Pazarlık esnasında yemin etmek caiz değildir. Yalan yere yemin etmek ise daha büyük bir haramdır. Çünkü bu, basit bir kazanç için Allah'ın adını istismar etmek, müşteriyi kandırmaktır. Hz. Peygamberimiz (s.a.s.) kıyamet günü Allah'ın, yüzlerine bakmayacağı üç gruptan birinin; "...malı şu fiyata aldım deyip müşterinin kendisini doğruladığı ve malınısatın aldığı kimse, " Bu Makalenin Devamını Oku;
Hocam,, son zamanlarda sık sık gündeme getirilen bir konu tenasüh. "Ruhun bedenlerde dolaşarak birçok de­falar dünyaya gelmesi" inanç veya iddiasının, İslâmî esasla­ra göre durumu nedir? Bütün semavî dinlerin akîde ve esaslarına zıt düşen tenasüh fikrinin hiçbir ilmî istinadı yoktur. Tenasüh fikrini id­dia edenlerin sayısı, dünya nüfusu içerisinde istatistikî değer­lendirmelere giremiyecek kadar azdır. Bu Makalenin Devamını Oku;
Yüce Allah, akıl ve irade sahibi olarak yarattığı insanoğlunu bir takım kulluk vazifeleriyle de sorumlu kılmıştır. Sorumluluklarımızın neler olduğunu bildiren ilahi program çerçevesinde de bir din göndermiştir. İnsanın yaratılışına uygun olan dinin, onun fıtratındaki güzellikleri dünya sahnesinde ortaya çıkarıp sergilemek, bu dinin anlaşılması ve hayatın bütün alanlarına samimiyetle aktarılması amacıyla da Cenab-ı Allah, biz kullarını yalnız ve yardımsız bırakmamış; bizlere en güzel örnek olarak Peygamber Efendimizi (s.a.v.) göndermiştir. Bu Makalenin Devamını Oku;
Bilgi (ilim) için birçok tanımlar yapılmakla birlikte, İslam alimlerinin çoğuna göre ilim: “Bir şeyin hakikatini idrâk etmek” ve “mâlûm olanın, olduğu hal üzere bilinmesidir.” Bu anlayışa göre, yanlış mâlûmâta ilim (bilgi) denilemez. Bu Makalenin Devamını Oku;
Aslında bu soruyla birlikte kendimize bir çok soru daha yöneltmeli­yiz. Ahirete neden inanmamız gerektiği noktası o zaman aydınlana­cak­tır. Önce sosyal hayatımızda yaşadığımız gerçeklerden hareket ede­lim ve insanların bu dünyadaki hesaplaşmalarına bir göz atalım. Bu Makalenin Devamını Oku;