Hepimizin âşinâ olmasına rağmen "Ağrı nedir?" diye sorul­sa, hiçbirimiz onu doğru dürüst tarif edemeyiz. Ağrının ne ol­duğu hakkında söylenmiş sözlere bakacak olursak, onu kelime­lerle ifade etmenin herkes için aynı zorluğu taşıdığını görece­ğiz. Meselâ; 1942'de Sir Thomas Lewis: "Ağrının tam bir ta­rifini yapmaktan çok uzağım, çünkü hiçbir zaman yararlı bir gayeye hizmet edemeyecektir." derken, 1969'da Sargent, "Ağ­rının tanımı lüzumsuzdur, çünkü herkes ne olduğunu bilir" de­mekteydi. Bu Makalenin Devamını Oku;
Görülen; dışkı ve kan gibi gözle görülen ve aynî varlığı olan pisliklerdir. Bir defa da olsa kendisinin yok edilmesi ile temizlenmiş olur. Görülmeyen pislik ise sidik gibi kuruduktan sonra varlığı gözle görülemeyen pisliktir. Temizlenmesi yıkayanın temizlendiğine kanaat getirinceye kadar yıkaması ile olur. Vesveseli kimse için yıkama sayısı üçtür. Zahiru'r-rivayeye göre her defasında sıkmak da gerekir. Çünkü pisliği çıkaracak olan sıkmadır. Bu Makalenin Devamını Oku;
Size, "Hiç mikrop yediniz mi?" diye bir soru sorulsa, her­halde "Mikrop da yenilir miymiş?!" diye cevap verirsiniz. Halbuki yediğimiz gıdaların birçoğu mikroplar ile hazırlanmak­tadır. Bu nasıl oluyor demeyin. Oluyor işte. Meselâ, her gün üç vakit soframızdan eksik etmediğimiz ekmek, bunlardan sadece birisi. Belki de diyeceksiniz ki, "Ekmeğin mikropla ne münase­beti var? Bizim bildiğimiz ekmek hamurdan yapılır." Evet, ek­mek hamurdan yapılır. Fakat, hamura ayrıca maya denilen bir madde de ilâve edilir. İşte, bu maya içerisinde faydalı mikrop­lar bulunmaktadır. Bu Makalenin Devamını Oku;
Günlük hayatta en sık karşılaştığımız kelimelerden birisidir bu. Ve çoğu zaman da manasını hiç düşünmeden kullanıveririz. "Hayat bir mücadeledir." Bu söz, geçtiğimiz asrın ortalarında bilhassa Darwin felsefe­sinin takdiminden sonra, sistemli bir şekilde ve devamlı olarak gündeme getirildi. Çünkü, "Hayat bir mücadeledir" sözü, bu felsefenin temellerinden birini teşkil ediyordu Bu Makalenin Devamını Oku;
Bal, Kuran ayetinde vurgulandığı gibi, “insanlara şifa” olma özelliği taşımaktadır. 20-26 Eylül’den Çin’de yapılan Dünya Arıcılık Kongresi’nde bilim adamlarının bal hakkındaki yorumları da bunu doğruluyor: “Kongre’de, arı ürünleri ile tedavi konusu ağırlık kazandı. Özellikle ABD’li bilimadamları bal, arı sütü, polen ve arı reçinasının (propolis) birçok hastalığı tedavi ettiğini bildirdiler. Romanyalı bir doktor balı katarakt hastaları üzerinde denediğini ve Bu Makalenin Devamını Oku;