Öyleyse canın canımdır… Aynan olmalıyım… Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi… Hem sakınmadan, mertçe… Hani bilirsin, esirgemem lâfımı, Ne şekil gelirse, öylece… Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama, Seni de dupduru isterim karşımda…
Dostsan, Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden! Arkamdan şikayetlenme! Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme! Lâf değil, icraat beklerim senden! Öyle bak ki, hislerini görebileyim… Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim…
Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı! Dil dönerken söylenmeli her şey… Kulak duyarken anlatılmalı… Göz bakarken bakmalıyım sana… Can sağ iken sarılmalı… Keşkelere meydan vermemeli hayatım, Pişmanlıklarla yoğrulmamalı….
Hayır! Dirime selâm vermeyen, Ölüme de fazla yaklaşmasın! Dostsan, ölmemi bekleme! Haklıysam, yaşarken savun beni! Yaşarken yanımda ol! İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan! Ve inanmamışsan, sakın rol yapma!
Her söylediğimi onaylaman şart değil… Her yaptığımı beğenmen de gerekmez… Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma! Yadırgayabilirsin beni, Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma… Kandırmanı aslâ kabul edemem! Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama, Beni, bana sormadan yargılama!
Her yediğimiz aynı olmaz belki, Her dakikamız birlikte geçmez… Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de, Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım… Belki her çağırdığında gelemem fakat, Derdine ortak ararsan, koşarım…
Ben de herkes gibi insanım elbet, Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok! Senin işin bu değil! Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında… Dostsan, Küçümsemeden, küfretmeden, Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma… Dinlenmek istediğinde, hiç düşünme, sana özel bir limanım, ama… Yorulduğum zamanlarda, Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına…
Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim Ve bir deli kadar art niyetsiz… Uğruna seve seve hesabı şaşırırım… Görmezden gelebilirim yanlışlarını… Başkaları enayilik sayabilir, Başkaları akılsızlığıma yorabilir, Bunları dert bile etmem, ama, Sen, aslında aptal olmadığımı, Her an, tekrar tekrar hatırla! Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma!
Seviyorsan, cimrilik etme, söyle! Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla, Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum! Neyse, o olmalı insan… Kendisi olmaktan korkmamalı! Kendisi olmaktan kaçmamalı! Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama, Ben olduğum için bırakırsan beni, Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi? Ödemeyeceksen çıkma yola! İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin… Kendince küser barışır, kendi kendini yersin! Dostsan, mevsimince yağ… Kışsan kar ol, güzsen yağmur… Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem, Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama, Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma…
Belki de çok geldi bunca talep… Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma… Sana fazla geldiğim ilk anda, Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin… Geçip gidebilirsin,borçluluk hissetmeden… Mutlaka bir açıklama da beklemem senden, ama, Gitmeye davranırsam bir gün, Sen de karşımda set olma!
Dost musun? Öyleyse, canın canımdır, Yoluna baş koymaya hazırım ya, Başını da yollarımda isterim, unutma!
Şiir : Neslihan Nur TÜRK
Uzun olur gecelerim hep ismini hecelerim Tütmez oldu bacalarım gönül sızım ah Efendim
Müptelâ-yı mihnet-i mâsivâyım Efendim! Garîk-i bahr-i isyân u rüsvâyım Efendim!
Açılsın ne olur cemâl-i pâkinden nikâb! Yüzüne aşinâ-yı pür-vefâyım Efendim!
Varıp bezmine âşıkân bin bir leâl ister Ben bir garîb-i nâlân u şeydâyım Efendim!
Geçerler candan girenler nur halene bir kez O dertten bin belâya müptelâyım Efendim..!
Olur Mecnûn görenler ruhsârını a cânân! Kapında mülk-i serâp bir gedâyım Efendim!
Esîr-i dâm-ı firkatte hep yandım yakıldım; Her subh u şâm inim inim bir nâyım Efendim!
Seherler bûy-ı huzûrunla tüterken her şeb Ben neden nâr-ı hicrana yanayım Efendim!
Kerem eyle bırakma bendeni bu hicrânla! Kerem kılmazsan nasıl dayanayım Efendim!
Köyünün yoluna düşsem yüzümü tozuna sürsem Günahkarım yandım desem gel dermisin ah Efendim
Ya HabibAllah şu kalbim olsa dahi meskenin Meskenim cennet olurdu nerde olsam bendenin! Rahmetel lil alemin mihmanım ol gir kalbime Büsbütün dünyaya tırnağın değişmem ben senin! Vasılı cennet olursam istemem bir arka yer Aşıkın zindanı elbet yar yanından başka yer Aşıkım maşuka vasıl olduğum yerdir cennetim Onsuz el vermez saadet Onsuz olmaz aşka yer Gel dermisin ah Efendim gönül sızım ah Efendim…
Özlemekten yorulmuşum kapında durdur beni Ucu sana dek ulaşan bir zincire vur beni Beni çöllerden sorma ki sonra mecnun yerinir Aşksızlıktan taş kesilmiş şehirlere sor beni…
Karanlık yerlerimi bir bir soyundum asfaltlara Şimdi yüreğim üşüyor giyindir ey nur beni Ben leylama gidiyorum, çekil önümden leyla Gayrı cennet olsa durmam bak çağırıyor beni…
Toprağımın gözlerinden çöllerin yanağına Süzülen bir damlayım yar kabul buyur beni Hangi denize attımsa tutuştu saçlarından Bir kez bak yoksa bu yürek yarı yolda kor beni…
Üzülme!Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın.Üzülme! Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir.
Üzülme!
Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki…
Üzülme!
Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki… Gözden çıkarmamış olmalı seni.
Üzülme!
Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir.
Üzülme!
Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki… Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin.
Üzülme!
Seni bir “İşiten” var. Seni senin kendini bile sevmenden önce O sevdi seni. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor.
Üzülme!
Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin? Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı.
Üzülme!
O’nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan gözleri yaşlar içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: “Lâ tahzen, innAllahe meânâ.”
Üzülme!
Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. “Rabbin sana küsmedi ki…” Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. “Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki…”
senai DEMİRCİ.
1 Elden Satlık monta Seti ( Fiyat 35.000 TL )
( Makinalar çalışır Durumda ! Anlaşma halinde Alıcıya çalıştırılır Mevcut sistem içerisndeki ürün monta yapılır. )
Sistem set olup 7 makinadan oluşmaktadır.
Monta Setimiz 7 artı makinadan olusuyor
. 1: Ön Monte
2: Arka Monta
3: bombe yapistirma
4: Fort koyma (fort forma )
5: on monta Bombe tavlama
6: Arka Monta Fort Tavlama
7 : Bombe koyma ve kampire makinasi
ön Monta Makinasi Teknik özellikleri
Adı : K68 SZ Ön monta makinasi işleyiş : Hidrolik Basınç : 40_50 Otamatik Kumanda : Elektirik 3 Kademeli Pedal İle Geril : II0 V Oto.Tesisat gücü : IKW Isı Tesisat Gücü : 3,2KW (I) Max Emiş Düzeni : 5,7 KW(I) Boyutlar : Cm 170 çarpı 115 çarpı 190 h Ağırlığı : 1250 Kğ
Motor Gerilim Besleme ağı : Etikete bakınız
Arka Monta Teknik özellikleri
Adı : C-K 23 Arka Monta makisansı işleyiş : Hidrolik Birinci Devre basıncı : 50 atm. ikincil Devre basıncı : I0 atm Otamatik Kumanda Elektirik Pedal ile Yardımcı Devrelerin elektirik devre gerilimi : IIO V Hidrolik çalışma Gücü : 3 Beygir Isıtıcı Devre Gerilimi : 24 V Motorun Gerilimi Ve besleme Ağı : Bakınız Terghetta Çivi Uzunluğu : 7 + 11 mm Uygulanabilir çivi sayısı : 16-18-20-22-23 Boyutları : 1075 Çarpı 1220 Çarpı h1990 mm Ağırlığı : 1300 Kğ
İletişim için cetshell@gmail.com
tel : 0535 370 38 43 - Abbas Efor ayakabbı
tel : 0537 248 34 76 - Hasan Murat Efor ayakabbı
İslamsevdasi.com ve tüm islam kardeşlerimizin cuma gününün hayırlara vesile olmasını yuce rabbimizden dileriz. hayırlı cumalar allah cc bereketi ve selamı üzerinize olsun… Bu Makalenin Devamını Oku;
