<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>islam sevdası, islam, islami, islami sohbet, islami chat &#187; islam alimleri</title>
	<atom:link href="http://www.islamsevdasi.com/kategori/islam-alimleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamsevdasi.com</link>
	<description>islamsevdasi.com islam, islami, islami sohbet, ve islami chat, gibi dini sohbetin yaşandığı tek adres.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 20:52:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Khalid Yasin Garipler</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/khalid-yasin-garipler.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/khalid-yasin-garipler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 18:24:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[islam alimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Khalid Yasin Garipler]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Amerikalı yasin]]></category>
		<category><![CDATA[şeyh yasin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9794</guid>
		<description><![CDATA[Khalid Yasin çok güzel Bir şekilde islam,ın Tebliği  ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Khalid Yasin çok güzel Bir şekilde islam,ın Tebliği</strong></p>
<p style="text-align: center;"> <iframe src="http://www.youtube.com/embed/6clGvUbLnig" frameborder="0" width="400" height="300"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/khalid-yasin-garipler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cömertlik nasihati</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/comertlik-nasihati.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/comertlik-nasihati.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 07:59:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[islam alimleri]]></category>
		<category><![CDATA[cömertlik]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[hakperest adam]]></category>
		<category><![CDATA[herkese nasihat]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim edhem]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami menkibeler]]></category>
		<category><![CDATA[kapalıyı da aç sana yeter]]></category>
		<category><![CDATA[Sen açığı kapa]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[tebessüm]]></category>
		<category><![CDATA[tek cümle]]></category>
		<category><![CDATA[veciz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7365</guid>
		<description><![CDATA[Bir adam Ramazan sohbetlerinde diliyle çokça cömertlikten söz ediyor, ama eliyle hiç de cömertlik yapmıyordu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="islam, islami, islami sohbet" href="http://www.islamsevdasi.com" target="_blank">islam</a>i menkibeler</p>
<p>Bir adam Ramazan sohbetlerinde diliyle çokça cömertlikten söz ediyor, ama eliyle hiç de cömertlik yapmıyordu.</p>
<p>İşte bu adam bir gün İbrahim Edhem’e rica etti:</p>
<p>Herkese nasihat ediyorsun, bana da nasihat et. İbrahim Edhem bu adama tek cümlelik nasihatini şöyle yaptı:</p>
<p>Sen açığı kapa, kapalıyı da aç sana yeter!.</p>
<p>Adam bir şey anlamamıştı. Mecburen sordu:</p>
<p>Açık nedir ki onu kapayayım, kapalı nedir ki onu da açayım?</p>
<p>İbrahim Edhem kısaca anlattı:</p>
<p>Açık olan hep cömertlikten söz eden ağzındır, onu kapa. Kapalı olan da yoksula hiç açmadığın kesendir.</p>
<p>Onu aç. Bu sana yeter!</p>
<p>Düşünmeye başlayan hakperest adam, tebessüm ederek söylendi:</p>
<p>Vallahi bir doğru ancak bu kadar veciz söylenebilir!.</p>
<p>Bu söz gerçeğin ta kendisidir! Bu güzel ikazdan sonra ben de hep cömertlikten söz eden çenemi kapıyor,</p>
<p>yardım için hiç açmadığım kesemin ağzını açıyorum!.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/comertlik-nasihati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmam-ı Azam Ebu hanifenin vasiyeti</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/imam-i-azam-ebu-hanifenin-vasiyeti.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/imam-i-azam-ebu-hanifenin-vasiyeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 00:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[islam alimleri]]></category>
		<category><![CDATA[caiz]]></category>
		<category><![CDATA[cennet ve cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[fakirin iman etmesi]]></category>
		<category><![CDATA[fakirin zekat vermesi gerekmez]]></category>
		<category><![CDATA[farizalar]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek iman eden]]></category>
		<category><![CDATA[hayrın ve şerrin takdiri]]></category>
		<category><![CDATA[helal kazanç]]></category>
		<category><![CDATA[ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[iman artmaz ve eksilmez]]></category>
		<category><![CDATA[inkar ve tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[kalem]]></category>
		<category><![CDATA[kendilerine kitap verdiğimiz kimseler]]></category>
		<category><![CDATA[lisan ile ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[munker ve nekir]]></category>
		<category><![CDATA[muttakiler için]]></category>
		<category><![CDATA[Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<category><![CDATA[sonra kaza et]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7351</guid>
		<description><![CDATA[ Eğer sadece tasdik îman olsaydı, bütün kitap ehlinin mü'min olması gerekirdi. Halbuki Allah; "Allah şahitlik eder ki, münafıklar yalancıdırlar."(el-Münafikun,1]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;ın adıyla</p>
<p>İman; lisan ile ikrar, kalb ile tasdiktir. Sadece ikrar iman olmaz. Çünkü sadece ikrar iman olsaydı, bütün münafıkların mü&#8217;min olmaları gerekirdi. Keza sadece tasdik de iman olmaz. Eğer sadece tasdik îman olsaydı, bütün kitap ehlinin mü&#8217;min olması gerekirdi. Halbuki Allah; &#8220;Allah şahitlik eder ki, münafıklar yalancıdırlar.&#8221;(el-Münafikun,1) ve &#8220;Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler Peygamberi oğullarını tanır gibi tanırlar.&#8221;(el-Bakara,146.) buyurmaktadır.</p>
<p>İman artmaz ve eksilmez. Çünkü, imanın artması ancak küfrün azalmasıyla; eksilmesi de küfrün artmasıyla tasavvur olunabilir. Bir şahsın aynı durumda mü&#8217;min ve kâfir olması nasıl mümkün olur? Mü&#8217;min gerçekten iman eden, kâfir de gerçekten inkâr eden kimsedir. İmanda şüphe olmaz. Zira Yüce Allah &#8220;Onlar gerçekten mü&#8217;minlerdir.&#8221;(el-Enfal,4.) ve &#8220;Onlar gerçekten kâfirlerdir.&#8221;(en-Nisa,151.)buyurmaktadır. Hz. Muhammed&#8217;in ümmetinden âsi olan kimselerin hepsi gerçekten mü&#8217;min olup, kâfir değillerdir.<span id="more-7351"></span></p>
<p>Amel imandan ayrı, iman da amelden ayrı şeylerdir. Mü&#8217;minin bir çok zaman bazı amellerden muaf tutulması bunun delilidir. Bu muaflık halinde mü&#8217;minden imanın gittiği söylenemez. Âdet gören bir kadın, namazdan muaftır. Fakat, ondan imanın kaldırıldığını, yahut imanın terkedilmesinin emredildiğini söylemek caiz değildir. Şâri&#8217; o kimseye &#8220;Orucu terket, sonra da kaza et,&#8221; demiştir. Fakat &#8220;İmam bırak, sonra kaza et,&#8221; denilmesi caiz değildir. Fakirin zekât vermesi gerekmez, demek caizdir. Fakat fakirin iman etmesi gerekmez demek caiz değildir.</p>
<p>Hayrın ve şerrin takdiri Allah&#8217;tandır. Eğer bir kimse hayır ve şerrin takdirinin Allah&#8217;tan başkasından olduğunu söylerse, o kimse Allah&#8217;ı inkâr ve tevhid inancını iptal etmiş olur.</p>
<p>Ameller; fariza, fazilet ve masiyet olmak üzere üç kısma ayrılır. Farizalar, Allah&#8217;ın emri, dilemesi, muhabbeti, rızası, kazası, kudreti, ilmi, muvaffak kılması, yaratması ve Levh-i Mahfûz&#8217;da yazması iledir. Fazilet (farz olmayan ameller) Allah&#8217;ın emri neticesi olan amel değildir. Eğer öyle olsaydı, fariza olurdu. Fakat fazilet olan ameller Allah&#8217;ın dilemesi, muhabbeti, rızası, kaderi, kazası, hükmü, ilmi,muvaffak kılması, yaratması ve Levh-i Mahfûz&#8217;da yazması neticesidir. Ma&#8217;siyet olan amel Allah&#8217;ın emri neticesi değildir, fakat Allah&#8217;ın muhabbeti, rızası ve muvaffak kılması olmaksızın; dilemesi, kazası, takdiri, hızlanı (yardıma ihtiyaç duyulduğu anda yardımı kesmek), ilmi ve Levh-i Mahfûz&#8217;da yazması iledir.</p>
<p>Allah&#8217;ın ihtiyacı olmaksızın Arş üzerine istiva ve istikrarı vardır. Muhtaç olmaksızın arşı ve başkalarını muhafaza eder. Eğer Allah&#8217;ın ihtiyacı olsaydı, mahlûklar gibi âlemi icad ve tedbîre kadir olamazdı. Oturmak ve karar kılmaya muhtaç olsaydı, Arş&#8217;ın yaratılmasından önce Allah&#8217;ın nerede olduğu sorusu ortaya çıkardı. Yüce Allah bundan münezzehtir.</p>
<p>Kur&#8217;ân, Allah-u Taâla&#8217;nın mahluk olmayan kelâmı, vahyi, tenzili, ilâhî zâtının aynı olmayan, zatından da ayrı düşünülemeyen kelâm sıfatıdır. O, mushaflarda yazılı dille okunur, kalplerde yer tutmaksızın muhafaza edilir. Mürekkep, kâğıt ve yazıların hepsi mahlûktur. Zira bunlar kulların fiilleri sonucudur. Fakat Allah&#8217;ın kelâmı mahlûk değildir. Yazılar, harfler, kelimeler, işaretler kulların anlama ihtiyacından dolayı mânâya delalet eden şeylerdir. Allah&#8217;ın kelâmı zâtıyla kaim olup, mânâsı bu delalet edici şeylerle anlaşılır. Allah&#8217;ın kelâmının mahlûk olduğunu söyleyen kimse kâfir olur. Allah-u&#8217; Taâla daima kendisine ibâdet edilendir. Kelâmı ise kendisinden ayrılmaksızın okunan, yazılan ve hıfzolunandır.</p>
<p>Peygamberimiz Hz. Muhammed&#8217;den sonra bu ümmetin en faziletlisi Ebû Bekr es-Sıddîk, sonra Ömer, sonra Osman, sonra da Ali&#8217;dir (Allah hepsinden razı olsun). &#8220;İlk önce iman edenler, herkesi geçenlerdir. Allah&#8217;a yakın olanlar onlardır. Onlar Naîm cennetlerindedir.&#8221;(el-Vakıa,10.) âyeti bu hususu ifade eder. Önceliği olan herkes daha faziletlidir. Onları her mü&#8217;min ve muttaki sever, buğzedenler münafık ve kötü kimselerdir. Kullar amelleri, ikrarları ve marifetleri ile mahlûkturlar. Fail mahlûk olunca onun fiillerinin evleviyetle mahlûk olması gerekir.</p>
<p>Allah-u Taâla mahlûkatı âciz ve zayıf oldukları halde güçleri olmaksızın yaratmıştır. Onların yaratıcı ve rızıklandırıcısı &#8220;Sizi yaratan, sonra besleyen, sonra sizi öldüren, sonra dirilten Allah&#8217;tır.&#8221;(er-Rum,40.) âyetine göre Allah-u Taâla&#8217;dır. Helâl kazanç ve helâlinden mal biriktirmek helâldir. Haramdan mal biriktirmek ise haramdır. İnsanlar üç kısma ayrılır: İmanında samimi olan mü&#8217;min, küfründe direnen inkarcı kâfir ve nifakında sebat eden iki yüzlü münafık. Allah-u Taâla mü&#8217;mine ameli, kâfire imanı, münafığa da ihlası farz kılmıştır. &#8220;Ey insanlar; Rabbinizden korkun&#8221;(el-Hac,1.) âyetinde &#8220;Ey mü&#8217;minler, Allah&#8217;a itaat edin&#8221;, &#8220;Ey kâfirler; Allah&#8217;a iman edin&#8221;, &#8220;Ey münafıklar; ihlaslı ve samimi olun,&#8221; mânâsı vardır.</p>
<p>İstitaat (kulun fiili için gerekli güç) fiilden önce de sonra da değil, ancak fiille beraberdir. Eğer istitaat fiilden önce olsaydı, kul ihtiyacı anında Allah&#8217;tan müstağni olurdu. Bu ise &#8220;Müstağni olan Allah&#8217;tır. Sizler ise muhtaçsınız.&#8221; (Muhammed,38.) âyetine muhalif olurdu. İstitaatin fiilden sonra olması, fiilin takat ve istitaatsız meydana gelmesini gerektireceği için muhaldir.</p>
<p>Mestler üzerine meshetmek vârid olan hadîse göre caiz olup; mukim için bir gün bir gece, yolcu için üç gün üç gecedir. Hadîs, mütevatire yakın olduğu için inkâr edenin küfründen korkulur. Seferde namazları kısaltmak ve oruç tutmamak ruhsattır. &#8220;Sefere çıktığınız zaman namazı kısaltmanızda beis yoktur.&#8221;(en-Nisa,101.) ve &#8220;İçinizden kim hasta olur veya seferde bulunursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde oruç tutar.&#8221;(el-Bakara,184) âyetleri bu hususu ifade etmektedir.</p>
<p>Allahu Taâla &#8220;Kalem&#8221;e yazmasını emretmiş, Kalem de &#8220;Ne yazayım ya Rabbi&#8221; demiştir. Allah-u Taâla da ona &#8220;Kıyamete kadar olacak şeyleri yaz,&#8221; buyurmuştur. (Ebû Davud, es-Sünne, 16; et-Tirmizî, el-Kader, 17; İbnu Hanbel. el-Müsned, V/217, 218, 219.)&#8221;Onların işledikleri her şey defterlerde kayıtlıdır. Küçük, büyük her şey yazılıdır.&#8221;(el-Kamer,52,53.) âyeti bunu belirtmektedir.</p>
<p>Şüphesiz kabir azabı vardır. Münker ve Nekir suali haktır. Bu konuda hadîsler varid olmuştur. Cennet ve Cehennem haktır. Ve ehli için yaratılmıştır. Allah mü&#8217;minler için Cenneti &#8220;Müttakiler için hazırlanmıştır.&#8221;(A’li-İmran116.) kâfirler için de Cehennemi &#8220;Kâfirler için hazırlanmıştır.&#8221;(el-Bakara,24.) âyetlerinde yarattığını belirtmiştir. Allah Cennet ve Cehennem&#8217;i sevap ve ceza için yaratmıştır. Mizan haktır. &#8220;Kıyamet günü adalet terazilerini kuracağız. Hiç bir kimse, hiç bir şeyde haksızlığa uğramayacaktır.&#8221;(el-Enbiya,47) âyeti bunu ifade eder. İnsanın kitabını (amel defterini) okuması haktır. &#8220;Kitabını oku! Bu gün senin nefsin kendi hesabını görmek için kâfidir.&#8221;(İsra,14) âyeti bunun delilidir.</p>
<p>Allah bu nefisleri ölümden sonra da ellibin sene miktarınca tutan günde; ceza, sevap ve hakların edası için diriltir. &#8220;Şüphesiz, Allah kabirlerde bulunanları diriltecektir.&#8221; (et-Tirmizi, el-Kader, 17.)âyeti bu hususu&#8217; belirtir. Cennet ehlinin Allah-u Taâla&#8217;ya keyfiyet, teşbih ve cihet olmadan mülaki olmaları haktır. Peygamberimiz&#8217;in (Allah salât ve selâm eylesin) şefaati büyük günah işlese de Cennet ehli olan her mü&#8217;min için haktır. Hz. Aişe, Hz. Hatice&#8217;den sonra kadınların en faziletlisi, mü&#8217;minlerin annesi, zinadan uzak, râfizîlerin iftira ve iddialarından beridir. Kim ona zina isnadında bulunursa, kendisi zina mahsûlüdür.</p>
<p>Cennet ehli Cennet&#8217;te, Cehennem ehli de Cehennem&#8217;de ebedî kalacaklardır. Allah-u Taâla mü&#8217;minler için &#8220;Onlar Cennetliklerdir, orada ebedî kalacaklardır.&#8221; (İbn Hanbel, el-Müsned, V, 217,218,219.)kâfirler için de &#8220;Onlar Cehennemliklerdir, orada ebedî kalacaklardır.&#8221; (Ali-İmran,116) buyurmaktadır</p>
<p><a title="islam, islami, islami sohbet" href="http://www.islamsevdasi.com" target="_blank">islam</a> <a title="islam, islami, islami sohbet" href="http://www.islamsevdasi.com" target="_blank">islami sohbet</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/imam-i-azam-ebu-hanifenin-vasiyeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Allah&#8217;a yakın olmak</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/allaha-yakin-olmak.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/allaha-yakin-olmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2011 15:02:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[islam alimleri]]></category>
		<category><![CDATA[baki olma]]></category>
		<category><![CDATA[edebe riayetsizliğin]]></category>
		<category><![CDATA[edebli terbiyeli olarak]]></category>
		<category><![CDATA[fitne ve tecrübe]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[manevi hal]]></category>
		<category><![CDATA[mücerret izin]]></category>
		<category><![CDATA[Sabrın azlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tecrübe için]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7223</guid>
		<description><![CDATA[Manevi bir hal içinde bulunduğun zaman başkasını isteme. İser daha altını, ister daha üstünü. Hiçbir makam arzu etme... Padişahın kapısına geldiğinde hemen içeri girmeği isteme Zorla içeri alınıncaya kadar bekle.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Manevi bir hal içinde bulunduğun zaman başkasını isteme. İser daha altını, ister daha üstünü. Hiçbir makam arzu etme&#8230; Padişahın kapısına geldiğinde hemen içeri girmeği isteme Zorla içeri alınıncaya kadar bekle. Kendi isteğinle değil zorla içeri alınmalısın. Tekrar, takrar istemelisin. Pek nazlı da olma&#8230; İçeri girmek için mücerret izinle de yetinme. Seni tecrübe için olabilir, belki de padişah tarafından deneniyorsundur&#8230; Koşma; bekle. Ta ki seni zorla içeri alsınlar. Bu şekilde içeri alınman senin için bir fazilet olur. Saraya bu şekilde girdikten sonra, seni kimse tekdir etmez. Tekdir ancak yapacağın kusurdan sonra gelir. O, seni bizzat içeri aldıktan sonra, korku da olmaz. Padişahın yaptığından mes’ul olmazsın. Ancak kendi isteğinle yaptığın şey sonunda mes’ul duruma düşersin. Yaptığın hareket neticesi, sana taarruz vaki olur. Bu makamda senin için iyi olmayan şey kendi arzunla hareket etmendir&#8230; Sabrın azlığı, edebe riayetsizliğin, bulunduğun hale rıza göstermemen senin için hiç de iyi olmayan hareketlerdir&#8230; Saraya girmek sana nasib olunca; başını önüne eğ, gözlerini etrafta gezdirmekten sakın. Edepli terbiyeli olarak, verilen her hizmet ve vazifeyi yapmağa çalış. Daha fazla yükselmeği isteme&#8230; Ayet: “ Olara verdiğimiz dünyalıklara gözlerini çevirme, onları tecrübe etmek için, dünya süsü olarak kadın verdik. Rabbın sana verdiği rızık, hem hayırlı hem de devamlıdır&#8230;” Allah-ü Teala, bu ayetle seçkin Peygamberine edep öğretiyor, dolayısıyla bize&#8230; &#8211; &lt; Halini muhafaza et, verilene razı ol&#8230;” Buyrulmasındaki Murad: &#8211; “Sana verdiğim pek çok hayır, peygamberlik, ilim kanaat, sabır, islam dini üzerindeki saltanat ve o yoldaki mücadele senin için en büyük nimettir&#8230; Ötekilere verdiklerimden daha iyi ve güzeldir. Bütün hayır haddi bilmekte ve ona razı olmaktadır. Bununla beraber başkalarının hiçbir şeyine göz dikmemektedir. Başka bir şeye iltifat etmemektedir. Çünkü o baktığın ve arzu ettiğin şey üç kısma ayrılır. Birincisi, senin nasibin olmasıdır. İkincisi başkasının nasibi olma ihtimali. Üçüncüsü, ne senin ne de başkasınındır. İhtimal ki; Allah’ü Teala, onu bir tecrübe vasıtası olarak yaratmıştır&#8230; Baktığın şey her ne ise&#8230; Eğer o, sana nasip olmuşsa ihtirasa düşüp ardından koşsan da gelir koşmasan da. İstesen de gelir, istemesen de Bu hale göre, mutlaka onu elde etmek için çırpınman ve edebe uymayan bazı hareketler yapman sana yakışmaz. Bu hal, ilim ve akıl ölçüsüne vurulursa hiç de sevilen bir şey olarak meydana çıkmaz. Eğer o şey, başkasının nasibi ise&#8230;. çırpınman niçin?.. Çünkü o şey sana hiçbir zaman gelmez. Yine o şey, ihtimal ki hiç kimsenin nasibi değildir, fitne ve tecrübe için yaratılmıştır. Böyle olduğuna göre, akıllı olan kimse nasıl nefsi için, böyle bir fitneyi ister. Ve kendine celb etmeği arzu eder?.. Bu izahlardan anlaşılıyor ki; bütün selamet ve iyilik, manevi hali muhafazada ve haddi tecavüz etmemededir&#8230; Avuç içi kadar dar yerde de kalsan, geniş sahalara da çıksan, her ikisi de sana göre musavi olmalı&#8230; Ve yukarıda anlattığımız halini ve edebini muhafaza etmeğe çalışmalısın. Başını önüne eğ. Çok edepli ol&#8230; Daha da üstün vazife görmeğe çalış. Çünkü padişaha en çok sen yakınsın, senin kabahatin de çabuk görülür. Bu sebepten senin için tehlike daha fazladır. Bulunduğun halin daha üstüne ve daha aşağısına geçmeği isteme. Orada sabit kalmayı, baki olmayı arzu etme. Bulunduğun vazifenin şeklini değiştirmeğe yeltenme&#8230; Böyle bir şey yapmağa senin bir selahiyetin yoktur. Böyle bir şey yaparsan nimetleri inkar yolunu tutmuş olursun; bu ise, dünya ahirette sahibini utandırır&#8230; Sonuna kadar, anlattığımız şeyleri yapmağa çalış&#8230; Neticede öyle bir hale gelirsin ki, o halde senin için bir makam verilir. Seni ondan hiç ayırmazlar. Sen de onun, Allah tarafından bir vergi olduğunu anlarsın. Böyle oluşun delili ve beyanı meydandadır, bunu bilir ve o halin devamına çalışırsın&#8230; Veliler için haller vardır. Ebdal için makamlar vardır. Ve sana hidayeti Allah nasip edecektir&#8230;.</p>
<p>Abdulkadir Geylani</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/allaha-yakin-olmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>dost olarak Allah yeter</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/dost-olarak-allah-yeter.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/dost-olarak-allah-yeter.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2011 19:45:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[islam alimleri]]></category>
		<category><![CDATA[imamı rabbani]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[keramet]]></category>
		<category><![CDATA[KERİM]]></category>
		<category><![CDATA[rabbimizin ikramı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7205</guid>
		<description><![CDATA[İmam-ı Rabbani'ye demişler;
"Bir keramet göster!"
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İmam-ı Rabbani&#8217;ye demişler;<br />
&#8220;Bir keramet göster!&#8221;<br />
Şöyle bir yürümüş,<br />
&#8220;İşte&#8221; demiş..&#8221;Keramet&#8221;<br />
Kerim olan Rabbimizin ikramı olmasa,<br />
en küçüğünden en büyüğüne hangi hareketimizi yapabiliriz ki?!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/dost-olarak-allah-yeter.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmam Hafiz  Celaleddin es Suyutinin Hayatı</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/imam-hafiz-celaleddin-es-suyutinin-hayati.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/imam-hafiz-celaleddin-es-suyutinin-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jul 2011 18:00:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halit</dc:creator>
				<category><![CDATA[islam alimleri]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[asya sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Daha sekiz yaşma gelmeden Kur'an'ı ve Minhacü'1-Fıkh]]></category>
		<category><![CDATA[din chat]]></category>
		<category><![CDATA[Din sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Hafiz Celaleddin es Suyutinin Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islam chat]]></category>
		<category><![CDATA[islam nurum]]></category>
		<category><![CDATA[islam sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[nur sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Usul ve İbn Malik'in Elfiye adlı eserini ezberlemişti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7024</guid>
		<description><![CDATA[İKİNCİ FASIL  islam    İmam Hafiz  Celaleddin es-Suyutî&#8217;nin Hayatı   Hafız Celaleddin es-Suyutî, büyük müfessirler, muhaddisler, lugatçüer, fakihler ve usulcüler arasında yer alır. Çünkü o, zikri geçen bu ilimlerde bütün gayretini sarfedip ve hatta neredeyse, kısa ömrünün tamamını bu işe hasrederek, birçok eser bırakmıştır. Günümüzde de onun eserlerinin izleri artarak ve bereketli bir biçimde kendisinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İKİNCİ FASIL  <a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a><br />
 </p>
<p> İmam Hafiz  Celaleddin es-Suyutî&#8217;nin Hayatı<br />
 </p>
<p>Hafız Celaleddin es-Suyutî, büyük müfessirler, muhaddisler, lugatçüer, fakihler ve usulcüler arasında yer alır.</p>
<p>Çünkü o, zikri geçen bu ilimlerde bütün gayretini sarfedip ve hatta neredeyse, kısa ömrünün tamamını bu işe hasrederek, birçok eser bırakmıştır. Günümüzde de onun eserlerinin izleri artarak ve bereketli bir biçimde kendisinden faydalanılmaya devam eder. O, geniş bir hal tercümesine ve uzun bir tanıtıma, hakkıyla layık bir kişidir.</p>
<p>Fakat, onun hakkında çok yazılan kitaplara ve verilen konferanslara bakarak bu bahsi fazla uzatmadan, süslemeden, ihtiyacı giderecek şekilde bitirmek istiyorum. Diyorum ki, muvaffakiyet Allah&#8217;tandır.[17]</p>
<p>a) İsmi ve Nesehi:<br />
 </p>
<p>O, Hafız Abdurrahman b. Kemal Ebibekr b. Muhammed b. Sabtkü&#8217;d-Din İbnü&#8217;1-Fahr Osman b. Nazıru&#8217;d-Din el-Humamui-Hudayrî el-Esyutî&#8217;dir.[18]</p>
<p>Mu&#8217;cemu&#8217;l-Müellifin&#8217;in sahibi, şu ifadeleri de eklemiştir: et-Tolûnî el-Mısrî eş-Şafiî, lakabı Celalüddin, künyesi ise Ebu&#8217;l-Fadl&#8217;dır.[19]</p>
<p>Onun nesebinin arab olmadığı da söylenmektedir. Kendisi şöyle der: &#8220;Kendisine itimad edilen birisinin babamdan işitip bana söylediğine göre, ulu dedesi Arap değildi ve Şark&#8217;tandı.&#8221;[20]</p>
<p>O, kendi nesebi hakkında şöyle demiştir: &#8220;Büyük dedem, Hümamü&#8217;d-Din, hakikat ehlinden ve tarikat şeyhlerindendi. Ondan sonrakiler şerefli makam ve mevkiye sahiptiler. Onlardan bir tanesi bulunduğu beldenin kadılık ve hisbe görevim yürütüyordu. Bir diğeri tüccarlık yapıyordu. Bunlardan, babamın dışında ilme gerçekten büyük hizmet etmiş birini tanımıyorum.&#8221;[21]</p>
<p>b)  Doyumu ve Büyümesi:<br />
 </p>
<p>O, hicri 849 senesinde Receb ayının ilk gününde Pazar günü akşamdan sonra Suyut Mahallesi&#8217;nde doğdu. Kendisi de doğumu için bu tarihi zikretmiş olup tarihçiler de bu konuda ittifak etmiş, hiç birisi fazla birşey eklememişlerdir. Ancak İbn İyas ile İsmail Paşa, onun doğumunun Cumade&#8217;l-Ahire&#8217;de olduğunu iddia etmişlerdir.</p>
<p>Suyutî yetim olarak büyümüştür. Zira babası h. 855 senesinde Safer ayının beşinde Pazartesi gecesi vefat etmiştir. O zaman Suyutî, henüz 6 yaşındaydı.[22]</p>
<p>Daha sekiz yaşma gelmeden Kur&#8217;an&#8217;ı ve Minhacü&#8217;1-Fıkh, Usul ve İbn Malik&#8217;in Elfiye adlı eserini ezberlemişti.</p>
<p><a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a>, islami ,islami sohbet, islami chat, islam sohbet, islam chat, dini sohbet, din sohbet, din chat, nur sohbet, asya sohbet, islam nurum, İmam Hafiz  Celaleddin es Suyutinin Hayatı, Daha sekiz yaşma gelmeden Kur&#8217;an&#8217;ı ve Minhacü&#8217;1-Fıkh, Usul ve İbn Malik&#8217;in Elfiye adlı eserini ezberlemişti</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/imam-hafiz-celaleddin-es-suyutinin-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rahimehullah</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/rahimehullah.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/rahimehullah.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jul 2011 17:52:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[islam alimleri]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın güç ve kuvvetinin üstünde güç ve kuvvet yoktur]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Rahimehullah]]></category>
		<category><![CDATA[talebesi Muhammed b]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7033</guid>
		<description><![CDATA[İKİNCİ KISIM: TAHKİK BÖLÜMÜ TAHKİK MUKADDİMESİ islam   Kitabın Nüshalarının Tanıtımı:   Kitabın tahkikinde iki nüshayı esas aldım. Birincisi: Bunun, Daru&#8217;l-Kütüb&#8217;de[1] 35 numaralı koleksiyonda muhafaza edildiğini gördüm. Nüsha üzerinde şöyle yazılmıştır: &#8220;Suyutî&#8217;nin talebesi, Muhammed b. Ali ed-Davudî (ö. h. 945)&#8217;nin hattıyla-yazılmıştır.-Kitabın ismi &#8221; tir.[2] Sonuna da şu ibare getirilmiştir:   &#8220;Müellif (Rahimehullah)&#8217;in hattıyla ortaya çıkan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İKİNCİ KISIM: TAHKİK BÖLÜMÜ TAHKİK MUKADDİMESİ <a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a><br />
 <br />
Kitabın Nüshalarının Tanıtımı:<br />
 </p>
<p>Kitabın tahkikinde iki nüshayı esas aldım.</p>
<p>Birincisi: Bunun, Daru&#8217;l-Kütüb&#8217;de[1] 35 numaralı koleksiyonda muhafaza edildiğini gördüm. Nüsha üzerinde şöyle yazılmıştır: &#8220;Suyutî&#8217;nin talebesi, Muhammed b. Ali ed-Davudî (ö. h. 945)&#8217;nin hattıyla-yazılmıştır.-Kitabın ismi &#8221; tir.[2]</p>
<p>Sonuna da şu ibare getirilmiştir:<br />
 </p>
<p>&#8220;Müellif (Rahimehullah)&#8217;in hattıyla ortaya çıkan son eserdir. Tasnifatının tamamını yazmak azminde idi. Lakin ölüm buna fırsat vermedi.-Allah&#8217;ın güç ve kuvvetinin üstünde güç ve kuvvet yoktur.-Kitap, talebesi Muhammed b. Ali ed-Davudî (Rahimehullah)&#8217;nin hattıyla yazılmıştır.</p>
<p>Eser 38 sayfadır. Sayfanın boyu 265, eni 18 cm. dir. Sayfadaki satır sayısı 27 olup, bir satırda yaklaşık 18 kelime vardır. Yazmanın baş tarafında, kitaba daha önce sahip olan zevatın isimleri yer alır. Bunlar, el-Hacc İbrahim Paşa Veliyyü&#8217;1-Kadı Muhammed Nimetullah Lütfullah ve Cemal Berekât Abdulhafız&#8217;dır.</p>
<p>Bu ilk nüsha, daha sağlam, yazısı daha seçkin, anlaşılması daha kolay ve müellifin asrına daha yakın olduğu için, bunu asıl olarak aldım ve tahkikte (d) Kâf harfiyle işaretledim. <a title="islam, islami sohbet, islami chat, islami" href="http://www.islamsevdasi.com">islami sohbet</a></p>
<p>ikinci nüshaya gelince; Bu Ezher Kütüphanesi&#8217;ndedir. Bir koleksiyonda ciltli olarak normal bir yazı ile yazılmıştır. Kitapta silinme ve yırtılma izleri belirmiştir. Satırları muhteliftir. Kitabın genişliği, 21cm.  dir. Tamamı  30 yapraktır.  Kitap numarası  56, koleksiyon numarası ise 1115&#8242;tir.[3]</p>
<p>Üzerinde, &#8220;Revakü&#8217;l-Etrak&#8217;a vakfedilmiştir&#8221;[4] ibaresi yazılıdır. Aynı şekilde Ezher Kütüphanesi&#8217;nin mührü vardır. Nasihin (Yazıcının) yaptığı yanlışı gidermek için, bazı sahifelere ilave yapılmıştır. İkinci yaprakta bu görülebilir. Tahkikte bu nüshaya (î) elif harfiyle işaret edilmiştir. Nasihinin bilinmemesinden, üzerinde yırtık ve çürüme izleri görüldüğünden ve bazı sahifelere ilave yapıldığından bunu, birinciye tabi kıldım.[5]</p>
<p><a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a>, islami, islamisohbet, islami sohbet, islami chat, sevdasi,  dini sohbet, din sohbet, din chat,  asya sohbet, nur sohbet, rahmet, rahmeti, allah cc rahmeti merhamet, Rahimehullah</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/rahimehullah.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fener Bahçe spor kulubü</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/fener-bahce-spor-kulubu.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/fener-bahce-spor-kulubu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jul 2011 08:06:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halit</dc:creator>
				<category><![CDATA[islam alimleri]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[aziz yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[bulent uygun]]></category>
		<category><![CDATA[eskişehir spor]]></category>
		<category><![CDATA[fb spor kulubu]]></category>
		<category><![CDATA[fener]]></category>
		<category><![CDATA[fener bah.e]]></category>
		<category><![CDATA[Fener Bahçe spor kulubü]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[fifa]]></category>
		<category><![CDATA[menun okyadmaz]]></category>
		<category><![CDATA[sarı kanarya]]></category>
		<category><![CDATA[sivas spor]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye futbol fedarasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[uefo]]></category>
		<category><![CDATA[ümit karan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7031</guid>
		<description><![CDATA[FenerBahçe spor kulubu ve eskişehir , sivas lı bazı yonetici ve sprocuların karıştığı şike olayı gıderek buyurken turkiye futbol fedarasyonu çok onemli bır karar aşamsına geldi.  islam fenerbahçe spor kulubunun küme düğşürülmesi ve şampıyonlar ligine farklı bır takımımız gonderilme kararı alabilecegı bu kararında en geç temmuz 15 de uefa yetkılilerine bildırılmesı gerektığı netleşmiştir. fener, fenerbahçe, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>FenerBahçe spor kulubu ve eskişehir , sivas lı bazı yonetici ve sprocuların karıştığı şike olayı gıderek buyurken turkiye futbol fedarasyonu çok onemli bır karar aşamsına geldi. <a title="islam, islami sohbet, islami, islami chat, dini sohbet, dini chat" href="http://www.islamsevdasi.com"> islam</a></p>
<p>fenerbahçe spor kulubunun küme düğşürülmesi ve şampıyonlar ligine farklı bır takımımız gonderilme kararı alabilecegı bu kararında en geç temmuz 15 de uefa yetkılilerine bildırılmesı gerektığı netleşmiştir.</p>
<p>fener, fenerbahçe, fener bah.e, sarı kanarya, fb spor kulubu, aziz yıldırım, ümit karan, bulent uygun, menun okyadmaz, sivas spor, eskişehir spor, türkiye futbol fedarasyonu, uefo, fifa</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/fener-bahce-spor-kulubu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nesh İşinin Tahdidi</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/nesh-isinin-tahdidi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/nesh-isinin-tahdidi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Jul 2011 22:00:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[islam alimleri]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[asya sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[din chat]]></category>
		<category><![CDATA[Din sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islamisohbet]]></category>
		<category><![CDATA[namaz kılanın]]></category>
		<category><![CDATA[Nesh İşinin Tahdidi]]></category>
		<category><![CDATA[nur sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[oturmasını neshetmiştir]]></category>
		<category><![CDATA[sevdasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=6993</guid>
		<description><![CDATA[Nesh İşinin Tahdidi (Sınırlandınlması) Ve Nasihin Mensuhtan Ayırdedilmesi.[22]   Buna, şu hadisler misal verilebilir: islam 1-&#8221;Kan alanın da aldıranın da orucu bozulmuş olur.[23] 2- &#8220;Rasulullah oruçlu ve ihramlı iken kan aldırdı.&#8221;[24] 3- &#8220;Kan aldıranın, kusanın ve ihtilam olanın orucu bozulmaz&#8221; [25] Şüphesiz ki bu hadisler görünüş itibariyle neshe delalet ederler. Ancak hadislerden hangisi diğerini neshetmiştir? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nesh İşinin Tahdidi (Sınırlandınlması) Ve Nasihin Mensuhtan Ayırdedilmesi.[22]<br />
 </p>
<p>Buna, şu hadisler misal verilebilir: <a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a></p>
<p>1-&#8221;Kan alanın da aldıranın da orucu bozulmuş olur.[23]</p>
<p>2- &#8220;Rasulullah oruçlu ve ihramlı iken kan aldırdı.&#8221;[24]</p>
<p>3- &#8220;Kan aldıranın, kusanın ve ihtilam olanın orucu bozulmaz&#8221; [25] Şüphesiz ki bu hadisler görünüş itibariyle neshe delalet ederler. Ancak hadislerden hangisi diğerini neshetmiştir? Alimlerden Ali</p>
<p>b. Medinî, Ahmed, İshak ve İbn Münzir yalnız birincisinin diğerlerini neshettiği görüşündedirler.[26]</p>
<p>Şafiî ve İbn Hazm&#8217;ın görüşüne göre ise ikinci hadis diğerlerini neshetmiştir.[27]</p>
<p>Öyleyse -meçhul olan- bu konuda, işin çözücüsü, hadisin sebeb-i vurududur ki, üzerinde ittifak edilen ve İslam&#8217;ın ruhuna uygun olan da budur. Zaten Cenab-ı Hak, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyuruyor: &#8220;Hiçbir kimse diğer birisinin günahını yüklenmez.&#8221;[28]</p>
<p>Beyhakî, &#8220;Şuabu&#8217;l-îman&#8221;ında, Gayyas b. Kelub el-Kûfî&#8217;den, o da Mutarrif b. Semuretebni Cündeb&#8217;den, o da babasından rivayet ettiği şu hadisi tahric etmiştir:</p>
<p>Rasulullah (s.a.v.), Ramazan ayında kan aldırmakta olan bir adama uğradı, onlar (kan alan ve aldıran) aynı zamanda bir adamın gıybetini ediyorlardı. Bunun üzerine (gıybetten dolayı &#8220;Kan alanın da aldıranın da orucu bozulmuştur&#8221; diye buyurdu. [29]</p>
<p>İşte bu sebep (yani gıybetten dolayı orucun bozulması) [30] fazla olarak nesh konusunda şu hadislerle zikri geçen ayet arasındaki çelişkiyi gidermiştir.</p>
<p>Şu hadis de neshin tahdidine (sınırlı olarak ele alınmasına) misal olarak verilebilir. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: &#8220;İmam kendisine uyulan kimsedir. Ona muhalefet etmeyiniz. O tekbir aldığında, tekbir alınız, rükûa gittiğinde rükûa gidiniz, Semiallahu limenhamideh (Allah, hamd edenin hamdini işitir) dediğinde Allahümme Rabbena lekelhamd (Ey Allah&#8217;ım hamd sana aittir) deyiniz. Secdeye gittiğinde, secdeye gidiniz. Oturarak kıldığında siz de oturarak kılınız&#8221; [31]</p>
<p>İmam Şafiî şöyle demiştir: &#8220;Bu hadis, Hz. Aişe&#8217;nin şu hadisiyle neshedilmiştir: &#8220;Rasulullah, ölümüne sebep olan hastalığı zamanında, sahabeye oturarak namaz kıldırıyordu. Onlar da Rasulullah&#8217;ın arkasında ayakta kılarlardı.&#8221;[32]</p>
<p>Doğrusu, yukarıdaki hadisin sebeb-i vurudu, nesh sözünü ortadan kaldırır. Şöyle ki:</p>
<p>İmam Müslim, Sahah&#8217;inde Enes&#8217;ten rivayet ettiği bir hadise göre o, şöyle demiştir: &#8220;Rasulullah (s.a.v.) atından düştü ve sağ tarafı tahris oldu. Geçmiş olsun diye huzuruna girdik. Bu arada namaz vakti geldi Bize namazı oturarak kıldırdı. Biz de arkasında oturarak kıldık.</p>
<p>Namaz tamamlandığında buyurdu ki: &#8220;İmam ancak kendisine uyulan kimsedir. O, tekbir aldığında siz de tekbir alınız, secdeye gittiğinde secdeye gidiniz, kalktığında kalkınız.  Semiallahulimenhamideh dediğinde Rabbena lekelhamd deyiniz, oturarak kıldığında siz de oturarak kılınız.&#8221;[33]</p>
<p>Ahmed b. Hanbel, her iki hedisin vurud sebebinin ayrı olduğunu düşünerek, her iki hadisin arasını cem etmiş ve neshin olmadığına kail olmuştur.</p>
<p>Birincisi: &#8220;İmam, hastalığına şifa ümid edip oturarak namaza başlarsa, o zaman arkasındakiler de oturarak kılarlar.&#8221;</p>
<p>İkincisi: &#8220;İmam ayakta namaza başlarsa ona uyanların da ayakta kılması icab eder. İmamın, sonradan namazını oturarak kılmasını gerektiren bir sebepten (hastalık gibi) dolayı oturup oturmaması durumu değiştirmez.&#8221;</p>
<p>Nitekim Rasulullah&#8217;ın ölüm hastalığı hakkındaki hadisler de bu şekildedir.</p>
<p>Bu hadisin cemaatin ayakta durmalarını açıklaması, imamın oturması halinde onların da oturmalarının lazım gelmediğine delalet eder. Çünkü Ebubekir (r.a.) namaza ayakta başladı. Cemaat da onunla ayakta kıldılar. Birinci durum bunun hilafınadir. Zira Rasulullah (s.a.v.) oturarak namaza başladı. Onlar da arkasında ayakta kıldılar da Rasulullah onları ayıpladı. [34]</p>
<p>Şevkanî görüşünü şu sözleriyle teyid eder. Bu cem etme işi aslında neshin olmadığını takviye eder. Özellikle bu durum neshin iki defa olmasını gerektirir. Çünkü aslında kıyama muktedir olan kimsenin hükmü, oturarak kılmamasıdır. Buna göre bu hadis de, imamı oturarak namaz kılanın oturmasını neshetmiştir. Bundan sonra oturarak namaz kılmanın neshedilmesi neshin iki kere vukuunu gerektirir ki bu da uzak bîr görüştür. [35</p>
<p><a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a>, islami, islamisohbet, islami sohbet, islami chat, sevdasi,  dini sohbet, din sohbet, din chat,  asya sohbet, nur sohbet, Nesh İşinin Tahdidi, namaz kılanın, oturmasını neshetmiştir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/nesh-isinin-tahdidi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mücmelin Tafsili</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/mucmelin-tafsili.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/mucmelin-tafsili.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Jul 2011 21:00:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[islam alimleri]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Enes'ten]]></category>
		<category><![CDATA[Ezanda tekbirin dört]]></category>
		<category><![CDATA[kamette iki olduğuna]]></category>
		<category><![CDATA[Mücmelin Tafsili]]></category>
		<category><![CDATA[Müslim'in]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=6990</guid>
		<description><![CDATA[Mücmelin Tafsili [18]islam   Ezanda tekbirin dört, kamette iki olduğuna ve Müslim&#8217;in, Enes&#8217;ten tahric ettikleri şu hadis misal verilebilir: &#8220;Bilal, ezandaki lafızları çifter, İcamettekini ise tek okumakla emrolundu.&#8221; [19] Bundan anlaşılan şudur: Ezanda tekbirin dört, kamette iki olduğuna dair cumhuru ulema aleyhine bir ittifak yoktur. Fakat Ebu Davud, Sünen&#8217;inde ve Ahmed b. Hanbel de Müsned&#8217;inde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mücmelin Tafsili [18]<a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a><br />
 </p>
<p>Ezanda tekbirin dört, kamette iki olduğuna ve Müslim&#8217;in, Enes&#8217;ten tahric ettikleri şu hadis misal verilebilir: &#8220;Bilal, ezandaki lafızları çifter, İcamettekini ise tek okumakla emrolundu.&#8221; [19]</p>
<p>Bundan anlaşılan şudur: Ezanda tekbirin dört, kamette iki olduğuna dair cumhuru ulema aleyhine bir ittifak yoktur. Fakat Ebu Davud, Sünen&#8217;inde ve Ahmed b. Hanbel de Müsned&#8217;inde meşhur hadisin sebeb-i vurudu hakkında tahric ettikleri Abdullah b. Zeyd&#8217;in hadisi ise şöyledir: &#8220;O dedi ki; &#8220;Bir ara Rasulullah fs.a.v.) halkı namaza toplamak maksadıyla çalınmak üzere bir çıtn yapılmasını emrettiği sıralarda idi. (Ahmed b. Hanbel şunu ilave etmiştir. Gerçi Rasulullah, çanın Hristiyanlık adetine uygunluğundan hoş görmüyordu) Ben uyurken rüyamda yanıma elinde çan taşıyan bir adam çıkageldi. Ben ona:</p>
<p>- &#8220;Ey Allah&#8217;ın kulu! Bu çanı bana satmaz mısın?&#8221; dedim.</p>
<p>- &#8220;Onu ne yapacaksın?&#8221; dedi</p>
<p>- &#8220;Onunla halkı namaza çağıracağım&#8221; dedim.</p>
<p>- &#8220;Sana bundan daha hayırlısını göstereyim mi? dedi.</p>
<p>Ben de ona:</p>
<p>- &#8220;Evet göster&#8221; dedim. Dedi ki:</p>
<p>-  &#8220;Şöyle dersin:</p>
<p>- &#8220;Şöyle dersin: Allah&#8221;Allah en büyüktür, Allah en büyüktür., en büyüktür, Allah en büyüktür.</p>
<p>Ben Allah&#8217;tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. Ben Allah&#8217;tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. Ben Muhammed&#8217;in, Allah&#8217;ın elçisi olduğuna şahitlik ederim. Ben Muhammed&#8217;in, Allah&#8217;ın elçisi olduğuna şahitlik ederim.</p>
<p>Haydin namaza, haydin namaza.</p>
<p>Haydin kurtuluşa, haydin kurtuluşa.</p>
<p>Allah en büyüktür. Allah en büyüktür.</p>
<p>Allah&#8217;tan başta ilah yoktur.&#8221;</p>
<p>Sonra benden biraz uzaklaştı ve şöyle dedi: &#8220;Namaza kalktığın vakitte de şöyle dersin: ederim.</p>
<p>Allah en büyüktür</p>
<p>Allah en büyüktür</p>
<p>Ben Allah&#8217;tan başka ilah olmadığına şahitlik ederim.</p>
<p>Ben Muhammed&#8217;in, Allah&#8217;ın elçisi olduğuna şahitlik</p>
<p>Haydin namaza Haydin kurtuluşa, Namaz başladı Namaz başladı Allah en büyüktür Allah en büyüktür Allah&#8217;tan başka ilah yoktur.&#8221;</p>
<p>Sabah olunca, Rasulullah (s.a.v.)&#8217;a gelip gördüklerimi haber verdim, &#8220;lnşaallah hak rüyadır. Bilal ile beraber kalk gördüklerini ona ögret de ezam o okusun. Çünkü onun sesi seninkinden daha gür ve  buyurdu. [20]</p>
<p>Bu sebep gelince hadisteki vaki kapalılığı gidermiş oldu. Aslolan şudur ki, cumhura göre ezanda tekbirin dörder, kamette ise iki defa olduğudur.[21]</p>
<p><a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a>, islami, islamisohbet, islami sohbet, islami chat, sevdasi,  dini sohbet, din sohbet, din chat,  asya sohbet, nur sohbet, Mücmelin Tafsili, Sabah olunca, Rasulullah (s.a.v.)a gelip gördüklerimi haber verdim, lnşaallah hak rüyadır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/mucmelin-tafsili.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

