aksine pekcok hadîs riva­yet ettiği için yalancılıkla suçlamıştır. Sahabeden herhangi birinin ictihad yoluyla fetva vermesine saldırmış ve demiştir ki:

“Onlar bu işi şu iki sebep­ten dolayı yapmışlardır. Ya bu işi yapmanın kendilerine helâl olmadığını bilmemektedirler, ya da kendilerine nisbet edilen mezheplerin kurucuları ve önderleri olmak istemişlerdir.” Böylece o, sahabenin seçilmişlerini bilgi­sizlik veya nifakla suçlamıştır. Ona göre, “Din hükümlerini bilmeyen kâfir­dir; delilsiz olarak aksi hususta inad eden de münafık-kâfir veya fâsık-fâcirdir ve bunların her ikisi de temelli cehennemde kalacaktır.” Böylece o, bu iddiasıyla, sahabenin önderlerine temelli cehennemi gerekli görmüştür; oysa kendisi, oraya daha layıktır. Sonra sahabenin icmâmı da reddetmiş ve onu, bir delil olarak görmemiştir. Ümmet’in, sapıklık üzerinde birleşebilece­ğini de caiz görmüştür. [715] Bu durumda kendi görüşü onlarınkine zıt olduğun­dan, onların tamamına karşı çıkmayı gerekli gören biri, nasıl olur da saha­benin yolunda, onlara uyuyor olabilir?!

Onların reislerinden Vâsıl b. Atâ’ el-Gazzâl da, Ali ve iki oğlunun, İbn Abbâs’ın, Talha, ez-Zubeyr, Âişe ve her iki takımdan Cemel harbine katı­lanların adaletinden şüphe ediyor ve diyordu ki:

“Eğer Ali ve Talha, benim önümde bir demet sebze için şahitlikte bulunsalardı, şahitlikleri ile hüküm vermezdim; çünkü biliyorum ki, onlardan biri fâsıktır, ama hangisinin fâsık olduğunu bilmiyorum.” Buna göre, Ali ve ona uyanların, temelli cehennem­de kalacak fâsıklar olması caizdir. Aynı şekilde Cemel’e katılmış olan öteki takımın da cehennemde temelli kalması caizdir. Böylece o, salât ve selâm olsun Nebi, Ali, Talha ve ez-Zubeyr’in cennete gireceklerine şahitlik etmiş olmasına, Rıdvan bey’atında bulunmalarına ve Rıdvan bey’atına katılanla­rın tamamı hakkında Yüce Allah, Allah’a inananlardan, ağaç altında sana baş eğerek el verirlerken and olsun ki hoşnud olmuştur. Gönüllerinde olanı da bilmiş, onlara güvenlik ver’miş, onlara yakın bir zafer bahsetmiştir” [716]  buyurmasına rağmen bu üçünün adaletlerinden şüpheye düşmüştür.

‘Amr b. ‘Ubeyd de, Cemel’e katılan iki taraf hakkında Vâsıl’ın dediklerini diyor ve her iki takımın ikisinin de kesinlikle fâsık olduğunu söyleyerek ondan ileri gidiyordu. Şöyle ki Vâsıl, her iki takımdan yalnız birinin kesinlikle fâsık olduğunu söylemiş ve onlardan biri Ali’nin, öteki de Cemel ashabından olan iki kişinin şahitlikleri ile hüküm vermemiş; fakat Ali’nin ashabından iki kişinin şahitliği ile, Cemel ashabından iki kişinin şahitliğini kabul et­miştir. Oysa ‘Amrla. Ubeyd demiştir ki:

”Ben onlardan bir topluluğun şahitligini kabul etmeni. Bu topluluk ister bu iki takımın birinden olsun, isterse bir kısmı Ali’nin partisinden, öteki kısımda Cemel partisinden olsun farketrmez…” Böylece her iki takımın topluca fâsık olduğuna inanmıştır.

Onun bu anlayışına göre, Ali ve iki oğlu, İbn Abbâs, ‘Ammâr, Ebû Eyyûb el-Ensârî ve şahitliğini, Allah’ın salât ve selâmı ona olsun Allah’ın Resulü’nün iki âdil adamın şahitliğine eşit kıldığı Huzeyme b. Sabit el-Ensârî, Ali ashabından geriye kalanlarla birlikte, Talha, ez-Zubeyr, Aişe ve Cemel’e katılan öteki şahısların toptan temelli cehennemlik fâsık olmaları gerek­mektedir. Onların aralarında binlerce sahabi bulunmakta idi. Nitekim Ali’nin yanında Bedr’e katılan yirmibeş ashâb, Uhud’a katılanlardan çoğu. Ensâr’dan altıyüz kişi ve ilk Muhacirlerden bir topluluk vardı.

Ebû’l-Huzevl. el-Câhız ve Kaderiyye’nin çoğunluğu, bu konuda, Vâsıl b. Bu durumda sahabenin çoğunluğunu fâsıklıkla itham eden ve onları ce­hennemlik olarak gören birine nasıl olur da, “Sahabeye uymuştur” denebi­lir? Onların şahitliklerini kabul edilir olarak görmeyen biri, rivayetlerini nasıl kabul edebilir? Rivayetlerini reddeden ve şahitliklerini kabul etmeyen kimse, onların yolundan ve onlara uymaktan çıkmış olur. Onlara, bu konu­larda, Ehl-i Sünnet ve’1-Cemâat gibi, ancak onların rivayetleri ile amel eden, şahitliklerini kabul edenler uyabilir.

Havâric’e gelince., onlar, Ali ve iki oğlunu, İbn Abbâs’ı ve Ebû Eyyûb el-Ensârî’yi küfürle suçlamışlardır. Ayrıca Osman, Aişe, Talha ve ez-Zubeyr’i de tekfir etmişlerdir. Onlar, tahkîm’den sonra Ali ve Muâvive’den ayrılma­yan herkesi de küfürle suçlamışlardır. Ümmet’ten günah işleyen herkesi de tekfir etmişlerdir. Sahabenin çoğunun kâfir olduğunu söyleyen, sahabenin yolunda olamaz.

Sebeiyye, Beyâniyye, Muğîriyye, Mansûriyye, Cenâhıyye, Hattâbiyye ve Hulûliyye’nin diğer kolları gibi, Râfızîlerin Gulât’ına gelince., onların İslâm fırkaları dışına çıkışlarını açıklamış ve puta tapanlardan veya Hıristiyanlar’dan hulûliyye mensupları gibi sayılacaklarını belirtmiştik. Sahabe, ne puta tapanlar, ne Hıristiyan’lar ve ne de öteki kâfirler için bir örnek ve bir modeldir.

Zeydiyye’ye gelince.. Zeydiyye’den Cârûdiyye, Ebû Bekr, Ömer, Osman ve sahabenin çoğunu küfürle suçlar. Böylece onların çoğunu tekfir eden, on­lara uyamaz. Yine Zeydiyye’den Suleymâniyye ve Butriyye, Osman’ı veya bu hususta çekimser olanları tekfir eder ve ona yardım edenleri fâsıklıkla suçlar ve Cemel ashabının çoğunu kâfirlikle itham eder.

Onlardan İmâmiyye’ye gelince., onlar Ali, iki oğlu ve onüç kadarı dışında sahabenin çoğunluğunun, Allah’ın salât ve selâmı ona olsun Nebî’den sonra dinden çıktıklarını iddia etmişlerdir. Onlardan Kâmiliyye, Ali’nin de dinden çıktığını ve onlarla savaşı durdurduğu için küfre girdiğini iddia etmiştir. Böylece sahabenin küfre girdiğini ileri süren biri, nasıl olur da sahabenin yolunda olabilir?

Bu sebeplerden deriz ki:

Râfıza, Havâric, Kaderiyye, Cehmiyye, Neccâriyye, Bekriyye ve Dırâriyye nasıl olur da sahabeye muvafık olabilirler? Çünkü onların hepsi de, haberler ve hadîslerin nakledicileri olan Hadîs Ashâbı’nı, târih ve siyer râyilerini tekfir ettiklerinden ve sahabenin işlerini zapteden ve fikıhın fürûunu sahabenin fetvalarına dayanarak kıyas yoluyla elde eden Ümmet’in fakîhlerini küfürle suçladıklarından dolayı, hadîs, siyer ye tarih rivayetlerini kabulden kaçındıkları için, şerîatin hükümleri ile ilgili olarak, sahabeden rivayet edilen hiçbirşeyi kabul etmemektedirler.

Allah’ın hamd ve kudreti ile, ne Haricîler, ne Ravâfız, ne Cehmiyye, ne Kaderiyye, ne Mücessime, ne de öteki sapık fırka mensupları arasında, ne bir fıkıh ve hadîs imamı, ne bir dil ve edebiyat imamı, ne sağlam bir meğâzî siyer ve târih râvisi, ne bir vaaz ve nasihat imamı ve ne de te’vîl ve tefsîr imamı mevcut olmuştur. [717] İster genel, ister ihtisas şeklinde olsun bu ilimle­rin imamları, ancak Sünnet ve Cemâat Ehli içinden çıkmıştır. Sapık fırka­lar mensupları, sahabeden, hükümleri ve hayatları hakkında gelen rivayet­leri reddettikleri takdirde, onları şahit olarak görmedikleri ve onlardan gelen rivayetleri kabul etmedikleri sürece, onların, sahabeye uymaları mümkün değildir.

Bundan da açıkça görülmektedir ki, sahabeye uyanlar, onların hükümle­ri ve hayatları hakkında sahîh rivayetlerle doğrulanmış hususlara göre amel edenlerdir. Bu ise, bid’atçilerin değil, Ehl-i Sünnet’in yaşayış biçimi­dir. Anlattığımız şeylerin doğruluğu ile, Ehl-i Sünnet’in kurtuluşları, Al­lah’ın salât ve selâmı ona olsun Nebî’nin, ashabına uyanların kurtuluşa ere­cekleri yolundaki hükmüne uygun olarak tahkik edilmiş olmaktadır. Bundan dolayı Allah’a hamd olsun!..  [718]

islam, islami, islamisohbet, islami sohbet, islami chat, sevdasi,  dini sohbet, din sohbet, din chat,  asya sohbet, nur sohbet, SÜNNET VE CEMAAT EHLİNİN KURTULUŞUNUN AÇIKLANMASI, Allah’a hamd olsun, Sünnetin kurtuluşları, Al­lah’ın salat ve selamı ona olsun

islamsevdasi.com Duyuru
Sitemiz islamsevdasi.com yazar alımlarımız başlamıştır. ilgilenen kardeşlerimizin bu bildiri hakkında yorum yapma şeklinde başvuru yapmaları yeterlidir alt bölümde verilmiş KRİTERLERİN dışına çıkmadıkları surece!! ( Alt Bölümdeki Kiriterlere uygun davranış sergilemeyen yazarların yazarlıkları engellenir Makaleleri yayından kaldırılır... 1 :) Sitemiz islami site olup kesinlikle islam, aykırı Makaleler kabul edilemez... 2 :) Yazılan tüm makale ve yazıların islam hukukuna uygun Delilleri olması gerekmektedir... 1( Kur`an-ı Kerim 2 : Hz. Muhammed (s.a.v) Sünnetleri...
Aylara Göre Makale (Arşivi)
islamsevdasi Takvim
Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829