Biz,kısık sesleriz…minareleri Sen,ezansız bırakma Allahım! Ya çağır şurda bal yapanlarını Ya kovansız bırakma Allahım! Mahyasızdır minareler…göğü de Kehkeşansız bırakma Allahım! Müslümanlıkla yoğrulan yurdu Müslümansız bırakma Allahım! Bize güç ver…cihad meydanını Pehlivansız bırakma Allahım! Kahraman bekleyen yığınlarını Kahramansız bırakma Allah’ım! Bilelim hasma karşı koymasını Bizi cansız bırakma Allah’ım! Yarının yollarında yılları da Ramazansız bırakma Allah’ım! Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü Ya çobansız bırakma Allah’ım! Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız Ve vatansız bırakma Allah’ım! Müslümanlıkla yoğrulan yurdu Müslümansız bırakma Allah’ım!
Arif Nihat Asya
İslam âlimleri şükrü şöyle tarif etmişlerdir: Şükür, her nimetin Allah’tan geldiğini bilip dil ile de hamd etmektir. Allahü teâlânın emirlerini yapıp yasak ettiklerinden sakınmak şükretmek olur. İnsanların hidayeti için çalışmak, onları irşat etmek de şükür sayılır. Şükür, Allahü teâlânın verdiği nimetleri yerinde sarf etmek, günahlardan kaçınmaktır. İnsan, Rabbin verdiği nimetlerle günah işlerse, nankörlük etmiş olur Şükür, nimeti değil, nimeti vereni görmektir. Nimeti vereni bilip gereğiyle amel etmektir. Bu amel, kalb, dil ve diğer azâlarla olur. Kalb ile iyiliğe niyet eder. Dil ile hamd eder, şükrünü açıklar. Uzuvlarla şükür ise, Allahü teâlânın verdiği nimetleri yerli yerinde kullanmaktır. Mesela gözün şükrü, müslümanların, arkadaşların kusurunu görmemektir. Kulağın şükrü, söylenilen ayıpları duymamış olmaktır. Şükür, Allahü teâlânın verdiği nimetleri Onun sevdiği yerlerde kullanmaktır. Allahü teâlâ bir kula birbirini takip eden çeşitli nimetler verince, kul buna layık olmadığını düşünüp utanması da şükür olur. Şükürdeki kusurunu bilmesi de şükür olur. Şükredemiyoruz diye özür beyan etmesi de şükürdür. [Allahü teâlâ, kusurlarımı örtüyor] demesi de şükürdür. Şükür vazifesini yerine getirmenin Allahü teâlânın bir lütfu olduğunu düşünmek de şükürdür. Şükür, kendini o nimete layık görmemektir. Şükür, İslamiyet’e uymak demektir. Şükür, yapılan iyiliği anarak ihsan edeni övmektir. Yani dil ile teşekkür de şükürdür. Rabbim şükredenlerden eylesin inşallah cümlemizi…
