<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>islam sevdası, islam, islami, islami sohbet, islami chat &#187; Mubarek gün ve geceler</title>
	<atom:link href="http://www.islamsevdasi.com/kategori/mubarek-gun-ve-geceler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamsevdasi.com</link>
	<description>islamsevdasi.com islam, islami, islami sohbet, ve islami chat, gibi dini sohbetin yaşandığı tek adres.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 20:52:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Mübarek üç Aylar</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/mubarek-uc-aylar.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/mubarek-uc-aylar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Aug 2011 00:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mubarek gün ve geceler]]></category>
		<category><![CDATA[berat gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[Cehennem kapıları kapanır]]></category>
		<category><![CDATA[hicri ve kameri aylar]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Aişe]]></category>
		<category><![CDATA[ilk cuma gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[istiğfar etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Kameri ayların süresi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an okumak ve dua etmek]]></category>
		<category><![CDATA[manevi haz]]></category>
		<category><![CDATA[MİRAC GECESİ]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek aylar]]></category>
		<category><![CDATA[namaz kılmak]]></category>
		<category><![CDATA[oruç tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[rahmet]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan ayının fazileti]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan ayının müjdecisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazanı karşılayan aylar]]></category>
		<category><![CDATA[Rasulüllah (s.a.s)]]></category>
		<category><![CDATA[Receb]]></category>
		<category><![CDATA[regaib gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[Şaban ve Ramazan ayları]]></category>
		<category><![CDATA[şemsi ayların süresine]]></category>
		<category><![CDATA[şeytanlar da bağlanır]]></category>
		<category><![CDATA[üç aylar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7405</guid>
		<description><![CDATA[islam'ın mübarek saydığı hicri kameri aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları. 
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. 
Kameri ayların süresi, şemsi ayların süresine nazaran değişiklik arzeder. 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="islam, islami, islami sohbet" href="http://www.islamsevdasi.com" target="_blank">islam</a>&#8216;ın mübarek saydığı hicri kameri aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları.<br />
Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir.<br />
Kameri ayların süresi, şemsi ayların süresine nazaran değişiklik arzeder.<br />
Kameri sene, şemsi seneden on bir gün daha kısadır.<br />
Ayrıca kameri ayların diğer bir özelliği şemsi aylarda olduğu gibi senenin aynı mevsimine değil,<br />
değişik mevsimlerine tesadüf etmesidir. Mesela, kameri bir ay olan Ramazan ayı, senenin mevsimlerini dolaşır.<br />
Hicrî ve kameri aylar arasında küçük önem taşıyan ve &#8220;üç aylar&#8221; diye adlandırılan<br />
Receb, Şaban ve Ramazan ayları mübarek aylar olarak kabul edilirler.<br />
Bu ayların Müslümanlarca önemli ölçüde değer kazanmasının sebepleri arasında<br />
Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217;in bu aylar hakkında verdiği haberler gösterilebilir.<br />
Rasulüllah (s.a.s) bir hadis-i şerifinde; &#8220;Recep Allah&#8217;ın ayı, Şaban benim ayım ve Ramazan ümmetimin ayıdır&#8221; buyurmuştur.<br />
Ayrıca Peygamber Efendimiz, Receb ayı girince, &#8221; Allahım! Receb ve Şabanı bize mübarek kı!! Bizi Ramazana ulaştır&#8221; diye dua ederdi.<br />
Üç ayların değerini ifade eden diğer bir önemli özellik ise beş mübarek kandil gecesinden dördünün bu aylar içinde olmasıdır.<br />
Regaib gecesi, Recep ayının ilk cuma gecesine, Mirac gecesi, Recep ayının yirmi yedinci gecesine, Berat gecesi,<br />
Şaban ayının on beşinci gecesine, Kadir gecesi ise Ramazan ayının yirmi yedinci gecesine rastlar.<br />
Hz. Peygamber (s.a.s) Şaban ayında çok oruç tutardı. Hz. Aişe, Rasulüllah (s.a.s)&#8217;ın bu aydaki orucu hakkında şöyle der:<br />
&#8220;Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim&#8221; (Tecrid-i Sarih, VI, 295).<br />
Ramazan ayının fazileti ise çok daha yücedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmaktadır:<br />
&#8220;Ramazan geldiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar da bağlanır&#8221; (Müslim, Kitâbu&#8217;s-Sıyam, 1).<br />
Receb ve Şaban ayları, rahmet ayı olan Ramazanı karşılayan aylar olup Ramazan ayının müjdecisidir.<br />
Dinimizde ayrı bir değeri olan üç ayların, kişide insanî özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol altına alınmasında<br />
rolü büyüktür. Zira Receb ve Şaban aylarının feyzinden ve bu aylarda bulunan<br />
Regaib, Mirac ve Berat gecelerinin rahmetinden istifade yolunu tutan bu kişi<br />
Ramazan ayında ise her türlü kötülükten kendini uzak tutar ve insanî vasıflarının artmasına gayret eder.<br />
Nihayet Kadir gecesinde yapacağı ibadet ve tevbe ile manevi hazza ulaşır.<br />
Bu nedenle özellikle, bu aylarda bol bol istiğfar etmek, namaz kılmak, oruç tutmak,<br />
Kur&#8217;an okumak ve dua etmek en uygun davranışlardır.</p>
<p>Şamil<a title="islam, islami, islami sohbet" href="http://www.islamsevdasi.com" target="_blank"> islam</a> ansiklopedisi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/mubarek-uc-aylar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>sahura kalkmadan oruç tutmak</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/sahura-kalkmadan-oruc-tutmak.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/sahura-kalkmadan-oruc-tutmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Aug 2011 06:28:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mubarek gün ve geceler]]></category>
		<category><![CDATA[en bereketli en verimli zamanlar]]></category>
		<category><![CDATA[gece yarısı ile tanyerinin ağarışı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohet]]></category>
		<category><![CDATA[meleklerin duada bulunacağı]]></category>
		<category><![CDATA[sahura kalkıp yemek yeme]]></category>
		<category><![CDATA[sahurda bereket vardır]]></category>
		<category><![CDATA[sahurda yemek yeyiniz]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli açlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7238</guid>
		<description><![CDATA[Sahur, gece yarısı ile tanyerinin ağarışı arasında yenen yemeğin adıdır. 
Allah Resûlü (aleyhissalatu vesselâm), bir lokma dahi olsa sahura kalkıp yemek yemeyi tavsiye etmiş, 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sahur, gece yarısı ile tanyerinin ağarışı arasında yenen yemeğin adıdır.<br />
Allah Resûlü (aleyhissalatu vesselâm), bir lokma dahi olsa sahura kalkıp yemek yemeyi tavsiye etmiş,<br />
sahurda bereketin olduğunu ve sahura kalkanlara meleklerin duada bulunacağını bildirmiştir.<br />
Ebu Said el-Hudri&#8217;nin (radıyallâhu anh) rivayet ettiğine göre<br />
Peygamber Efendimiz (aleyhissalatu vesselâm) şöyle buyurmuştur:<br />
“Sahurda bereket vardır. Bir yudum su içmek dahi olsa sakın onu terk etmeyin.<br />
Zira Allah (c.c) ve melekler, sahura kalkanlar için dua ederler.”<br />
Ayrıca başka bir hadiste de “Sahurda yemek yeyiniz, çünkü sahur da bereket vardır.” buyurmuştur.<br />
Sahur; kalkmak, inanan insanların tan yeri ağarmadan uyanık olmaları demektir.<br />
Bu vakitler, en bereketli ve en verimli zamanlardır. Bu bereket değişik cihetlerden olabilir;<br />
bunları Efendimiz&#8217;in sünnetine uyma, sahurla oruç ve diğer ibadetler için güç ve kuvvet kazanma,<br />
dinç olma, şiddetli açlığın meydana getirebileceği kaba davranışlara engel olma,<br />
dua ve Allah&#8217;ı anmaya vesile olma şeklinde sayabiliriz. Yine sahur, yapılan duaların,<br />
kılınan namazların, okunan Kur&#8217;ân&#8217;ların Cenab-ı Hakk&#8217;a ulaşacağı anlardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/sahura-kalkmadan-oruc-tutmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan Ayının  Önemi Ve oruç</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/ramazan-ayinin-onemi-ve-oruc.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/ramazan-ayinin-onemi-ve-oruc.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jul 2011 18:46:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Mubarek gün ve geceler]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[oruç tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan ayı]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan ayı ve oruç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=7003</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan ayının önemi içinde barındırdığı oruç ve bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesınden gelir. islam Ramazan ayında tutulan oruç Rabbimizin bize farz kılmış olduğu bir ibadet olup kim ramazan ayında orucunu temiz bir kalple tutar ve rabbi olan Allahın rızası için bu ibadetini yerine getirirse Allah cc rızasını almış mukafatını ise yıne Allah cc [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayının önemi içinde barındırdığı oruç ve bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesınden gelir. <a href="http://www.islamsevdasi.com">islam</a></p>
<p>Ramazan ayında tutulan oruç Rabbimizin bize farz kılmış olduğu bir ibadet olup kim ramazan ayında orucunu temiz bir kalple tutar ve rabbi olan Allahın rızası için bu ibadetini yerine getirirse Allah cc rızasını almış mukafatını ise yıne Allah cc kendisi tayın edecektır.</p>
<p>yaklaşan ramazan  ayı ve içinde bulunduğumuz 3 aylar tüm müslüman kardeşlerimize hayırlar ve Allah katyından bol rızıklar getırsın.<span id="more-7003"></span></p>
<p><a href="http://www.islamsevdasi.com">islam</a>, islami, islami sohbet, islami chat, dini sohbet, dini chat, din sohbet, din chat, ramazan ayı, oruç, üç aylar, Ramazan Ayının  Önemi Ve oruç</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/ramazan-ayinin-onemi-ve-oruc.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>mirac nedir</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/mirac-nedir.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/mirac-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2011 08:44:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mubarek gün ve geceler]]></category>
		<category><![CDATA[arş]]></category>
		<category><![CDATA[bakara süresi]]></category>
		<category><![CDATA[beş vakit namaz]]></category>
		<category><![CDATA[burak]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.EbuBekir]]></category>
		<category><![CDATA[kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[MİRAC]]></category>
		<category><![CDATA[mirac kandili]]></category>
		<category><![CDATA[mirac nedir]]></category>
		<category><![CDATA[münteha]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[şirk]]></category>
		<category><![CDATA[şirk koşmamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=6728</guid>
		<description><![CDATA[Arapça'da merdiven, yukari çikmak, yükselmek anlamlarini dile getirir. 
islam'da Hz. Peygamber (s.a.s)' in göge yükselerek Allah'in huzuruna kabul edilmesi olayi. 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arapça&#8217;da merdiven, yukari çikmak, yükselmek anlamlarini dile getirir.<br />
islam&#8217;da Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217; in göge yükselerek Allah&#8217;in huzuruna kabul edilmesi olayi.<br />
Mirac olayi hicretten bir yil ya da onyedi ay önce Receb ayinin yirmi yedinci gecesi gerçeklesir.<br />
Olayin iki asamasi vardir. Birinci asamada Hz. Peygamber (s.a.s) Mescidül-Haram&#8217;dan<br />
Beytü&#8217;l-Makdis&#8217;e (Kudüs) götürülür. Kur&#8217;an&#8217;in andigi bu asama, gece yürüyüsü anlaminda isra adini alir.<br />
ikinci asamayi ise Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217;in Beytü&#8217;l-Makdis&#8217;ten Allah&#8217;a yükselisi olusturur.<br />
Mirac olarak anilan bu yükselme olayi Kur&#8217;an&#8217;da anilmaz, ama çok sayidaki hadis ayrintili biçimde anlatilir.</p>
<p>Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe&#8217;de Hatim&#8217;de ya da<br />
amcasinin kizi Ümmühani binti Ebi Talib&#8217;in evinde yatarken Cebrail gelip gögsünü yardi,<br />
kalbini Zemzem ile yikadiktan sonra içine iman ve hikmet doldurdu.<br />
Burak adli binege bindirilerek Beytü&#8217;l-Makdis&#8217;e getirildi. Burada Hz. Ibrahim, Hz. Musa,<br />
Hz. Isa ve diger bazi peygamberler tarafindan karsilandi.<br />
Hz. Peygamber (s.a.s) imam olarak diger peygamberlere namaz kildirdi.</p>
<p>Hz. Peygamber (s.a.s), Beytü&#8217;l-Makdis&#8217;te kurulan bir Mirac&#8217;la ve yaninda<br />
Cebrail oldugu halde göge yükselmeye basladi. Gögün birinci katinda Hz. Adem, ikinci katinda<br />
Hz. Isa ve Yahya, üçüncü katinda Hz. Yusuf, dördüncü katinda Hz. Idris, besinci katinda<br />
Hz. Harun, altinci katinda Hz. Musa ve yedinci katinda Hz. Ibrahim ile görüstü.<br />
Cebrail ile birlikte yükselis Sidretü&#8217;l-Münteha&#8217;ya kadar sürdü. Cebrail,<br />
&#8220;Buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarim&#8221; diyerek Sidretü&#8217;l Münteha&#8217;da kaldi.<br />
Hz. Peygamber (s.a.s) buradan itibaren Refref adli baska bir binekle yükselisini sürdürdü.<br />
Bu yükselis sirasinda Cennet ve nimetlerini, Cehennem ve azabini müsahede etti.<br />
Sonunda Allah&#8217;in huzuruna kabul edildi. Kendisine ümmetinden Allah&#8217;a sirk kosmayanlarin Cennet&#8217;e girecegi müjdelendi,<br />
Bakara suresinin son ayetleri verildi ve bes vakit namaz fari kilindi.<br />
Yeniden Refref ile Sidretü&#8217;l-Münteha&#8217;ya, oradan Burak&#8217;la Kudüs&#8217;e, oradan da Mekke&#8217;ye döndürüldü.</p>
<p>Hz. Peygamber (s.a.s) ertesi günü Mirac olayini anlatti.<br />
Olayi duyan müsrikler yogun bir kampanya baslatarak Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217;i suçlamaya, alaya almaya basladilar.<br />
Bu kampanya bazi müslümanlari da etkileyerek süpheye düsürdü.<br />
Olayin gerçek olup olmadigini arastirmak isteyenler Beytü&#8217;l-Makdis&#8217;e ve Mekke&#8217;ye gelmekte olan bir kervana<br />
iliskin sorular sorarak Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217;i sinadilar.<br />
Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217;in verdigi bilgilerin dogrulugu müslümanlari süpheden kurtardiysa da<br />
müsriklerin inatlarini kirmaya yetmedi.<br />
Mirac olayi inatlarini ve düsmanliklarini artirarak onlar için bir fitne nedeni oldu.<br />
Bu olay karsisindaki tutumu nedeniyle Hz. Ebu Bekr, Hz. Peygamber (s.a.s)&#8217;ce &#8220;Siddîk&#8221; lakabiyla onurlandirildi.<br />
Hz. Ebu Bekir olayi kendisine anlatarak hala inanmaya devam edip etmeyecegini soran müsriklere<br />
&#8220;O söylüyorsa süphesiz dogrudur&#8221; cevabini vermisti.</p>
<p>Ahad hadislere dayansa da Mirac olayinin gerçekliginde tüm müslümanlar birlesmislerdir.<br />
Ancak olayin gerçeklesme biçimi Islam bilginleri arasinda görüs ayriliklarina neden olmustur.<br />
Buna göre Ibn Abbas&#8217;in da içinde bulundugu bazi bilginlere göre Mirac olayi uykuda gerçeklesmistir.<br />
Bilginlerin büyük çogunluguna göre ise uyku durumunda ve rüyada degil, uyanik iken gerçeklesmistir.<br />
Fakat bu görüsü savunanlar da Mirac&#8217;in yalniz ruhla mi, yoksa hem ruh, hem de bedenle mi oldugu konusunda<br />
ikiye ayrilmislardir. Sonraki Kelamcilarin büyük çogunluguna göre mirac olayi uyanikken hem ruh,<br />
hem de bedenle gerçeklesmistir. Içlerinde Hz. Aise&#8217;nin de bulundugu bazi bilginlerle mutasavviflarin<br />
büyük çogunluguna göre ise uyanik durumda iken ama yalniz ruhla gerçeklesmistir.</p>
<p>Mirac olayinin gerçeklestigi gece müslümanlarca kadir gecesinden sonra en kutsal gece sayilmis ve<br />
bu gecenin ibadetle ihyasi geleneklesmistir. Osmanlilar döneminde, camiler kandillerle donatildigi için<br />
Mirac kandili olarak anilan geceyi izleyen gün, cami ve tekkelerde Mirac olayini anlatan ve<br />
Miraciye adi verilen siirlerin okunmasi, dinleyenlere süt ikram edilmesi de bir gelenekti.</p>
<p>MIRAC GECESINDE PEYGAMBERIMIZE VERILEN HEDIYELER</p>
<p>Mirac günü peygamber efendimiz (S.A.V) hediye olarak üç sey verilmisti:<br />
Bunlar; Bes Vakit Namaz, Bakara Suresinin Son Ayetleri,<br />
Ve Sirk Kosmamak sarti ile &#8221;LA ILAHE ILLALLAH &#8221;diyen her Müslümanin cennete girebilecegi müjdesi.</p>
<p>Kaynak: islam tarihi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/mirac-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mirac Kandili</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/mirac-kandili-3.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/mirac-kandili-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2011 06:37:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[ALLAH (cc) ve kullari]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Sohbetler]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Mubarek gün ve geceler]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islam sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[MİRAC]]></category>
		<category><![CDATA[mirac kandili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=6734</guid>
		<description><![CDATA[islamsevdasi.com ailesi olarak tüm islam aleminin Mirac kandilinin hayırlara vesile olmasını dileriz. Mirac kandili sebebi ile inşallah tüm müslüman alemine yeni bir sayfa açılmasını ve bu sayfanın müslümanların dünyanın her yerinde gördükleri zulmun bitmesi ve refaha kavuşması  ve rabbimiz Allah cc rızası dahilinde bir sürecin başlamsını temenni ederiz. Allah cc selamı ve Bereketi tüm müslümanlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>islamsevdasi.com ailesi olarak tüm islam aleminin Mirac kandilinin hayırlara vesile olmasını dileriz.</p>
<p>Mirac kandili sebebi ile inşallah tüm müslüman alemine yeni bir sayfa açılmasını ve bu sayfanın müslümanların dünyanın her yerinde gördükleri zulmun bitmesi ve refaha kavuşması  ve rabbimiz Allah cc rızası dahilinde bir sürecin başlamsını temenni ederiz.</p>
<p>Allah cc selamı ve Bereketi tüm müslümanlara olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/mirac-kandili-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mirac kandili Mi&#8217;racın semerâtı ve faydası nedir</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/mirac-kandili-miracin-semerati-ve-faydasi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/mirac-kandili-miracin-semerati-ve-faydasi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2011 05:03:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mubarek gün ve geceler]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret]]></category>
		<category><![CDATA[beş meyve]]></category>
		<category><![CDATA[birinci meyve]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[MİRAC]]></category>
		<category><![CDATA[mirac 2011]]></category>
		<category><![CDATA[MİRAC GECESİ]]></category>
		<category><![CDATA[mirac kandili]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek geceler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=6725</guid>
		<description><![CDATA[Şu şecere-i Tûba-i Mâneviye olan Mi'racın beş yüzden fazla meyvelerinden nümune olarak yalnız beş tanesini zikredeceğiz.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mi&#8217;racın semerâtı ve faydası nedir?</strong></p>
<p>Şu şecere-i Tûba-i Mâneviye olan Mi&#8217;racın beş yüzden fazla meyvelerinden nümune olarak yalnız beş tanesini zikredeceğiz.</p>
<p>Birinci Meyve:</p>
<p>Erkân-ı imâniyenin hakaikını göz ile görüp, melâikeyi, Cenneti, âhireti, hatta Zât-ı Zülcelâli göz ile müşahede etmek; kâinata ve beşere öyle bir hazine ve bir nur-u ezelî ve ebedî bir hediye getirmiştir ki: Şu kâinatı, perişan ve fâni ve karmakarışık bir vaziyet-i mevhûmeden çıkarıp, o nûr ve o meyve ile, o kâinatı; kudsî mektubat-ı Samedaniyye, güzel âyine-i cemâl-i Ehadiyye vaziyeti olan hakikatı göstermiş. Kâinatı ve bütün zîşuuru sevindirip mesrur etmiş. Hem o nûr ve o meyve ile beşeri; müşevveş, perişan, âciz, fakir, hâcâtı hadsiz, a&#8217;dâsı nihayetsiz ve fânî, bekasız bir vaziyet-i dalâletkâraneden o insanı o nûr, o meyve-i kudsiyye ile; Ahsen-i Takvimde, bir mucize-i kudret-i Samedaniyyesi ve mektubat-ı Samedaniyyenin bir nüsha-i câmiası ve Sultan-ı Ezel ve Ebedin bir muhatabı, bir abd-i hassı, kemâlâtının istihsancısı, halîli ve cemâlinin hayretkârı, habibi ve Cennet-i bâkıyesine namzet bir misafir-i azîzi suret-i hakikîsinde göstermiş. İnsan olan bütün insanlara, nihayetsiz bir sürur, hadsiz bir şevk vermiştir.</p>
<p>İkinci Meyve:</p>
<p>Sâni-i mevcudat ve sâhib-i kâinat ve Rabbü&#8217;l-âlemin olan Hâkim-i Ezel ve Ebedin marziyyat-ı Rabbâniyyesi olan İslâmiyetin, başta namaz esasatını, cin ve inse hediye getirmiştir ki: O marziyyatı anlamak, o kadar merak-âver ve saadet-âverdir ki, târif edilmez. Çünki: Herkes, büyükçe bir veliyy-i ni&#8217;met, yahut muhsin bir padişahının uzaktan arzularını anlamaya ne kadar arzukeş ve anlasa, ne kadar memnun olur. Temenni eder ki, &#8216;Keşki bir vasıta-i muhabere olsa idi, doğrudan doğruya o zât ile konuşsa idim. Benden ne istiyor, anlasa idim. Benden onun hoşuna gideni bilse idim&#8217; der. Acaba bütün mevcudat, kabza-i tasarrufunda ve bütün mevcudattaki cemâl ve kemalât, onun cemâl ve kemâline nisbeten zayıf bir gölge ve her anda nihayetsiz cihetlerle Ona muhtaç ve nihayetsiz ihsanlarına mazhar olan beşer, ne derece Onun marziyyatını ve arzularını anlamak hususunda hahişger ve merak-âver olmâsı lâzım olduğunu anlarsın.<br />
İşte zât-ı Ahmediye (a.s.m.) yetmiş bin perde arkasında O Sultan-ı Ezel ve Ebedin marziyyatını doğrudan doğruya Mi&#8217;rac semeresi olarak hakkalyakîn işitip, getirip beşere hediye etmiştir.<br />
Evet, beşer, kamerdeki hâli anlamak için ne kadar merak eder ki: Biri gidip, dönüp haber verse. Hem ne kadar fedakârlık gösterir. Eğer anlasa, ne kadar hayret ve meraka düşer. Halbuki kamer, öyle bir Mâlikü&#8217;l-Mülk&#8217;ün memleketinde geziyor ki: Kamer, bir sinek gibi küre-i arzın etrafında pervaz eder. Küre-i arz, pervane gibi şemsin etrafında uçar. Şems, binler lâmbalar içinde bir lâmbadır ki: O Mâlikü&#8217;l-Mülk-i Zülcelâl&#8217;in bir misafirhanesinde mumdarlık eder. İşte zât-ı Ahmediye (a.s.m.), öyle bir zât-ı Zülcelâl&#8217;in şuunatını ve acâib-i san&#8217;atını ve âlem-i bekada hazain-i rahmetini görmüş, gelmiş beşere söylemiş. İşte beşer, bu zâtı, kemâl-i merak ve hayret ve muhabbetle dinlemezse, ne kadar hilâf ı akıl ve hikmetle hareket ettiğini anlarsın.</p>
<p>Üçüncü Meyve:</p>
<p>Saadet-i Ebediyenin definesini görüp, anahtarını alıp getirmiş; cin ve inse hediye etmiştir. Evet, Mir&#8217;ac vasıtasiyle ve kendi gözüyle Cenneti görmüş ve Rahmân-ı Zülcelâl&#8217;in rahmetinin bâkî cilvelerini müşahede etmiş ve saadet-i ebediyeyi katiyyen hakkalyakîn anlamış ve saadet-i ebediyenin vücudunun müjdesini cin ve inse hediye etmiştir ki: Bîçâre cin ve ins, kararsız bir dünyada ve zelzele-i zevâl ve firak içindeki mevcudatı, seyl-i zaman ve harekât-ı zerrat ile adem ve firak-ı ebedî denizine döküldüğü olan vaziyet-i mevhume-i canhıraşanede oldukları hengâmda; şöyle bir müjde, ne kadar kıymettar olduğu ve idam-ı ebedî ile kendilerini mahkûm zanneden fâni cin ve insin kulağında öyle bir müjde, ne kadar saadet-âver olduğu târif edilmez. Bir adama, idam edileceği anda, onun affıyla kurb-u şâhânede bir saray verilse, ne kadar sürura sebeptir. Bütün cin ve ins adedince böyle sürurları topla, sonra bu müjdeye kıymet ver.</p>
<p>Dördüncü Meyve:</p>
<p>Rü&#8217;yet-i Cemâlûllah meyvesini kendi aldığı gibi, o meyvenin her mü&#8217;mine dahi mümkün olduğunu, cin ve inse hediye getirmiştir ki, o meyve, ne derece leziz ve hoş ve güzel bir meyve olduğunu bununla kıyas edebilirsin. Yâni; her kalb sahibi bir insan; zîcemâl, zîkemâl, zîihsan bir zâtı sever. Ve o sevmek dahi, cemâl ve kemâl ve ihsanın derecatına nisbeten tezayüd der, pereştiş derecesine gelir, canını feda eder derecede muhabbet bağlar. Yalnız bir defa görmesine, dünyasını feda etmek derecesine çıkar. Halbuki; bütün mevcudattaki cemâl ve kemâl ve ihsan, Onun cemâl ve kemâl ve ihsanına nisbeten, küçük birkaç lemaatın güneşe nisbeti gibi de olmaz. Demek nihayetsiz bir muhabbete lâyık ve nihayetsiz rü&#8217;yete ve nihayetsiz bir iştiyâka elyak bir Zât-ı zülcelâli ve&#8217;l-kemâlin saadet-i ebediyede rü&#8217;yetine muvaffak olması ne kadar saadet-âver ve medar-ı sürur ve hoş ve güzel bir meyve olduğunu insan isen anlarsın.</p>
<p>Beşinci Meyve:</p>
<p>İnsan, kâinatın kıymettar bir meyvesi ve Sânî-i kâinatın nâzdar sevgilisi olduğu, Mi&#8217;rac ile anlaşılmış ve o meyveyi, cin ve inse getirmiştir. Küçük bir mahlûk, zayıf bir hayvan ve âciz bir zişuur olan insanı, o meyve ile o kadar yüksek bir makama çıkarır ki; kâinatın bütün mevcudatı üstünde bir makam-ı fahr veriyor. Ve öyle bir sevinç ve sürur-u mes&#8217;udiyetkârane veriyor ki, tasvir edilmez. Çünki; âdi bir nefere denilse, &#8216;Sen, müşir oldun.&#8217; Ne kadar memnun olur. Halbuki; fânî, âciz bir hayvan-ı nâtık, zevâl ve firak silsilesini daima yiyen bîçâre insana, birden ebedî, bâki bir Cennette, Rahîm ve Kerim bir Rahmanın rahmetinde ve hayal sür&#8217;atinde, ruhun vüs&#8217;atinde, aklın cevelânında, kalbin bütün arzularında, mülk ve melekûtunda tenezzühe, seyerana ve cevelâna muvaffak olduğun gibi, saadet-i ebediyede rü&#8217;yet-i cemâline de muvaffak olursun, denildiği vakit, insaniyeti sukut etmemiş bir insan, ne kadar derin ve ciddi bir sevinç ve sürûru kalbinde hissedeceğini tahayyül edebilirsin. Sana iki küçük temsil ile bir-iki meyvenin derece-i kıymetini göstereceğiz.</p>
<p>Meselâ: Senin ile biz beraber bir memlekette bulunuyoruz. Görüyoruz ki; her şey bize ve birbirine düşman ve bize yabancı&#8230; Her taraf müthiş cenazelerle dolu&#8230; İşitilen sesler yetimlerin ağlayışı, mazlumların vaveylâsıdır. İşte biz, şöyle bir vaziyette olduğumuz vakitte; biri gitse, o memleketin padişahından bir müjde getirse; o müjde ile, bize yabancı olanlar ahbap şekline girse. Düşman gördüğümüz kimseler, kardeşler suretine dönse, o müthiş cenazeler, huşû ve huzûda, zikir ve tesbihte birer ibadetkâr şeklinde görünse. O yetimâne ağlayışlar, senakârane &#8216;yaşasınlar&#8217; hükmüne girse. Ve o ölümler ve o soymaklar, garâtlar; terhisat sûretine dönse. Kendi sûrurumuz ile beraber, herkesin süruruna müşterek olsak; o müjde ne kadar mesrurane olduğunu elbette anlarsın. İşte Mi&#8217;rac-ı Ahmediye&#8217;nin (a.s.m.) bir meyvesi olan nur-u îmândan evvel şu kâinatın mevcudatı, nazar-ı dalâletle bakıldığı vakit; yabancı, muzır, müz&#8217;iç, muvahhiş ve dağ gibi cismler birer müthiş cenaze; ecel herkesin başını kesip ademâbâd kuyusuna atar. Bütün sadalar, firak ve zevalden gelen vaveylâlar olduğu halde, dalâletin öyle tasvir ettiği hengâmda; meyve-i Mi&#8217;rac olan hakaik-ı erkân-ı îmâniye nasıl mevcudatı sana kardeş&#8217;, dost ve Sâni-i Zülcelâline zâkir ve müsebbih; ve mevt ve zeval, bir nevi terhis ve vazifeden âzâd etmek; ve sadalar, birer tesbihat hakikatında olduğunu sana gösterir.</p>
<p>İkinci temsil: Senin ile biz, sahrayı kebir gibi bir mevkideyiz. Kum denizi firtınasında, gece o kadar karanlık olduğundan, elimizi bile göremiyoruz. Kimsesiz, hâmisiz, aç ve susuz, me&#8217;yus ve ümitsiz bir vaziyette olduğumuz dakikada, birden bir zât, o karanlık perdesinden geçip, sonra gelip, bir otomobil hediye getirse ve bizi &#8216;bindirse, birden cennet-misâl bir yerde istikbalimiz te&#8217;min edilmiş, gayet merhametkâr bir hâmimiz bulunmuş, yiyecek ve içecek ihzar edilmiş bir yerde bizi koysa; ne kadar memnun oluruz, bilirsin.</p>
<p>İşte o sâhra-yı kebir, bu dünya yüzüdür. O kum denizi, bu hâdisat içinde harekât-ı zerrat ve seyl-i zaman tahrikiyle çalkanan mevcudat ve bîçâre insandır. Her insan, endişesiyle kalbi dâğdâr olan istikbali; müdhiş zulümat içinde, nazar-ı dalâletle görüyor. Feryadını işittirecek kimseyi bilmiyor. Nihayetsiz aç, nihayetsiz susuzdıır. İşte, semere-i Mi&#8217;rac olan marziyyat-ı İlâhiyye ile şu dünya, gayet kerîm bir Zâtın misafirhanesi, insanlar dahi, onun misafirleri, me&#8217;murları, istikbal dahi, cennet gibi güzel, rahmet gibi şirin ve saadet-i ebediye gibi parlak göründüğü vakit; ne kadar hoş, güzel, şirin bir meyve olduğunu anlarsın&#8230;&#8221; ( Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, 533-547)<a href="http://www.kuranikerim.com/telmalili/bakara3.htm"><br />
</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/mirac-kandili-miracin-semerati-ve-faydasi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Regaib Kandili</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/regaib-kandili.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/regaib-kandili.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Jun 2011 07:52:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mubarek gün ve geceler]]></category>
		<category><![CDATA[kandil]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek geceler]]></category>
		<category><![CDATA[mübarek gün]]></category>
		<category><![CDATA[özel günler]]></category>
		<category><![CDATA[receb ayı]]></category>
		<category><![CDATA[regaib kandili]]></category>
		<category><![CDATA[Regaib Kandiliniz Mubarek olsun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=6050</guid>
		<description><![CDATA[Üç ayların manevî iklimine girdiğimizin haberini getiren Regaib Kandili,
Yüce Rabb'imize yürekten yakarışın, günahlardan arınmanın,huzur iklimine yol almanın fırsatıdır.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Üç ayların manevî iklimine girdiğimizin haberini getiren Regaib Kandili,</strong><br />
<strong>Yüce Rabb&#8217;imize yürekten yakarışın, günahlardan arınmanın,huzur iklimine yol almanın fırsatıdır.</strong><br />
<strong>Bu mübarek gecede yaşantımızın muhasebesini yapıp,</strong><br />
<strong>yanlışlarımızın farkına varıp doğru istikamete yönelenlerden oluruz inşAllah.</strong><br />
<strong>Regaib Kandilinin tüm islam aleminin birlik ve dirliğine,barış ve huzuruna vesile olması dileğiyle.</strong><br />
<strong>Regaib kandiliniz Mübarek olsun.</strong></p>
<p style="text-align: left;">
<strong>Regaib Nedir?</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Regâib, arapça bir kelimedir ve &#8220;reğa-be&#8221; kökünden gelmektedir. &#8220;Reğa-be&#8221;, kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. &#8220;Reğîb&#8221; kelimesi ise, &#8220;reğabe&#8221;&#8216;den türemiş olan bir isimdir ve kendisine rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey demektir. Müennesi, &#8220;reğîbe&#8221;dir. &#8220;Reğîbe&#8221;nin çoğulu da &#8220;reğâib&#8221; dir. Kelime olarak &#8220;Regâib&#8221;in aslı budur.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Receb’in ilk cuma gecesine Regaib gecesi denir. Bu geceye Regaib gecesi ismini melekler vermişlerdir. Her Cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar&gt; yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur’an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup, gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Peygamberimiz (a.s.m)’ ın Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demek&#8230; Sabbe, Arapçada dökmek demek&#8230; Nehrin de böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten&#8230; Receb-ül esabb; Allah&#8217;ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Arifler ve din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat ayıdır. Sevaplı işler, oruç tutmak, tevbe etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Şa&#8217;ban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yâni mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk adımı olmuş oluyor.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Onun için, &#8220;Receb ayı tevbe ayıdır.&#8221; demişler. Yâni kul ne yapacak?.. &#8220;Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet&#8230;&#8221; diyerek hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk&#8217;ın yoluna girecek.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Şa&#8217;ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeşitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle irtibatlı olduğu beyan edilmiştir.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Sevgili Peygamberimiz (sas), Regaib Gecesi&#8217;nin içinde bulunduğu Recep ayında çok dua eder, namaz kılar, oruç tutar, iyiliklerin her çeşidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Resulullah&#8217;ın (sas) Receb&#8217;in ilk perşembe gününü oruçla geçirdiği ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere on iki rekât namaz kıldığı rivayet edilir. Regâib gecelerinde dua etmek, tövbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çeşitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasında kabul görmüştür.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bu aylara &#8220;Çok sevaplı ibadet ayları&#8221; diyen Bedüzzaman şöyle işaret ediyor: &#8220;Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise Receb-i Şerif&#8217;te yüzden geçer, Şaban-ı Muazzama&#8217;da üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarek&#8217;te bine çıkar ve cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadir&#8217;de otuz bine çıkar.&#8221; (Şualar) Bu geceyi fırsat bilerek gönlümüzü kasvetle boğan duygu ve düşünceleri kalplerimizden atalım. Nefsin kötü arzularını frenleyip, huzur-u kalple ibadetin lezzetini almaya, o hal üzere Rabb&#8217;imize yönelmeye çalışalım. Gıybet, haset, riya, ucb, kin, nefret ve kanaatsizlik gibi kötü duygulardan temizlenelim.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Nasıl ihya edelim?</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Mümkünse oruçlu olarak karşılanmalıdır.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kazâsı olanın hiç değilse bir günlük kazâ namazı kılması çok iyi olur.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kur&#8217;an-ı Kerim okunmalı, tövbe, istiğfar edilip tefekkür hali üzere olmalıdır.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>En azından yatsı ve sabah namazları camide cemaatle kılınmalıdır. Bu bütün geceyi ihya etmiş gibi sevap kazandırır.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>&#8220;Lâ ilâhe illallah&#8221;, &#8220;Allahümme salli alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âli seyyidinâ muhammed&#8221;, &#8220;Estağfirullah&#8221;, &#8220;Sübhânallah&#8221;, &#8220;Elhamdülillah&#8221;, &#8220;Allahu Ekber&#8221;, &#8220;Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm&#8221; gibi sözleri zikretmek, tekrar etmek çok sevaptır.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Regaib ile ilgili ayet-i Kerimeler:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Regâib kelimesi Kur&#8217;an&#8217;da geçmemektedir. Ancak &#8220;reğabe&#8221;den türemiş olan çeşitli kelimeler, Kur&#8217;ân&#8217;da sekiz yerde geçmekte ve &#8220;reğabe&#8221;nin ifâde ettiği mana için kullanılmaktadır .</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Ayrıca, &#8220;Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.&#8221; (Tevbe Suresi, 36) Hz. Peygamber’in ( a.s.m ) ( aşağıda hadisler bölümünde bulunan) bir hadisinde, ayet-i kerimede işaret buyurulan haram ayların, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğu vurgulanmaktadır:&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Receb Ayı ve Regaib Gecesi ile İlgili Hadis-i Şerifler:</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>• Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder. (Gunye)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>• Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Receb’in hepsini tutmuş gibi sevap verilir. (Miftah-ül-cenne)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>• Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır. (Ebu Yala)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>• Şu beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Regaib gecesi, Şabanın 15. gecesi, Cuma, Ramazan bayramı ve Kurban bayramı gecesi. (İbn-i Asâkir)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>• “Receb-i Şerîf’in birinci gününde oruç tutmak üç senelik, ikinci günü oruçlu olmak iki senelik ve yine üçüncü günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.” buyuruyorlar. (Camiu-s sağir)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>• İbn-i Abbas -radiyallahu anh- Hazretleri: “Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Recep ayında bazen o kadar çok oruç tutardı ki, biz O’nu hiç iftar etmeyecek zannederdik. Bazen de o kadar çok iftar ederdi ki, biz O’nu hiç oruç tutmayacak zannederdik.” buyurmuştur. (Müslim)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>• Muhakkak zaman, Allah’ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü ard arda gelmektedir. Zilkade, Zilhicce, Muharrem bir de Cemaziye’l-âhirle Şaban ayları arasında gelen Mudar kabilesinin ayı Recep ayıdır.&#8221; (Buhârî, Tefsir, Sure, 8,9)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>• &#8220;Recep ayı Allah’ın ayı, Şaban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır.&#8221; (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, 1/423)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>• Yine mübarek üç aylardan ilki olan Receb ayının önemi ve değeri hakkında Enes b. Malik ( r.a. )&#8217;dan şöyle rivayet edilir: Receb ayı girdiğinde Hz. Peygamber şöyle derdi: &#8220;Allahım! Recep ve Şaban&#8217;ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan&#8217;a ulaştır.&#8221; (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>• Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutana, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allah istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, “Geçmiş günahların affoldu” der. Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti. (Taberânî)</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>• Hz. Aişe ( r.a ) validemiz, “Resûlullah, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmaya çok önem verirdi.” buyuruyor. Çünkü Hadis-i Şerifte, “Ameller Allahü teâlâya pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini istiyorum.” buyururdu. (Tirmizî)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/regaib-kandili.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kutlu doğum haftası</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/kutlu-dogum-haftasi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/kutlu-dogum-haftasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Apr 2011 09:34:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mubarek gün ve geceler]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu doğum haftası]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid kandili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=5329</guid>
		<description><![CDATA[Peygamber Efendimiz s.a.v dünyaya teşrifleri olan[ Hicri Rebiulevvel ayının 12 gecesi ] Mevlid Kandili olarak kutlanmaktadır.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Peygamber Efendimiz s.a.v dünyaya teşrifleri olan[ Hicri Rebiulevvel ayının 12 gecesi ] Mevlid Kandili olarak kutlanmaktadır.</strong></p>
<p><strong>Diyanet işleri başkanlığı ve Türkiye diyanet vakfı tarafından Yüzyıllardır kutlanan mevlid kandilini, Peygamber Efendimiz [s.a.v] in  hayatını ve insanlara kattığı yüce değerleri daha iyi anlatabilmek için , </strong></p>
<p><strong>Peygamber Efendimiz [s.a.v] in doğum gününü içine alan haftayı Kutlu Doğum haftası olarak ilan etmiştir.</strong></p>
<p><strong>Allah-u Teala Peygamber Efendimiz [s.a.v] hakkında şöyle buyurmuştur.</strong></p>
<p><strong>&#8221;Resulum, biz seni, bütün alemlere rahmet olarak gönderdik.&#8221; [enbiya 21/107]</strong></p>
<p><strong>Peygamber Efendimiz [s.a.v] Yaratıldığı günden itibaren alemlere rahmet olmaya başlamış ve bu sıfat ondan hiç bir zaman alınmamıştır.</strong></p>
<p><strong>Peygamber Efendimiz [s.a.v] rahmet oluşu dünyada olduğu gibi ahirettede devam edecektir.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/kutlu-dogum-haftasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hicri senenin ilk ayı muharrem</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/hicri-senenin-ilk-ayi-muharrem.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/hicri-senenin-ilk-ayi-muharrem.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Dec 2010 14:27:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mubarek gün ve geceler]]></category>
		<category><![CDATA[ayı]]></category>
		<category><![CDATA[hicri]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem]]></category>
		<category><![CDATA[senenin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=4088</guid>
		<description><![CDATA[Hicri senenin ilk ayı muharrem,islami, islami sohbet, islami chat, dini sohbet, dini chat, islam dini, islam nurum, muhammediyim, Kurani Kerim, Allah, hz muhammed, Bismillahirrahmanirrahim       ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Selamun aleyküm muhterem kardeşlerim<br />
 <br />
İçine girmiş olduğumuz 1432. Hicri senenin ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günü bilindiği gibi Aşura günüdür.<br />
 <br />
Bu sene Aşura günü 16 Aralık 2010 Perşembe yani yarına rastgelmektedir.<br />
 <br />
Aşura gününü, tek gün olmamak şartıyla oruç ile geçirmek sünnettir ve fazileti büyüktür.<br />
 <br />
Yine İslam kaynaklarında, bu günde hayır, hasenat ve sadaka gibi diğer güzel amelleri de işlememiz bizlere tavsiye edilmiştir.<br />
 <br />
Dünya tarihinde bir çok önemli hadiselerin yaşanmış olduğu bu günün tüm İslam alemi için, içinde bulunduğu şu ahir zamanın dehşetli fitnelerinin ve zulümatının dağılarak necatına vesile olmasını Cenab-ı Hak&#8217;tan niyaz ediyoruz.<br />
 <br />
Selam ve dua ile. <br />
                                                                                                                                                                   islam, islami, islami sohbet, islami chat, dini sohbet, dini chat, islam dini, islam nurum, muhammediyim, Kurani Kerim, Allah, hz muhammed, Bismillahirrahmanirrahim</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/hicri-senenin-ilk-ayi-muharrem.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En Hayırlı Gece</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/en-hayirli-gece.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/en-hayirli-gece.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 19:33:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mubarek gün ve geceler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=574</guid>
		<description><![CDATA[En Hayırlı Gece]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>                                                           En Hayırlı Gece                                                                                                                                                                                              </strong></p>
<p>Cenâb-ı Hak buyuruyor:</p>
<p>“…Kadir gecesi nedir, bilir misin sen? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır…” (Kadr, 2,3)<br />
 <br />
 <br />
Rasûlullah (sav) buyurdular:</p>
<p>&#8220;Kadir gecesini ramazan&#8217;ın son on günündeki tek gecelerde arayın!&#8221; (Buhârî, Leyletü&#8217;l-kadr 3)<br />
 <br />
 <br />
Kadir gecesinin vakti Peygamber Efendimiz’e gösterilmişti, lâkin daha sonra Allah Teâlâ tarafından unutturuldu. (Buhârî, Leyletü’l-Kadr 1, 13) Bunun pek çok hikmetleri olmalıdır. Ehl-i hikmet, “Meçhulde bereket vardır” demişlerdir. İşte Kadir gecesi de hayır ve bereketine erebilmemiz ve her geceyi ganîmet bilip ihyâ edebilmemiz için gizlenmiştir. Bütün insanlara ve bütün vakitlere kıymet vermeyi temin için söylenen, “Her geceni Kadir, her geçeni Hızır bil” sözü ne kadar anlamlıdır.</p>
<p>Kadir gecesini bulmak için gayret eden bir mü’min, vaktini ibadetle değerlendirmesini öğrenir ve diğer zamanlarda da bu güzel alışkanlığa devam eder. Nitekim Hz. Âişe vâlidemiz, “Efendimiz’in ibadetleri, hafif ve devamlı yağan sağanak hâlindeki yağmur gibiydi” demiştir. (Buhârî, Savm, 64)                                                                                                                                                                                    islam, islami, islami sohbet, islami chat, islam sohbet, dini sohbet , islam nurum, nurdua, din sohbet, din chat, asya sohbet, sohbet, chat, aysimam, nur muhabbet, muslumanlar, islami portal, islam sevgisi, sevdasi, muhabbet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/en-hayirli-gece.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

