<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>islam sevdası, islam, islami, islami sohbet, islami chat &#187; Dini Sohbetler</title>
	<atom:link href="http://www.islamsevdasi.com/kategori/dini-sohbetler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamsevdasi.com</link>
	<description>islamsevdasi.com islam, islami, islami sohbet, ve islami chat, gibi dini sohbetin yaşandığı tek adres.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 20:52:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Yer Yüzünde iki Millet vardır</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/yer-yuzunde-iki-millet-vardir.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/yer-yuzunde-iki-millet-vardir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 17:33:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Cuma]]></category>
		<category><![CDATA[hac]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[lailaheillallah]]></category>
		<category><![CDATA[muhammeden rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[zekat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=8597</guid>
		<description><![CDATA[s.a oncelıkle hayırlı cumalar dilerim Allah cc islam kardeşlerimize. Yer yüzünde iki millet vardır birisi hak olan Allah c.c yolu diğeri ise Kovulmuş şeytanın yolu olan batıl ( tagut ) kimki şeytan ve yandaaşlarını dost edınırse bilsınkı KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR&#8230; kimki ALLAH c.c onun emir ve yasaklarını beyan eden kurani kerim ve kurani kerimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>s.a oncelıkle hayırlı cumalar dilerim Allah cc <a title="islam, islami" href="http://www.islamsevdasi.com">islam</a> kardeşlerimize.</strong></p>
<p><strong>Yer yüzünde iki millet vardır birisi hak olan Allah c.c yolu diğeri ise Kovulmuş şeytanın yolu olan batıl ( tagut ) kimki şeytan ve yandaaşlarını dost edınırse bilsınkı KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR&#8230; kimki ALLAH c.c onun emir ve yasaklarını beyan eden kurani kerim ve kurani kerimi tebliğ etmesi için gönderilen rasulu Son peygamber Hz muhammed (s.a.v) dost edınırse yıne bilsınkı KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR&#8230; unutmayalımkı islam kardeşlerim namaz, hac, zekat ve oruc Müslüma nasıl  farzsa Bunları yapabilmek için once bizi yokdan var eden rabbımız olan Allah c.c yaptığımız ilk akit LAİLAHEİLLALLAH MUHAMMEDEN RASULULLAH bu iki kelimenın biz kullarının soylerken Allah cc nasıl bir söz verdiğimizi ıyı ogrenip hayatımız ve butun yaşantımızda uygulamamız gereklidir&#8230; onun içindirki Biz islam ümmetinin devamı olan bir topulumuz ve inancımız islam !!! Tevhidi emreder herşeyden önce Allahın yasaklarını yasak helallerini helal yaşamalıyız&#8230; Hırıstıyanların Düştüğü konuma düşmemeliki rabbimiz olan tek ezeli ebedi doğmamış doğurmamış yaratılmamış olan rabbımıze ortaklar koşmayalım !!!!!  Onlar Allah&#8217;ı bırakıp hahamları, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih&#8217;i rableri olarak kabul ettiler. Oysa, tek tanrıdan başkasına ibadet etmemekle emr olunmuşlardı. Ondan başka tanrı yoktur. Allah koştukları eşlerden münezzehtir.&#8221; (Tevbe, 31)</strong></p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: medium;">&#8220;Hayır, Rabbin&#8217;e andolsun ki, aralarında geçen meselelerde senin hükmüne başvurmadıkça sonra da verdiğin hükme içlerinde bir şüphe olmaksızın tam bir teslimiyetle razı olmadıkça iman etmiş olmazlar.&#8221; </span><span style="font-family: Arial; color: #800000; font-size: medium;">(Nisa Sûresi, 4/65)</span></strong></p>
<p align="left"> </p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: medium;">&#8220;Eğer orada Allah&#8217;tan başka tanrılar olsaydı mutlaka bozgunculuk olurdu.&#8221; </span><span style="font-family: Arial; color: #800000; font-size: medium;">(Enbiya Süresi, 21/22)</span></strong></p>
<p align="left"><strong><span style="font-family: Arial; color: #800000; font-size: medium;">Cumanız mubarek olsun kardeşlerim ( Mümin müminin kardeşidir )</span></strong></p>
<p align="left"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/yer-yuzunde-iki-millet-vardir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adil Yönetici</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/adil-yonetici.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/adil-yonetici.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 12:28:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Adil]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[devlet reisi]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan-ı Basrî]]></category>
		<category><![CDATA[hesap günü]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Dâvud (a.s.)]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[İTAAT]]></category>
		<category><![CDATA[yonetici]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=8550</guid>
		<description><![CDATA[Adalet sahibi, adaletin hükmünü yerine getiren, yönetimin hangi kademesinde olursa olsun, yönetimindekileri adalet sınırları içinde sevk ve idare eden, her türlü hak ve ödevlerini insaf ölçülerine]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adalet sahibi, adaletin hükmünü yerine getiren, yönetimin hangi kademesinde olursa olsun, yönetimindekileri adalet sınırları içinde sevk ve idare eden, her türlü hak ve ödevlerini insaf ölçülerine uygun bir tarzda tatbik eden, kısacası; adalet sıfatı ile nitelenmeyi hak eden yönetici.</p>
<p>Âdil yönetici; Kur&#8217;an ve hadîslerde ifade edildiği gibi, kanun karşısında bütün vatandaşların eşit muamele görmesini sağlar. Vatandaşlara farklı muamele etmez. Cenâb-ı Allah, Hz. Dâvud (a.s.)&#8217;a şöyle hitab eder:</p>
<p>&#8220;Ey Dâvud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında hak ve adaletle hükmet. Hevâ ve hevesine uyma, yoksa bu seni, Allah&#8217;ın yolundan saptırır. Doğrusu, Allah&#8217;ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır.&#8221; (Sâd, 38/28)</p>
<p>Cenâb-ı Allah&#8217;ın Resulü Muhammed (s.a.s.)&#8217;e hitâbı da şöyledir:</p>
<p>&#8220;Emr olunduğun gibi dosdoğru ol; onların heveslerine uyma ve şöyle de: Allah&#8217;ın indirdiği Kitâb&#8217;a* inandım ve aranızda adaletle hükmetmekle emr olundum.&#8221; (eş-Şûra, 42/15)</p>
<p>Mevdûdî der ki: &#8220;Ben, tarafsız bir şekilde, adalet müessesesini yeryüzüne yerleştirmeye memur oldum. Benim işim, bir kimse hakkında, herhangi bir meselede taraf tutmak, yahut herhangi bir sebeple başka bir şahsın aleyhinde hüküm vermek değildir. Benim nazarımda bütün insanlar eşittir. Adalet ve insafın gereği de budur. Haklı olan, ne olursa olsun haklıdır. Haksız olan da, kim olursa olsun mutlaka haksızdır. Benim dinimde, hak ve adalet hususunda kimsenin imtiyazı olamaz. Bizden olsa da olmasa da&#8230;&#8221; (Mevdûdî, Hilafet ve Saltanat, Terc. Prof. Ali Genceli, İstanbul 1980, 68).</p>
<p>Çünkü Rabbimiz biz inananlara:</p>
<p>&#8220;Ey inananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahidler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz, sizi adaletsizliğe sürüklemesin, adil olun; bu, Allah&#8217;a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah&#8217;tan sakının, doğrusu Allah, işlediklerinizden haberdardır. &#8221; (el-Mâide, 5/8) buyurur.</p>
<p>Âdil yönetici nazarında, bütün vatandaşlar; renk, soy-sop, dil, memleket ve ülke farkı olmaksızın, hukuk bakımından birbirine eşittir. Herhangi bir ferdin, bir zümrenin, bir sınıfın; herhangi bir soyun veya hanedanın, her ne suretle olursa olsun, hiçbir şekilde imtiyazı, farklı durumu yoktur. Kişisel özellikleri ve nitelikleri bakımından da bir kimse, hukuk karşısında, başkasından alt veya üst durumunda olamaz. Allah:</p>
<p>&#8220;Ey iman edenler! Biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kabilelere ve oymaklara ayırdık. Şüphesiz ki sizin Allah&#8217;a göre en makbul olanınız, Allah&#8217;tan en çok sakınanızdır. Allah bilendir, haberdardır.&#8221; buyurur. (el-Hucurât, 49/13)</p>
<p>Âdil bir yönetici olarak Resulullah (s.a.s.) da hayatı boyunca bu prensipten taviz vermemiştir. Nitekim günün birinde, Mahzumoğulları kabilesinden, hırsızlık eden kadına ceza verilmemesi için, Kureyşliler Peygamber (s.a.s.)&#8217;e Üsâme b. Zeyd&#8217;i aracı olarak gönderirler. Üsâme, ricasını dile getirince, Resulullah (s.a.s.):</p>
<p>&#8220;Allah&#8217;ın hadleri*nden (ceza) birisinin terkedilmesine aracı mı oluyorsun&#8221; dedi. Ve ayağa kalkarak şöyle hitab etti:</p>
<p>&#8220;Sizden öncekilerin helâk olmalarının sebebi, aralarından soylu, kuvvetli kimseler çaldıklarında, onlara ceza uygulamamaları, zayıf biri çaldığında ise ona hemen haddi uygulamalarıydı. Allah&#8217;a yemin ederim ki, Muhammed&#8217;in kızı Fâtıma çalmış olsaydı elini keserdim &#8221; (Buhârî, Hudûd 12: Müslim, Hudûd, 8-9).</p>
<p>Yine hayatının sonlarına doğru Resulullah (s.a.s.) bir toplantıda:</p>
<p>&#8220;Ey insanlar! Sizlerin benim üzerimde hakları*nız olabilir. Eğer ben bir kimsenin sırtına kırbaçla vurdumsa, o da gelsin benim sırtımda kısas* yapsın. Eğer ben bir kimsenin itibarını kıracak bir harekette bulundumsa işte benim itibarım, intikamını alsın. Eğer ben bir kimsenin malını aldımsa, işte benim malım, gelsin alsın ve onun üzerinde sıkı pazarlık etmekten korkmasın. Çünkü pazarlık âdetim değildir. Belki benim için en aziz olan, bende hakkı olup da hakkını alan yahut beni affeden kimsedir. Bu suretle ben Rabbimin huzuruna müsterih olarak çıkarım.&#8221; Bir adam kalktı Peygamber&#8217;in kendisinden bir miktar ödünç para aldığını söyledi. Derhal bu para kendisine verildi. (İbnü&#8217;l-Esîr, el-Kâmil, II, 241)</p>
<p>İslâm dininde âdil yönetici; Allah&#8217;a inanır, yaptıklarından veya yapmakla mükellef olduklarından, öncelikle Allah&#8217;a karşı sorumlu olduğunun bilincindedir. Rabbi ile karşılaşacağına ve dünyada iken yaptıklarından sorguya çekileceğine iman eder, kötü akibetten sakınır. Resulullah&#8217;ın:</p>
<p>&#8220;Her biriniz birer çobansınız ve yönetiminizde bulunanlardan sorumlusunuz. İmam (devlet reisi) çobandır ve yönettiği kimselerden sorumludur. Erkek evinin çobanıdır ve eli altındakilerden sorumludur. Kadın, kocasının evinin çobanı (muhafızı)dır ve ondan sorumludur. Hizmetçi, efendisine ait malın çobanıdır ve ondan sorumludur. &#8221; (Buhârî, Cuma, 44; Ahmed b. Hanbel, II, 108) sözünü aklından çıkarmaz.</p>
<p>O halde; Müslümanların, Allah&#8217;a imanı olmayan, kalbinde Allah korkusu duymayan bir kimseyi devlet başkanlığı gibi bir mevkiye getirmeleri emanet*e ihanet olur. Kur&#8217;an-ı Mübîn&#8217;de şöyle buyrulmaktadır:</p>
<p>&#8220;Hiç şüphesiz ki Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.&#8221; (en-Nisa, 4/58)</p>
<p>Burada Müslümanlar, İsrailoğullarının * düştüğü hatalara düşmemeleri için uyarılıyorlar. Onların düştükleri en büyük hata, dejenere oluşları sürecinde yetkiyi hep beceriksiz, ehil olmayanlara vermeleriydi. Sorumluluk isteyen dinî ve siyasî liderlikleri, ehil olmayan, ahlâksız, şerefsiz ve adaletsiz kişilere vermeye başlamaları sonucu, tüm toplum yapısı çöktü. Müslümanlara bu konuda dikkatli olmaları ve sorumluluk isteyen yetkileri ehil, sorumluluğunun idrakinde ve ahlâklı kişilere vermeleri emrediliyor. (Mevdûdî, &#8220;Tefhîm&#8221;, I, 329)</p>
<p>Âdil yöneticinin Allah katında üstün bir derecesi, kullar arasında da saygıdeğer bir makamı vardır. Rasûlullah (s.a.s.):</p>
<p>&#8220;Kıyamet günü, insanların Allah&#8217;a en sevgilisi ve meclis bakımından en yakını adil imam (devlet reisi), Allah&#8217;ın en sevmediği ve meclis bakımından en uzağı zalim imamdır.&#8221; buyurur. (Tirmizî, Ahkâm, 4)</p>
<p>Başka bir hadiste &#8220;Üç sınıf insan vardır ki, duası Allah katında reddolunmaz: Âdil devlet reisi, iftar edinceye kadar oruçlu ve mazlumun duasıdır.&#8221; der. (İbn Mâce, Oruç, 48)</p>
<p>Diğer bir rivayette, Allah elçisi; adil yöneticiye itaati şöyle dile getirir:</p>
<p>&#8220;Her kim bana itaat ederse, şüphesiz Allah&#8217;a itaat etmiş olur ve her kim bana isyan ederse, Allah&#8217;a isyan etmiş olur. Her kim imama (devlet reisi) itaat ederse şüphesiz bana itaat etmiş olur ve her kim imama isyan ederse bana isyan etmiş olur. &#8221; (Buhârî, Ahkâm. I; İbn Mâce, Cihad, 39)</p>
<p>Bu hadisten, devlet reisine ne kadar önem verildiği, âdetâ ona itaatın Allah&#8217;a itaat, ona isyanın da Allah&#8217;a isyan demek olduğu anlaşılmaktadır. Rabbimiz, ezelî Kelâm&#8217;ında; kendisine ve Resulüne itaattan sonra mümin yöneticiye itaatı emrediyor:</p>
<p>&#8220;Ey inananlar! Allah&#8217;a itaat edin, Peygamber&#8217;e ve sizden olan buyruk sahiplerine (yöneticilere) itaat edin. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz -Allah&#8217;a ve ahiret gününe inanıyorsanız- onun çözümünü Allah&#8217;a ve Peygamber&#8217;e bırakın. Bu, hayırlı ve netice itibariyle daha güzeldir.&#8221; (en-Nisa, 4/59)</p>
<p>Ancak bir Müslüman, her şeyden önce Allah&#8217;ın kuludur, diğer bütün özellikleri bu niteliğinden sonra gelir. Bu nedenle bir fert veya toplum olarak bütün müslümanlar, öncelikle Allah&#8217;a bağlıdırlar, diğer tüm bağlar, bu bağa boyun eğmek zorundadır. Çünkü tüm insanlar Allah&#8217;a verdikleri söze sadık kalmak zorundadırlar. Başka birine bağlılık ve itaat ancak Allah&#8217;a itaatı engellemeyecekse kabul edilir. (Mevdûdî, Tefhim, I, 329)</p>
<p>Yukarda geçen ayetten de anlaşılacağı gibi, inananları yönetecek kimsenin adil sayılabilmesi için, onun müminlerden olması şarttır. Aksi halde müminlerin isteyerek ona itaat etmeleri söz konusu değildir.</p>
<p>Meselâ:</p>
<p>Hasan-ı Basrî, Ömer ibn Abdülaziz&#8217;e yazdığı mektubunda, adil yöneticinin niteliklerini şöyle sıralar:</p>
<p>&#8220;Ey müminlerin emîri! Bil ki Allah, adil imamı; haktan her sapanı düzeltici, her zalimi doğrultucu, her bozuğu islâh edici, her zayıfa güç, her mazluma hakkını veren ve her şaşkına sığınak kılmıştır.</p>
<p>Ey müminlerin emîri! Âdil imam; develerine karşı şefkatli bir çoban ve onlara en iyi otlağı arayan bir dost gibidir. Onları tehlikeli otlaklardan uzaklaştırır, yırtıcı hayvanlardan korur, sıcak ve soğuğun eziyetinden muhafaza eder.</p>
<p>Ey müminlerin emîri! Âdil imam; çocuklarına karşı şefkatli bir baba gibidir. Küçükken onlar için didinir, büyüdüklerinde eğitimleriyle uğraşır, hayatta iken onlar için kazanır, ölümünden sonrasına da onlar için mal biriktirir.</p>
<p>Ey müminlerin emîri! Ädil imam; çocuğuna karşı merhametli, yufka yürekli bir ana gibidir. Onu meşakkatle taşır, meşakkatle doğurur. Çocukken terbiye eder. Uyandığında o da uyanır, huzuru ile huzur bulur. Emzirir sonra sütten keser. Sağlığına sevinir, şikâyetinden kederlenir.</p>
<p>Ey müminlerin emîri! Âdil imam; yetimlerin vâsisidir, miskinlerin koruyucusudur. Küçükleri terbiye eder, büyüklerinin geçimini sağlar.</p>
<p>Ey müminlerin emîri! Âdil imam; organlar içinde kalp gibidir. Onun sağlıklı olmasıyla diğer organlar sıhhat bulur, bozulmasıyla da bozulur.</p>
<p>Ey müminlerin emîri! Âdil imam; kullarla Allah arasında köprüdür. Allah kelâmını işitir ve onlara dinletir, Allah&#8217;ın emirlerini gözetler ve onlara gösterir, Allah&#8217;a boyun eğer onlara da boyun eğdirir. Ey müminlerin emîri! Allah&#8217;ın sana emanet ettiği mülkte; efendisi kendisine güvenip muhafaza etsin diye emanet ettiği malını heba eden, ev halkını dağıtıp perişan eden, onları fakirleştiren köle gibi olma!</p>
<p>Ey müminlerin emîri! Bil ki, Allah, yasakları; insanları ahlâksızlıklardan, kötülüklerden sakındırmak için indirmiştir. Onları, uygulamakla görevli olan çiğnerse durum nasıl olur?</p>
<p>Şüphesiz Allah, &#8220;kısas&#8221;ı, kulları için bir hayat olarak indirmiştir. Onlara kısası uygulayacak olan, onları öldürürse nice olur?</p>
<p>Ey müminlerin emîri! Ölümü ve ölümden sonraki hayatı, ölüm anında taraftarlarının ve ona karşı yardımcılarının azlığını düşün. Onun için ve ondan sonraki büyük korku günü için azık edin.</p>
<p>Bil ki ey müminlerin emîri! Şu anda bulunduğun meskeninden başka bir meskenin var, orada ikametin çok uzun sürecektir. Sevdiklerin senden ayrılacaklar ve seni onun dibinde yapayalnız bırakacaklar. O halde, kişinin; kardeşinden, ana-babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı o gün için sana yarayacak azık edin.</p>
<p>Ey müminlerin emîri! Düşün, kabirdekilerin, diriltilip dışarı atıldığı, kalblerde ve gönüllerde olanların ortaya konduğu günü, ki o gün tüm sırlar açığa çıkarılmış ve kitap &#8220;küçükbüyük&#8221; hiçbir şeyi bırakmadan kapsamıştır.</p>
<p>Bugünkü kudretine değil yarınki kudretine bak! O gün sen ölüm kemendiyle esir edilmiş olarak, yüzlerin &#8220;Hayy ve Kayyûm &#8221; olan Allah&#8217;a boyun eğdiği bir sırada, melekler, nebîler ve resullerden müteşekkil bir topluluğun arasında bulundurulacaksın.</p>
<p>Ey müminlerin emîri! Bu öğüdümle her ne kadar benden önceki akıl sahiplerinin ulaştığı dereceye ulaşamazsam da hiçbir nasihati esirgemedim. Bu mektubumu; sevdiği kimseyi sağlığına kavuşturmak istediği için ona acı ilâçlar içiren bir doktor telâkki et. Allah&#8217;ın selâmı, rahmet ve bereketi üzerine olsun ey müminlerin emîri!&#8221; (Muhammed İbn Abdü Rabbihi, el Ikdü&#8217;l-Ferîd, I-, 25)</p>
<p>Halid ERBOĞA</p>
<p>islami sohbet,adaletli yöneticinin nitelikleri,adil yöneticilik</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/adil-yonetici.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslamda Kazancın (Kesbin) Önemi</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/islamda-kazancin-kesbin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/islamda-kazancin-kesbin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Nov 2011 17:03:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[geçim]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[gururlanmak]]></category>
		<category><![CDATA[Helal]]></category>
		<category><![CDATA[islamda kazanç]]></category>
		<category><![CDATA[nimetlenmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=8020</guid>
		<description><![CDATA[İslamda kazanç (geçim sağlama) alanına atılmak, aslında ilim gibi bütün müslümanlar için pek önemli bir görevdir. Bir hadis-i şerifde şöyle buyurulmuştur:
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>70- İslamda kazanç (geçim sağlama) alanına atılmak, aslında ilim gibi bütün müslümanlar için pek önemli bir görevdir. Bir hadis-i şerifde şöyle buyurulmuştur:<br />
&#8220;Çalışarak kazanç sağlama yollarını aramak, müslüman olan her erkek ve kadın için bir farzdır.&#8221;<br />
Çünkü her müslüman, yükümlü olduğu görevleri kazanç sayesinde yerine getirebilir. Bu görevlerin yapılması kuvvet ve sağlığa bağlıdır. Kuvvet ile sağlık da gıdaya ve diğer ihtiyaçlara bağlıdır. Bunlar da ancak kazançla sağlanabilirler. Onun için kazanç alanına atılmak önemli bir görevdir, bir farzdır. Şöyle ki:<br />
71- Herhangi bir müslüman kendi nefsini ve geçimleri üzerine gerekli olan kimseleri geçindirmeye ve borçlarını ödemeye yetecek kadar helaldan kazanmakla yükümlüdür, bu bir farzdır. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur:<br />
&#8220;Her müslüman üzerine helali aramak vacibdir.&#8221;<br />
72- Fakirlere yardım, düşkünlere iyilik etmek için yetecek mikdardan fazla kazanç sağlamak memduhtur (iyidir). Böyle bir kazanç nafile ibadetten daha faziletlidir. Çünkü bunun yararı başkalarına dokunur.<br />
73- Geniş bir dirliğe ermek ve fazla nimetlenmek için daha fazla kazanç sağlamak mubahtır. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur:<br />
&#8220;Salih (iyi ve dürüst) insan için, yararlı mal ne güzeldir.&#8221;<br />
74- İnsanlara karşı büyüklenmek ve övünüp gururlanmak için yapılan kazançlar haramdır. Helal yoldan kazanılmış olması fark etmez. İnsanlara karşı serveti ve mevkii ile çalım satan kimseler ahirette Yüce Allah&#8217;ın gazabına uğrayacaklardır.<br />
islam ilmihali Ömer Nasuhi Bilmen<br />
islamda kazanç sağlama,dinde geçim sağlamak</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/islamda-kazancin-kesbin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çeşitli Kazanç Yollarının Üstünlük Dereceleri</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cesitli-kazanc-yollarinin-ustunluk-dereceleri.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cesitli-kazanc-yollarinin-ustunluk-dereceleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Nov 2011 16:55:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[cihad]]></category>
		<category><![CDATA[dilenme]]></category>
		<category><![CDATA[fakir]]></category>
		<category><![CDATA[farz]]></category>
		<category><![CDATA[fazilet]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[kazanç]]></category>
		<category><![CDATA[önem]]></category>
		<category><![CDATA[rızk]]></category>
		<category><![CDATA[ziraa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=8018</guid>
		<description><![CDATA[Çeşitli kazanç yolları vardır. Bunlardan en faziletlisi, cihad yoludur. Sonra sırası ile ticaret, ziraat ve san'attır. Bazılarına göre, ziraat ticaretten daha faziletlidir. Şöyle ki]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>75- Çeşitli kazanç yolları vardır. Bunlardan en faziletlisi, cihad yoludur. Sonra sırası ile ticaret, ziraat ve san&#8217;attır. Bazılarına göre, ziraat ticaretten daha faziletlidir. Şöyle ki:<br />
76- Müslümanlar için gerektiğinde cihada koşmak, İslamiyeti yüceltmek, İslam yurdunu ve varlığını korumaya çalışmak farzdır. Bu farz duruma göre genişler. Eli silah tutan müslümanların bir kısmına ve yetişmezse hepsine yönelen bir farz olur. Bu uğurda düşman ile çarpışan ve düşmanı sindiren İslam mücahidleri gazi ve ölenler de şehidlik rütbesini kazanırlar.<br />
Şehidlere ölü denilmesi doğru değildir. Onlar ebedî bir hayata sahibdirler. Onlar Yüce Allah&#8217;ın manevî huzurunda rızıklanır dururlar. Onun için şehidlik büyük bir rütbedir.<br />
İşte bu cihad sonunda müslümanların galip gelerek mal elde etmeleri, en faziletli bir kazançtır. Çünkü bu sayede İslam üstün kılınmış olarak maddeye de sahib olunur. Bu mallar İslam devlet başkanı tarafından bir ölçü içerisinde mücahidlere bölünür. Bu malları mücahidlerin kendilerinin almaları, karışıklığa sebeb olacağı, diğer mücahidlerle hazinenin haklarına aykırı düşeceği için helal değildir.<br />
77- İslamda ticaret de pek önemli bir kazanç yoludur. Çünkü ticaret cemiyetlerin yükselmesine ve mutluluğuna sebebdir. Bir hadis-i şerifde:<br />
&#8220;Rızkın onda dokuzu ticarettedir.&#8221; buyurulmuştur.<br />
Diğer bir hadis-i şerifde şöyle buyurulmuştur.<br />
&#8220;Muamelesi doğru müslüman bir tacir, peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle bir arada bulunur.&#8221;<br />
78- İslamda ziraat da pek önemli bir kazanç yoludur. Bunun yararı çok geniştir. Ekincilik insanlarla beraber doğmuştur. Bununla ilk uğraşan zat, Hazret-i Adem aleyhisselam&#8217;dır. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur:<br />
&#8220;Rızkı yerin altında bulunan şeylerde arayınız.&#8221;<br />
Bu yüksek emir, hem ziraat, hem de madencilik için geçerlidir.<br />
79- İslam&#8217;da san&#8217;at da, pek geçerli bir kazanç yoludur. Birçok san&#8217;atlar vardır. Bunların bir kısmı cemiyet hayatı için gereklidir. İnsan kendine, en yararlı ve seçkin san&#8217;atlardan birini seçmelidir. Bir hadis-i şerifin anlamı şöyledir:<br />
&#8220;San&#8217;at, fakirlikten koruyan bir güvencedir.&#8221;<br />
80- İslam&#8217;da dilenme aslında bir kazanç yolu değildir. Az çok kazanabilmeye gücü yeten bir müslüman için dilenme haramdır. Müslüman yüksek bir şerefe sahib olduğu için onun ruhu dilenmeye tenezzül etmez. Ancak kazançtan tamamen aciz kalan bir kimse için dilenme gerekli olur. Böyle aciz bir kimse, dilenmeyi bırakıp açlıktan ölecek olsa, günah işlemiş olur. Çünkü kendisini tehlikeye atmış ve bir nevi intihar etmiş sayılır. Bu durumda dilenmek bir mecburiyet olduğu için zillet sayılmaz. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur:<br />
&#8220;Dilenme, kulun en son kazancıdır.&#8221;<br />
81- Bir fakir dilenemeyecek durumda olursa, halini anlayan her müslüman için ona bizzat yardım edip yedirmek veya başkasını vasıta kılmak ve böylece onun hayatını kurtarmak farz olur. Bu farz yapılmazsa, durumundan haberi olan müslümanlar günahta ortak olurlar. Şu da bilinmelidir ki, bir günlük yiyeceği olan bir fakirin dilenmesi helal değildir.<br />
islam ilmihali Ömer Nasuhi Bilmen<br />
islamisohbet,islamda kazanç yollarının dereceleri,islamda kazanç yollarının üstünlüğü,islamda ticaret yolları</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cesitli-kazanc-yollarinin-ustunluk-dereceleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Verilen sözde Durmamak</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/verilen-sozde-durmamak.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/verilen-sozde-durmamak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Nov 2011 02:44:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[ahde vefa]]></category>
		<category><![CDATA[ahdi bozma]]></category>
		<category><![CDATA[ahid]]></category>
		<category><![CDATA[aldatma]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[imtihan]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet günü]]></category>
		<category><![CDATA[Muslumanlar]]></category>
		<category><![CDATA[sadık]]></category>
		<category><![CDATA[vefasiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7984</guid>
		<description><![CDATA[Kur'an-ı Kerim, ahde vefâyı emreder Ahdi bozmayı, vefâsızlığı yasaklar. 
Hatta bazı örnekler vererek ahdi bozmayı kötüler Bazı kimselerin ahidlerini 
bozarken kendilerince gösterecekleri sebepleri de reddeder.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<pre>Ahdi Bozmak</pre>
<pre>Kur'an-ı Kerim, ahde vefâyı emreder Ahdi bozmayı, vefâsızlığı yasaklar.
Hatta bazı örnekler vererek ahdi bozmayı kötüler Bazı kimselerin ahidlerini
bozarken kendilerince gösterecekleri sebepleri de reddeder.
"İpliğini iyice eğirip katladıktan sonra söküp bozan kadın gibi olmayın
Bir ümmetin sayıca daha çok olmasından ötürü yeminlerinizi aldatma vasıtası yapıyorsunuz
Allah, onunla sizi imtihan eder Kıyamet günü, ihtilâf ettiğiniz şeyleri elbette beyan edecektir " (en-Nahl, 16/92)
Ahdini bozan kimseler azımetten yoksun ve ileri görüşten mahrumdurlar Sanki bir
kadın ipliğini iyice eğirip katladıktan sonra onu tekrar tekrar söküp dağıtmaktadır.
Bu benzetmedeki bütün ayrıntılar hakaret, hayret ve garipliklerle dolu bir anlam taşımaktadır.
Bütünüyle ahidleri bozmayı kötülemekte ve çirkin bir iş olarak ruhlara yerleştirmeye çalışmaktadır.
Şahsiyetli ve akıllı bir insanın kalkıp da bu kadına benzemesi ve onun gibi zayıf iradeli olmayı kabullenmesi düşünülemez.
Ayette, ahdi bozma durumunda olan devletler de kınanmaktadır.
Bir devlet bir veya birkaç devletle andlaşmalar imzalar, sonra da güçlü ve nüfuzlu devletlerin diğer
saflarda yer aldığını ileri sürerek andlaşmalarını bozar ve bunda devletin çıkarının söz konusu olduğunu iddia ederse,
islâm bu sebepleri kabul etmez ve mutlak şekilde ahde vefâ gösterilmesini emreder Verilen sözlerin ve
andlaşmaların hile ve oyun vasıtası kılınmasına göz yummaz Ancak şunu da unutmamak gerekir ki;
islâm, iyilik ve Allah korkusu esasları dışında yapılan hiçbir andlaşmaya itibar etmez Günah,
isyan ve kötülük esasları üzerine yapılmış andlaşmaları reddeder Gerek islâm toplumunun gerek
islâm devletinin yapısı bu esaslara göre kurulur.
Müslümanların verdikleri sözü tutmalarından dolayı tarihte birçok kavimlerin islam'a girdiği görülmüştür.
Müslümanlardaki doğruluk ve sadakat, inançlarındaki samimiyet ve ihlâs, işlerindeki temizlik ve dürüstlük
onları hayran bırakarak islam'la tanışmalarına ve hidayet bulmalarına sebep olmuştur.
Böylece müslümanlar ahidlerini bozmamakla, kaybettikleri basit ve küçük çıkarlar yerine pek büyük kazançlar elde etmişlerdir.
Bir müslümanın sözü gerçekten Allah'a verilmiş bir sözdür Müslüman,
Allah korkusu taşıdığından ahdini bozmayı düşündüğü an Allah'ın kendisini hesaba çekeceğini düşünerek bundan vazgeçer
Çünkü ahdine sadık kaldığında Allah katında kendisi için hayırlar hazırlandığının şuurundadır
"Allah'ın ahdini az bir pahaya satıp değişmeyin Eğer bilirseniz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır" (en-Nahl, 16/95)
islami sohbet,islamda ahdevefa,dinde vefasızlık,vefalı olmak,islamda ahde vefa</pre>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/verilen-sozde-durmamak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbadet Anlayışı</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/ibadet-anlayisi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/ibadet-anlayisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 15:46:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>
		<category><![CDATA[ibadetler]]></category>
		<category><![CDATA[ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[İTAAT]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kulluk]]></category>
		<category><![CDATA[mükellef]]></category>
		<category><![CDATA[rabb]]></category>
		<category><![CDATA[yakınlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7961</guid>
		<description><![CDATA[İbadet, mükellef olan Müslüman'ın, Rabb'ına tazim için yaptığı ve yapılmasında sevap olan, Allah'a yakınlık ifade eden şuurlu itâat anlamına gelir. İbâdet; boyun eğmenin, saygı göstermenin ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İbadet, mükellef olan Müslüman&#8217;ın, Rabb&#8217;ına tazim için yaptığı ve yapılmasında sevap olan, Allah&#8217;a yakınlık ifade eden şuurlu itâat anlamına gelir. İbâdet; boyun eğmenin, saygı göstermenin ve kulluğun en son noktasıdır. Kur&#8217;an&#8217;da ibâdet kavramı; Allah&#8217;ın varlığını ve birliğini ikrar etmek, kitap ve Peygamberlerini doğrulamak, Allah&#8217;ın razı olduğu şeyleri yapmak, Allah&#8217;ın hükmüne razı olmak, nimetlerine şükretmek, musîbetlere sabretmek, insan haklarına saygı göstermek, onlara şefkat ve merhamet etmek gibi îman, ahlak, namaz, hac, zekat, oruç, cihad, boşanma, helal-haram, mîras, ticaret, ahde vefa, yemin, keffâret vb. İslâm&#8217;ın bütün hükümlerini uygulamayı, emir ve yasaklarına riayeti ifâde eder . Bir amelin ibâdet olabilmesi için; kişide îmân, niyet ve ihlâs olması ve ibadetin İslâm&#8217;a uygun olması gerekir.</p>
<p>Kur&#8217;an&#8217;da insanın, Allah&#8217;a ibadet için yaratıldığı , Peygamberlerin insanları Allah&#8217;a ibâdet etmeye davet ettikleri bildirilmiş ve ibâdetin, ihlasla ve hiç bir şeyi Allâh&#8217;a ortak koşmadan yalnız O&#8217;nun için yapılması istenmiştir . İbadet görevi yapıldığında, hem Cenabı Hakk&#8217;ın verdiği nimetlere karışı teşekkür borcu ödenmiş, hem de O&#8217;nun sevgisi kazanılmış olur.</p>
<p>Kur&#8217;an&#8217;da geçen ibadet kavramının kapsamı, Allâh&#8217;a itaati ifade etmek açısından, hayatın bütün alanlarını kapsamakla birlikte, dar anlamda ibadet denilince, mükelleflerden şartlara bağlı olarak yerine getirilmesi istenen düzenli ibadetler anlaşılmaktadır.</p>
<p>Öğretimde kolaylığı sağlamak üzere İslâm&#8217;ın şartları olarak ifade edilen bu ibadetler, Hz. Peygamber&#8217;in bir hadisinde şöyle ifade edilmiştir: &#8220;İslâm beş temel üzerine bina edilmiştir. Allâh&#8217;tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed&#8217;in O&#8217;nun kulu ve elçisi olduğuna inanmak, namaz kılmak, zekat vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır.&#8221;</p>
<p>islami sohbet,ibadetlerin temeli,islamda ibadet anlayışı,insan niçin yaratılmıştır,ibadetlerin gerekliliği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/ibadet-anlayisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Helal ve Haram</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/helal-ve-haram.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/helal-ve-haram.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 11:09:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[aykırı]]></category>
		<category><![CDATA[fiil]]></category>
		<category><![CDATA[haram]]></category>
		<category><![CDATA[Helal]]></category>
		<category><![CDATA[kesin]]></category>
		<category><![CDATA[Mekruh]]></category>
		<category><![CDATA[meşru]]></category>
		<category><![CDATA[rasul]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>
		<category><![CDATA[yasaklama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7949</guid>
		<description><![CDATA[Helal, dînen yapılması veya yenip içilmesi yasaklanmayan, serbest bırakılan şey demektir. Allâh ve Rasulü'nün bir şeyin helal olduğunu belirtmesi veya işlenmesinde günah olmadığını bildirmesi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Helal, dînen yapılması veya yenip içilmesi yasaklanmayan, serbest bırakılan şey demektir. Allâh ve Rasulü&#8217;nün bir şeyin helal olduğunu belirtmesi veya işlenmesinde günah olmadığını bildirmesi o fiilin helal olduğunu gösterdiği gibi, o fiil veya şeyin yasaklandığına dair bir delil bulunmaması da helal olduğunu gösterir. Zira eşyada aslolan helal oluşudur. Buna göre bir şey, dînin açık bir hükmüne, yasağına ve ilkesine aykırı olmadıkça helaldir, meşrudur.</p>
<p>Haram, dîni bir terim olarak, kat&#8217;î bir delille, açık bir şekilde, Allah ve Peygamberinin yapılmasını kesin ve bağlayıcı bir üslûpla yasakladığı fiildir. Yasaklama açık ve kesin bir üslûp ve delille olmuşsa haram; daha esnek ve yumuşak bir üslûpla veya daha zayıf bir delille olmuşsa mekruh söz konusudur.</p>
<p>Yüce Allâh, iyi, temiz ve insan sağlığına yararlı olan şeyleri helal; kötü, pis ve zararlı olan şeyleri de haram kılmıştır . Haram kılma yetkisi ise sadece Allâh&#8217;a aittir. Kur&#8217;ân&#8217;da; &#8220;De ki: Allah&#8217;ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar, dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde müminlerindir. İşte bilen bir topluluk için âyetleri böyle açıklıyoruz.&#8221; buyurulmuştur (Araf 7/36). Peygamber de, Kur&#8217;ân&#8217;a ve Kur&#8217;ân&#8217;ın dışında Allâh&#8217;tan aldığı bilgiye dayanarak bazı şeyleri haram kılmıştır. Ancak bu da, Allâh&#8217;ın denetimi altında yaptığı için, Allâh&#8217;ın haram kılması içerisinde mütalaa edilir. Bu nedenle, Allâh&#8217;ın helal kıldığına haram; haram kıldığına helal demek küfürdür.</p>
<p>Haramdan ve harama yol açan vasıtalardan kaçınmak gerektiği gibi, haram şüphesi taşıyan işlerden ve kazançlardan da uzak durmak tavsiye edilmiştir. Hz. Peygamber &#8220;Haram apaçık bellidir, helal de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli olanlar vardır. Kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini korumuş olur.&#8221; buyurmuştur .</p>
<p>Haramı işleme ve harama ulaşma konusunda iyi niyet, dolaylı yollar ve vasıtalar haramı helal kılmaz. Ancak zaruret halinde, haramlar helal olur. Kur&#8217;an&#8217;da &#8220;Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah&#8217;tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.&#8221; buyurulmaktadır .</p>
<p>Allah&#8217;a ortak koşmak, küfür ve nifak haramların başında gelmekte olup günahların en büyüğüdür. Kişi tevbe etmedikçe Allâh bu günahları bağışlamaz . İnsan canına kıymak da büyük günahlardandır. Kur&#8217;an&#8217;da haksız yere cana kıymanın bütün insanlığı öldürmek gibi olduğu belirtilmektedir . İnsan canına kıymak haram olduğu gibi, malını haksız yollarla almak da haramdır. Kur&#8217;an&#8217;da &#8220;Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka&#8230;&#8221; buyurulmaktadır</p>
<p>İslam dininde, zina haram olduğu gibi, zinaya zemin hazırlayan söz, iş ve davranışlar da haramdır. Kur&#8217;ân&#8217;da, &#8220;Zinaya yaklaşmayın; çünkü o, pek çirkin ve çok kötü bir yoldur.&#8221; buyrulmaktadır . Faiz, tefecilik ve başkasının malını haksız yere yemek yasaklanmıştır. Kur&#8217;an&#8217;da &#8220;Allah alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır.&#8221; buyurulmaktadır Fal bakmak veya baktırmak, alkollü içkileri içmek haram olduğu gibi, kumar oynamak, kumar yoluyla kazanç elde etmek, piyango, spor-toto, loto, müşterek bahis vb. şans oyunlarını oynamak da haramdır. Kumarın yanında fert, aile ve toplum açısından maddî ve manevî pek çok zararı bulunan alkollü içkiler ve uyuşturucu maddeler de haram kılınmıştır .</p>
<p>Bunların yanında; namaz, oruç, hac, zekat gibi farz görevleri terk etmek; anne ve babaya isyan etmek, hırsızlık, yalan söylemek, yalancı şahitlik, iftira, zulüm, emanete ihanet, rüşvet alıp vermek, ölçü ve tartıda hile yapmak, israf, gıybet, koğuculuk, haksız yere yetim malı yemek haramdır .</p>
<p>islami sohbet,helal nedir,haram nedir,dinde helal nedir,islamda helaller,islamda haram nedir,haram ne demektir,islamda haram olan şeyler</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/helal-ve-haram.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaş Günü ve Doğum Günü Kutlamak</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/yas-gunu-ve-dogum-gunu-kutlamak.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/yas-gunu-ve-dogum-gunu-kutlamak.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Nov 2011 16:30:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İlmihali]]></category>
		<category><![CDATA[doğum yıldönümü]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[kutlama]]></category>
		<category><![CDATA[temel inanç]]></category>
		<category><![CDATA[töre]]></category>
		<category><![CDATA[Yılbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[yıldönümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7725</guid>
		<description><![CDATA[Her toplumda zaman içerisinde oluşan alışkanlık, töre ve gelenekler vardır. Temel inanç ve ahlâk esaslarına aykırı olmadıkları veya olumsuz sonuçlara yol açmadıkları sürece bunların varlığında veya bunlara uyulma­sında bir sakınca yoktur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her toplumda zaman içerisinde oluşan alışkanlık, töre ve gelenekler vardır. Temel inanç ve ahlâk esaslarına aykırı olmadıkları veya olumsuz sonuçlara yol açmadıkları sürece bunların varlığında veya bunlara uyulma­sında bir sakınca yoktur. Birey ve toplum için, maddî ve manevî bünyeaçısından, zararlı olabilecek şeylerin devamını istemek zaten mâkul olmadı­ğı gibi caiz de değildir.</p>
<p>Toplumumuzda başlangıçta çocuklar ve gençler için düşünülen, sonra da gittikçe yaygınlaşan bir “yaş günü kutlaması”, “yıldönümü (sene-i devri­ye) anma ve kutlaması” âdeti oluşmuştur. Fâtimîler tarafından IV. (X.) yüzyılda Hz. Peygamberin doğum gününün yıldönümünün kutlandığı bilinmektedir. Fâtmıîler bunun yanında Hz. Ali, Fâtima, Hasan, Hüseyin ve halifeleri için de mevlid (doğum yıldönümü) merasimleri yapıyorlardı.</p>
<p>Yaş günü kutlamalarını yapılış amacı ve doğurduğu sonuçlar itibariyle değerlendirmek gerekir. Bu kutlamalarda amaç, bir kişinin doğmuş ve o anda kutlamış olduğu yaşa gelmiş olmasının sevincini yakın arkadaş ve dostlarıyla paylaşmaktan, bunu toplanıp hoşça vakit geçirmek için vesile yapmaktan ibaret olduğunda, kutlamanın meşru ölçüler içinde yapılması şartıyla, mâkul ve caiz olduğunu söylemek gerekir. Yılbaşı eğlence ve kutlamalarında da olduğu gibi, bu tür kutlamaların yabancı kültüre imrenme ve taklit unsurları galip gelirse sakıncalı olacağı tabiidir.</p>
<p>Diyanet İlmihali</p>
<p>islami sohbet,islamda yaş günü kutlamak,doğum gününü kutlamak,islamda doğum günü kutlamak,dinde yaş günü kutlamak,doğum günü kutlamanın hükmü</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/yas-gunu-ve-dogum-gunu-kutlamak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğan Çocuğun Kulağına Ezan Okumak</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/dogan-cocugun-kulagina-ezan-okumak.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/dogan-cocugun-kulagina-ezan-okumak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 16:41:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğun sağ kulağına ezan]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hastalığı zarar]]></category>
		<category><![CDATA[ezan]]></category>
		<category><![CDATA[sol kulağına ikâmet okumak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7565</guid>
		<description><![CDATA[Fâtima, Ali'nin oğlu Hüseyin'i (Radıyallahu Anhüm) doğurduğu zaman Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in onun kulağına ezan okuduğunu gördüm."[15]
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>728-  Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem&#8217;in âzâdhsi Ebû Rafi&#8217;den (Radıyallahu Anh) yapılan rivayetde şöyle demiştir: &#8220;Fâtima, Ali&#8217;nin oğlu Hüseyin&#8217;i (Radıyallahu Anhüm) doğurduğu zaman Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem&#8217;in onun kulağına ezan okuduğunu gördüm.&#8221;[15]</p>
<p>Âlimlerimizin bir kısmı şöyle demiştir: Çocuğun sağ kulağına ezan ve sol kulağına ikâmet okumak müstahabdır.</p>
<p>729- Ali&#8217;nin oğlu Hüseyin&#8217;den (Radıyallahu Anhüma) yapılan rivayet­de demiştir ki, Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: &#8221;Ki­min bir çocuğu doğar da sağ kulağına ezan ve sol kulağma da ikâmet ge­tirirse, ona çocuk hastalığı zarar vermez.&#8221;[16]</p>
<p>[15] Ebü Dâvud, Tirmizî, Hâkim. (Tirmizî demiştir ki, bu hadis sahihtir, hasendir.)</p>
<p>[16] İbn-i Sünnî.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/dogan-cocugun-kulagina-ezan-okumak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabir Ziyaretinin Adabı</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/kabir-ziyaretinin-adabi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/kabir-ziyaretinin-adabi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 15:57:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[Abdestli olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'tan afiyet]]></category>
		<category><![CDATA[duada bulunmak]]></category>
		<category><![CDATA[Kuran-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[selam vermek]]></category>
		<category><![CDATA[tasavvur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7559</guid>
		<description><![CDATA[Kabir ziyaretinin adabı şöyledir:

1- Abdestli olmak,

2- Muvakkaten de olsa dünya meşgalesini içinden atıp ahireti düşünmek ve dünyanın fani olduğunu, kısa bir zaman sonra şu kara toprağın altına gireceğini tasavvur etmek.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kabir ziyaretinin adabı şöyledir:</p>
<p>1- Abdestli olmak,</p>
<p>2- Muvakkaten de olsa dünya meşgalesini içinden atıp ahireti düşünmek ve dünyanın fani olduğunu, kısa bir zaman sonra şu kara toprağın altına gireceğini tasavvur etmek.</p>
<p>3- Kabir sahibi hayatta olsaydı ona ne kadar yaklaşması uygun ise o kadar kabrine yaklaşmak,</p>
<p>4- Yanına vardığında Peygamber (sav)&#8217;in ta&#8217;lim buyurduğu gibi selam vermek: &#8220;bu yurtta bulunan mü&#8217;min ve müslümanlara selam olsun. İnşallah biz de size yetişiriz. Bizler ve sizler için Allah&#8217;tan afiyet dilerim”.</p>
<p>5- Kabrin yanında Kur&#8217;an-ı Kerim tilavet edip duada bulunmak.</p>
<p>islami sohbet,kabir ziyaretinde dikkat edilecek hususlar,kabir ziyaretinin şekli</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/kabir-ziyaretinin-adabi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

