<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>islam sevdası, islam, islami, islami sohbet, islami chat &#187; Peygamberler</title>
	<atom:link href="http://www.islamsevdasi.com/kategori/peygamberler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islamsevdasi.com</link>
	<description>islamsevdasi.com islam, islami, islami sohbet, ve islami chat, gibi dini sohbetin yaşandığı tek adres.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Jan 2012 17:02:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Hz Adem Aleyhisselam</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/hz-adem-aleyhisselam.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/hz-adem-aleyhisselam.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 14:27:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Beyt-i Makdis]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[Hazret-i Âdem'in]]></category>
		<category><![CDATA[iblis]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[rivayet]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[şit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9781</guid>
		<description><![CDATA[Bütün insanların ilk babası ve ilk Peygamberi Adem aleyhisselâm'dır. Şöyle ki: Yüce Allah, bu âlemi yoktan var etmiş, birçok devirler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>8- Bütün insanların ilk babası ve ilk Peygamberi Adem aleyhisselâm&#8217;dır. Şöyle ki: Yüce Allah, bu âlemi yoktan var etmiş, birçok devirler geçtikten sonra da yeryüzünde insan cinsinin ilk babası olmak üzere büyük kudret ile Hazret-i Âdem&#8217;in cesedini topraktan yaratmış ve onu ruhla, ilimle seçkin kılmış ve ona eş olmak için de Hazret-i Havva&#8217;yı yaratmıştır.<br />
Bütün melekler Hazret-i Allah&#8217;ın emri ile Âdem&#8217;e secde ettiler, yalnız meleklerin arasında yaşayan ve aslında cinlerden bulunan İblis (Şeytan), kendisinin ateşten yaratılmakla Âdem&#8217;den daha üstün olduğunu söyleyerek büyüklenmiş ve secde etmekten kaçınmıştı. Bunun cezası olarak da melekler arasından kovulmuş ve lanete uğramıştır.<br />
9- Yüce Allah özel bir ikram olarak Âdem ile Havva&#8217;yı Cennet&#8217;e koymuş ve hikmeti gereği olarak cennette bulunan bir ağacın meyvesinden yemelerini kendilerine yasaklamıştı. Oysa ki, Şeytan, bir yolunu bularak Cennet&#8217;e girmiş ve bunlara kuşku vermiş. Demiş ki: Bu meyveden yerseniz, devamlı olarak burada kalırsınız. Hem de onlara bunu yemin ederek söylemişti. Âdem ve Havva yasak durumu unutarak o meyveden yemişler. Bunun üzerine Cennet&#8217;den çıkırılarak tekrar yeyüzüne indirilmişlerdir. Rivayete göre Âdem aleyhisselâm Serendib adasına, Hazret-i Havva da Cidde&#8217;ye indirilmiş. Sonradan Mekke civarında &#8220;Müzdelife&#8221; denilen yerde buluşmuşlardır.<br />
Hazret-i Âdem ve Hazret-i Havva hemen pişman oldular, tevbe edip istiğfarda bulundular. Yüce Allah tevbelerini kabul buyurmuş ve Adem&#8217;i kendi evlâd ve torunlarına Peygamber yapmıştır. Kendisine on sayfalık bir kitab vermiştir.<br />
10- Rivayete göre Âdem aleyhisselâm bin sene veya dokuz yüz otuz sene yaşamıştır. Vefat edince, Serendip adasında veya Mekke-i Mükerrem&#8217;de Ebû&#8217;l Kubeys dağında gömülmüştür. Nuh aleyhisselâm tarafından gemiye alınmış olan mübarek cesedlerinin sonradan Beyt-i Makdis&#8217;de gömülmüş olduğu da rivayet edilmiştir.<br />
Hazret-i Âdem&#8217;den bir sene sonra da, Hazret-i Havva vefat edip Cidde&#8217;de veya Hazret-i Âdem&#8217;in yanında gömülmüştür.<br />
11- Bilindiği gibi, Yüce Allah kudret ve hikmet sahibidir, dilediğini dilediği şekilde yaratır. Onun için Âdem aleyhisselâm&#8217;ı insanların ilk babası olmak üzere mükemmel bir halde yaratmıştır, yoksa başka bir yaratıktan tekâmül yolu ile meydana getirmiş değildir. Buna aykırı olan sözler, birer kuru görüşten ibarettir. İnsanların kadrini ve şanını bozduğu ve din bilgilerine aykırı bulunduğu için, bizce hiç bir önemi yoktur.<br />
12- Âdem aleyhisselâm&#8217;dam, sonra peygamberlik, Allah tarafından Hazret-i Şît&#8217;e verilmiştir. Şit aleyhisselâm, Hazret-i Âdem&#8217;in en güzel ve en sevgili oğludur. Rivayete göre, Hazret-i Âdem&#8217;in yaratılışından yüz yirmi sene sonra doğmuş ve 912 yıl yaşamıştır. Ölünce Ebû Kubeys dağında Hazret-i Âdem&#8217;in yanına gömülmüştür.<br />
Hazret-i Şît&#8217;e peygamberlik, tevhid ve tesbih esaslarını kapsayan, elli sayfalık bir kitab verilmiş ve Hazret-i Âdem&#8217;in vasiyeti üzerine kadeşlerinin reisi bulunmuştur. Bir rivayete göre Kâbe-i Muazzama&#8217;yı Hazret-i Âdem, diğer bir rivayete göre de Hazret-i Şît ilk kez olarak taştan bina etmiştir. Şît&#8217;in anlamı &#8220;Hibetullah (Allah&#8217;ın bağışı)&#8221; dır. Hazret-i Âdem&#8217;e Kabil tarafından şehid edilen Habil&#8217;e bedel olarak Allah tarafından ihsan buyurulmuş demektir. Bu zata &#8220;Şiş&#8221; de denilmektedir.<br />
 Büyük İslam İlmihali  Ömer Nasuhi Bilmen</p>
<p>islami sohbet,hz ademin hayatı,ilk peygamberin hayatı,hz ademin biyografisi,ilk insan hz adem aleyhisselam,insanların atası,ilk insan ilk peygamber,hazreti adem aleyhisselam hayatı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/hz-adem-aleyhisselam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberlere Ait Siyerin Anlamı Yararları ve Kaynakları</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/peygamberlere-ait-siyerin-anlami-yararlari-ve-kaynaklari.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/peygamberlere-ait-siyerin-anlami-yararlari-ve-kaynaklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 14:15:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret görevleri]]></category>
		<category><![CDATA[DİN]]></category>
		<category><![CDATA[fazilet]]></category>
		<category><![CDATA[Hazret-i Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'ân-ı Kerîm ile hadis-i şerîf]]></category>
		<category><![CDATA[Siyer-i Enbiya]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9777</guid>
		<description><![CDATA[Peygamberlerin siyeri, mübarek peygamberlerin yüksek hayatlarına ait bilgiler olup genel tarihin pek kıymetli bir bölümüdür.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1- Peygamberlerin siyeri, mübarek peygamberlerin yüksek hayatlarına ait bilgiler olup genel tarihin pek kıymetli bir bölümüdür.<br />
Bilindiği gibi, Yüce Allah, önce insanlara kendi içlerinden zaman zaman peygamberler göndermiştir. İnsanların bir kısmı bu mukaddes peygamberlere uymuşlar ve böylece hem dünya, hem de ahiret görevlerini yapmışlardır. Düzenli medeniyetler kurmuş ve faziletlere ermişlerdir. Diğer bir kısmı da, bu mübarek peygamberlere karşı çıkıp onlara aykırı harekette bulunmuşlardır.Bu tutumları ile gerçek insanlık vasfından yoksun kalmış ve küfrü imana, rezaleti ve fazilete tercih etmişlerdir. Bu yüzden de sonunda felâketlere düşüp sönüp gitmişlerdir.<br />
İşte &#8220;Siyer-i Enbiya (Peygamberler tarihçesi)&#8221; dediğimiz Peygamberlerin hayatları ile ilgili bilgiler, onların güzel hallerini bildirir, onların ümmetlerini ne şekilde dine çağırdıklarını gösterir, kavimleri ile olan bazı olayları ve savaşları kaydeder. Bunlar bizim için ibret alınacak ve yararlanacak birer büyük öğüt olur.<br />
2- Peygamberler tarihinin birçok yararları vardır. Şöyle ki: İnsan, Peygamberler tarihini okuyunca, bazı peygamberlerin yüksek varlıklarını ve güzel ahlâklarını öğrenir. Onların hak yolunda ne kadar çalıştıklarını, insaniyete ve medeniyete ne kadar yükseklik kazandırdıklarını anlar. Böylece zihni açılır ve zekâsı artar, kendisinde bir uyanıklık olur. Kalbinde din duygusu kuvvetlenir. Din büyüklerine saygı çoğalır ve onların güzel ahlâkları ile ahlâklanmaya çalışır.<br />
3- Peygamberler tarihinin kaynaklarına gelince: Bunların başlıcası Kur&#8217;ân-ı Kerîm ile hadis-i şerîf kitablarıdır. Bunlar iki kutsal kaynaktır. En doğru bilgi, ancak bu iki gerçek kaynaktan alınır. Şu da bir gerçek ki, bir kısım peygamberlere ait Tevrat&#8217;da, İncil&#8217;de ve diğer önceki din kitablarında olan bazı bilgiler değişikliğe uğramış olduğundan bunlara asla güvenilmez.<br />
Tarih kitablarına gelince, bunların verdikleri bilgilerin çoğu da birer sağlam belgeye dayanmadığından olduğu gibi kabul edilemez. Zaten Peygamber Efendimizin zamanından önceki çağlara &#8220;İlk Çağlar&#8221; denir ki, bu çağlara ait tarih bilgileri pek noksandır. Bunun içindir ki, birçok peygamberlerin hayatları bizce bilinmemektedir.<br />
4- Büyük peygamberler arasında bütün hayatı bilinen peygamber, ancak bizim peygamberimiz Hazret-i Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;dir. Peygamber Efendimiz bütün kutsal hayatı, olanca ayrıntılarına kadar tamamen kaydedilmiştir. Bu özellik ve şeref, dünyada başka hiç bir kimseye nasib olmamıştır.<br />
5- Peygamberlerin yüksek hayatları üzerinde yazılmış birçok Siyer kitabları vardır. Fakat bunların en geniş ve en mükemmelleri, bizim peygamberimizin yüksek hayat hallerine dair olanlardır. Peygamberimizin hakkında olan ilk siyer kitabını, Tabiîn&#8217;den (ashabı görenlerden) &#8220;Urve&#8221; ile, talebelerinden &#8220;Zührî&#8217;dir. Diğer bir rivayete göre, Peygamber Efendimiz kutsal sîretlerini ilk yazan zat, hicretin (150) yılında Bağdad&#8217;da vefat eden Muhammed İbni İshak&#8217;dır.<br />
6- Bugün elde bulunan Siyer kitablarının en eskisi ve en güvenilir olanları şu üç eserdir: (207) tarihinde Bağdad&#8217;da vefat etmiş olan Vakıdî&#8217;nin Siyer Kitabı. (313) de vefat eden Basra&#8217;lı İbni Hişam&#8217;ın Siyer Kitabı. (315) yılında Bağdad&#8217;da vefat eden Muhammed Taberî&#8217;nin yazmış olduğu Siyer kitabıdır.<br />
İslam âlimleri, Peygamber Efendimiz hakkında daha birçok kitablar yazmış oldukları gibi, Avrupalı şarkiyatçı tarihçiler de bu konuda pek çok kitablar yazmışlardır.</p>
<p>islami sohbet,siyeri enbiya,siyer nedir,güvenilir siyer kitapları hangileridir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/peygamberlere-ait-siyerin-anlami-yararlari-ve-kaynaklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ulul Azm Peygamberler</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/ulul-azm-peygamberler.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/ulul-azm-peygamberler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 06:23:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[azim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Muhammed (s.a.s)]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Nuh'u]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim'i]]></category>
		<category><![CDATA[İsa'yı]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Musa'yı]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[sebat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=9410</guid>
		<description><![CDATA[Azim ve sebat sahibi peygamberler; Allah'ın emirlerini gerçekleştirme hususunda en çok dikkat ve titizlik gösteren peygamberler anlamında bir terim.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Azim ve sebat sahibi peygamberler; Allah&#8217;ın emirlerini gerçekleştirme hususunda en çok dikkat ve titizlik gösteren peygamberler anlamında bir terim.</p>
<p>Bütün peygamberler yılmadan tevhid inancını yaymaya çalışmışlardır. Bu peygamberler, zamanlarındaki zorbalar karşısında bütün sıkıntıları, güçlükleri, zorlukları, anlayışsızlıkları omuzlamışlar; ihanetlere ve işkencelere göğüs germişlerdir.</p>
<p>Bütün peygamberlerin sebat sahibi olduğunda âlimler ittifak etmişlerdir. İslâm âlimlerinin çoğu aşağıdaki ayetlerde isimleri zikredilen peygamberlerin bir derece daha üstün olduğunu kabul etmişlerdir.</p>
<p>&#8220;O dini doğru uygulayın, onda ayrılığa düşmeyin&#8217; diye hem Nuh&#8217;a tavsiye ettiğini, hem sana vahyeylediğimizi, hem İbrahim ve, Musa ya ve İsa&#8217;ya tavsiye ettiğimizi sizin için de şeriat yaptı&#8221; (eş-Şûra; 12/13).</p>
<p>&#8220;Hatırla o zamanı ki, biz peygamberlerden misaklarını almıştık. Senden de, Nuh&#8217;tan da, İbrahim&#8217;den de, Musa ile Meryem oğlu İsa&#8217;dan da&#8221; (el-Ahzab, 33/7).</p>
<p>Azim sahibi peygamberlerin en önemli özelliklerinden birisi de sabır sahibi olmalarıdır. Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de bu durum şöyle belirtilmektedir:</p>
<p>&#8220;O halde (habibim) peygamberlerden azim sahiplerinin sabrettikleri gibi sen de sabret&#8221; (Ahkaf, 48/35).</p>
<p>İslâm bilginleri, Hz. Nuh&#8217;u, İbrahim&#8217;i, Musa&#8217;yı, İsa&#8217;yı, peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed (s.a.s)&#8217;i ulu&#8217;l-azm peygamberlerden sayarken bu âyetleri delil göstermektedirler.</p>
<p>Buna göre ulu&#8217;l-azm sıfatının sadece bu peygamberlere verilmesine sebep, bunların müstakil şeriat sahibi olmaları ve bu şeriatlarını yayabilmek için her türlü zorluk ve düşmanlıklara göğüs gerip sabretmeleridir (Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur&#8217;ân Dili, VI &#8211; 4363, 4364).</p>
<p>İA</p>
<p>islami sohbet,ulul azm peygamberlerin isimleri nelerdir,ulul azm peygamberler kimlerdir,ulul azm peygamberlerimiz,ulul azm peygamberler hangileridir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/ulul-azm-peygamberler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hz yusufun rüya tabiri</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/hz-yusufun-ruya-tabiri.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/hz-yusufun-ruya-tabiri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2011 23:03:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[gördükleri rüyalar]]></category>
		<category><![CDATA[haber ver]]></category>
		<category><![CDATA[hz yusufun rüya tabiri]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[islami]]></category>
		<category><![CDATA[islami chat]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[tevhidi anlatma]]></category>
		<category><![CDATA[zindan arkadaşları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=6839</guid>
		<description><![CDATA[Onunla beraber iki genç daha zindana girdi. Onlardan biri dedi ki: 
"Ben düşümde şarap sıktığımı görüyorum." Öteki de: 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Onunla beraber iki genç daha zindana girdi. Onlardan biri dedi ki:<br />
&#8220;Ben düşümde şarap sıktığımı görüyorum.&#8221; Öteki de:<br />
&#8220;Ben de, görüyorum ki başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor.<br />
Bunun yorumunu bize haber ver, zira biz seni güzel davranan(iyi rüya yoran)lardan görüyoruz.&#8221; dedi. 37- (Yûsuf) şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Size rızık olarak verilen yemek henüz size gelmezden Önce bunun yorumunu size haber vermiş olurum.<br />
Bu (yorum) Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir (bu bilgileri Rabbim bana lütfetti).<br />
Ben, Allah&#8217;a inanmayan, âhireti de inkâr eden bir kavmin dinini terk ettim. (Yusuf: 53/36-37)</p>
<p>53/36-37&#8242;nci âyetlerde Hz. Yusuf un, zindan arkadaşlarının gördükleri rü&#8217;yâları,<br />
sabah kahvaltılarından önce tabir edeceğini söylediği,<br />
fakat rü&#8217;yâları ta&#8217;bir etmeden arkadaşlarına tevhidi anlatmaya çalıştığı anlatılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/hz-yusufun-ruya-tabiri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>cennet ve cehennemin İdris a.s gösterilmesi</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/cennet-ve-cehennemin-idris-a-s-gosterilmesi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/cennet-ve-cehennemin-idris-a-s-gosterilmesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2011 10:14:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mektup</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[asın köksal]]></category>
		<category><![CDATA[cehennem ve cennet]]></category>
		<category><![CDATA[hz idris]]></category>
		<category><![CDATA[hz: muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[MİRAC GECESİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm meleği]]></category>
		<category><![CDATA[salih peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[selam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=6732</guid>
		<description><![CDATA[Hz.Ümmü Seleme'nin, bildirdiğine göre:

İdris Aleyhisselâm, Ölüm Meleğinin dostu idi.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cehennem Ve Cennetin İdris Aleyhisselâma Gösterilişi<br />
 </p>
<p>Hz.Ümmü Seleme&#8217;nin, bildirdiğine göre:</p>
<p>İdris Aleyhisselâm, Ölüm Meleğinin dostu idi.</p>
<p>O&#8217;ndan, Cennet&#8217;i ve Cehennem&#8217;i, kendisine göstermesini istedi.</p>
<p>O da, onu, yükseltti.</p>
<p>İdris Aleyhisselâm, Cehennem&#8217;i görünce, ondan korktu. Az kalsın bayılacaktı.</p>
<p>Ölüm Meleği, onun üzerine kanadını gerip:</p>
<p>&#8220;Gördün onu, değil mi?&#8221; dedi.</p>
<p>İdris Aleyhisselâm:</p>
<p>&#8220;Evet! Bu güne kadar, onu, hiç görmemiştim!&#8221; dedi.</p>
<p>Ölüm Meleği, Cennet&#8217;i görünceye kadar onu götürüp Cennet&#8217;e girdi ve idris Aleyhisselâma:</p>
<p>&#8220;Cennet&#8217;i de, gördün değil mi?&#8221; dedi. İdris Aleyhisselâm:</p>
<p>&#8220;Evet! Vallahi, burası, Cennet&#8217;tir!&#8221; dedi.</p>
<p>Ölüm Meleği:</p>
<p>&#8220;Haydi, gördüğüne git!&#8221; dedi.</p>
<p>idris Aleyhisselâm:</p>
<p>&#8220;Nereye gideyim?&#8221; diye sordu.</p>
<p>Ölüm Meleği:</p>
<p>&#8220;Nerede olmak istersen, oraya git!&#8221; dedi.</p>
<p>İdris Aleyhisselâm:</p>
<p>&#8220;Hayır! Vallahi, ben, oraya girdikten sonra, çıkmam!&#8221; dedi.</p>
<p>Ölüm Meleğine:</p>
<p>&#8220;Sen, onu, oraya koyma!</p>
<p>oraya girince, hiç kimse için, bir daha oradan çıkmak yoktur!&#8221; denildi.</p>
<p>Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâmın Mîrac Gecesinde İdris Aleyhisselâmla Selamlaşması:</p>
<p>Peygamberimiz Aleyhisselâm, Miraç gecesinde,</p>
<p>Cebrail Aleyhisselâmla birlikte dördüncü kat göğe yükseldiği zaman, orada,</p>
<p>İdris Aleyhisselâmla karşılaştı.</p>
<p>Cebrail Aleyhisselâma:</p>
<p>&#8220;Kim bu?&#8221; diye sordu.</p>
<p>Cebrail Aleyhisselâm:</p>
<p>&#8220;Bu, İdris (Aleyhisselâm)dır! Selâm ver ona!&#8221; dedi.</p>
<p>Peygamberimiz, selâm verdi.</p>
<p>O da, peygamberimizin selâmına mukabele ettikten sonra:</p>
<p>&#8220;Hoş geldin, safa geldin sâlih kardeş, sâlih Peygamber!&#8221; dedi ve hayır dua etti.</p>
<p>Asım köksal Peygamberler Tarihi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/cennet-ve-cehennemin-idris-a-s-gosterilmesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hazreti İsa (a.s)&#8217;ın yapmış olduğu dua</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/hazreti-isa-a-sin-yapmis-oldugu-dua.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/hazreti-isa-a-sin-yapmis-oldugu-dua.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 May 2011 22:25:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BaHaRa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Dini sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[dua]]></category>
		<category><![CDATA[dua etmek]]></category>
		<category><![CDATA[hz isa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=5875</guid>
		<description><![CDATA[Pek tatlı bir nezaket cümlemiz vardır. Birisinin yanında bir başkasını övüyorsanız, &#8220;Senden iyi olmasın!&#8221; dersiniz! Sadık Şanlı kardeşimin o incelik dolu anlatısını okuduğumdan beri bu iltifata itiraz ediyorum: &#8220;&#8230;kapının zili çaldı. Karşımda uzun zamandır görmediğim bir dostum. Selamlaşıp, kucaklaştık. Çay eşliğinde uzun bir sohbet için salona geçtik. Nasıl geçtiğini anlayamadığımız üç koca saatin ardından misafirim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left"><strong>Pek tatlı bir nezaket cümlemiz vardır. Birisinin yanında bir başkasını övüyorsanız, &#8220;Senden iyi olmasın!&#8221; dersiniz! Sadık Şanlı kardeşimin o incelik dolu anlatısını okuduğumdan beri bu iltifata itiraz ediyorum:</strong><br />
<strong>&#8220;&#8230;kapının zili çaldı. Karşımda uzun zamandır görmediğim bir dostum. Selamlaşıp, kucaklaştık. Çay eşliğinde uzun bir sohbet için salona geçtik. Nasıl geçtiğini anlayamadığımız üç koca saatin ardından misafirim &#8216;Geç oldu, bana müsaade&#8217; diyerek noktayı koydu ve kalktı. Ona eşlik ettim. Sokağın başına vardığımızda &#8216;Şimdi ayrılık vakti. Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin inşallah&#8217; diyerek elini uzattı. Kucaklaşırken, dostumun ettiği duaya alışkanlıkla &#8216;amin&#8217; dedim. Eve dönerken, arkadaşımın veda sözleri takıldı aklıma. Düşündüm, düşündükçe ürperdim. Bu bir dua idi. İlk kez duyduğum yaman bir dua. Gayri ihtiyari birkaç kez tekrarladım. Sıcacık duygularla doldum. Bir şey tarafından kuşatılmıştım. Bütün benliğimi dolduran güzel bir şey.</strong><br />
<strong>Ertesi gün ilk işim arkadaşımı telefonla aramak oldu. Nedir, nereden duydun diye sordum. Bu özlü duadan çok etkilendiğimi anlayan dostum, &#8216;Hz. İsa Aleyhisselam&#8217;ın, Peygamber Efendimizin (asm) geleceğini müjdelediği sözmüş bu&#8217; dedi. Ne güzel dua imiş! &#8216;Tuttum bu duayı&#8217; dedim. Güldü ve &#8216;o halde hiç bırakma.&#8217;</strong><br />
<strong>Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin inşallah.&#8217;</strong><br />
<strong>İsâ&#8217;ya (as) ve O&#8217;nun müjdelediği En İyi&#8217;ye (asm) hürmeten: Kalktığım koltuğa benden iyisi otursun. Sustuğum anda benden iyisi konuşmaya başlasın. Olmadığım odaları benden iyiler doldursn. Yetişemediğim yerlere benden iyiler yetişsin&#8230;.</strong><br />
<strong>&#8220;Senden iyi olmasın!&#8221; diyen dostlarımın bu duasına, İsa Aleyhisselâmın duasına &#8220;amin&#8221; deme hatırına &#8220;amin&#8221; diyemeyeceğimi söylüyorum. Şaka yollu, &#8220;Bana beddua ediyorsun galiba!&#8221; diyorum. &#8220;Ya benden iyiler olmasa, ne ederim ben bu dünyada? Kim beni şaştığında uyaracak? Kim beni hüzne düştüğümde teselli edecek ki&#8230; Sonra peygamberlerin kavimleriyle yaşadıkları imtihanları hatırlıyorum. O toplulukta o peygamberden iyisi yoktu! Ama nasıl acılar çekti? Ne dayanılmaz sıkıntılara göğüs gerdi?</strong><br />
<strong>&#8220;Benden iyi(ler) olsun elbette.. Bende peygamber yalnızlığına sabredecek iyilik yok ki!&#8221;</strong><br />
<strong>Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin inşallah&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/hazreti-isa-a-sin-yapmis-oldugu-dua.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>islam</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/islam-8.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/islam-8.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 May 2011 07:41:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[ALLAH (cc) ve kullari]]></category>
		<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Ku-ran-i Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[allahtan]]></category>
		<category><![CDATA[bağışlayan]]></category>
		<category><![CDATA[boynuzlanmış]]></category>
		<category><![CDATA[canavar]]></category>
		<category><![CDATA[dindir]]></category>
		<category><![CDATA[domuz eti]]></category>
		<category><![CDATA[düşmüş]]></category>
		<category><![CDATA[Furkandır]]></category>
		<category><![CDATA[islam dini]]></category>
		<category><![CDATA[islam dinini]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[Kuranı Kerimde]]></category>
		<category><![CDATA[Leş]]></category>
		<category><![CDATA[Maide Suresi 3 - Ayet]]></category>
		<category><![CDATA[merhamet]]></category>
		<category><![CDATA[paygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=5734</guid>
		<description><![CDATA[islam]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><strong><a href="http://www.islamsevdasi.com">islam</a></strong> Dini Allah katında geçeli olan tek dindir.</strong></p>
<p><strong>islam dini ilk paygamber hz adedm (a.s ) dan bu yana tüm peygamberlerin tebliğ etmiş olduğu tek dindir.</strong></p>
<p><strong>islam dinini Allah cc peygamberlerine Göndermiş olduğu kitaplar vasıtasıyla tanıtmıştır.</strong></p>
<p><strong>ilk peygamber hz adem as bu yana Allah (c.c ) peygamberlerine göndermiş olduğu tüm vahiy ve sayfa , kitapların </strong></p>
<p><strong>ortak adı Furkandır . Allah cc kurani kerim,den önce göndermiş olduğu kitapların tahribata uğratılması uzerine </strong></p>
<p><strong>yüce kitabımız Kurani kerimi hz muhammed ( s.a.v ) aracılığılıyla insanlara tebliğ ettirmiş ve onların kurani </strong></p>
<p><strong>kerimden once gonderilen kitap ve nüshaları nasıl tahrip ettiklerini nasıl değiştirdiklerini kurani kerimde</strong></p>
<p><strong> açıklayarak tahrip edilen kitaplarıda kurani kerimi gonderek düzeltmiştir.</strong></p>
<p><strong>bunun neticesinde son din islam kitabı kurani kerim ve son peygamber hz muhammed ( s.a.v) vasıtasıyla tebliğ </strong></p>
<p><strong>edilmiş ve allah katındaki son din tamamlanmıştır insanlar için.</strong></p>
<p><strong>Maide Suresi 3 &#8211; Ayet </strong></p>
<h2><span style="color: #003300;"><strong>Leş, kan, domuz eti, Allah&#8217;tan başkasının adı anılarak kesilen; boğulmuş, vurulmuş, yukardan düşmüş, boynuzlanmış, canavar yırtmış olup da canlı iken kesmedikleriniz; dikili taşlar (putlar) üzerine boğazlanan hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet (şans) aramanız size haram kılındı. Bunların hepsi doğru yoldan çıkmaktır. Bugün kâfirler, dininize karşı ümitsizliğe düşmüşlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün dininizi kemale erdirdim, size nimetimi tamamladım. Size din olarak İslâmı beğendim. Kim açlıktan daralır, günaha istekle yönelmeden bunlardan yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir.</strong></span></h2>
<p><strong><a href="http://www.islamsevdasi.com">islam</a>, islami, islami sohbet, islami chat, islam sohbet, din sohbet, islam chat, dib chat, seviyeli sohbet, sesli sohbet, sesli islami sohbet, islam nurum, asya sohbet, muslumanlar, muhammediyim, Nur sohbet, İslami Sohbet Siteleri, dini sohbet siteleri, islam dini, islami dini ve furkan, islam dinimiz, dinimiz islam</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/islam-8.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Allah’ın Rasûlü!</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/allah%e2%80%99in-rasulu.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/allah%e2%80%99in-rasulu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2011 13:51:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>lodos</dc:creator>
				<category><![CDATA[islami sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Ku-ran-i Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Allah’ı Çok Zikredenler]]></category>
		<category><![CDATA[Ey Allah’ın Rasûlü!]]></category>
		<category><![CDATA[hz peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Müferridler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=5490</guid>
		<description><![CDATA[islam, islami, islami sohbet, islami chat, islam sohbet, İslam Tevhid Dinidir, tevhid dini, islam ve tevhid,  islam chat, din sohbet, din chat, seviyeli sohbet, seviyeli chat, nurdua, asya sohbet, islam nurum, imanli sohbet, asya sohbet,  muslumanlar, musluman, musluman nesil,   islami sohbet siteleri, dini sohbet siteleri, Allah’ın Rasûlü!, allah rasulu, allahın son peygamberii son peygamber
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hz. Peygamber’in “Müferridler (<span style="color: #ff0000;">Allah’ı Çok Zikredenler</span>) Yarışı Kazandılar” Buyurmaları</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a></strong><br />
<strong>      </strong></p>
<p><strong>- Hz. Peygamber bir gün sahabileriyle birlikte Mekke’ye gidiyorlardı. Cümdan dağının yanından geçerlerken <span style="color: #008000;">Hz. Peygamber</span></strong></p>
<p><strong>“Yanından geçmekte olduğunuz şu dağ Cümdan dağıdır. <span style="color: #333399;">Müferridler</span> yarışı kazandılar” buyurdular. Sahabilerin</strong><span id="more-5490"></span></p>
<p><strong>“<span style="color: #339966;">Ey Allah’ın Rasûlü!</span> Müferridler kimlerdir?” diye sormaları üzerine de</strong></p>
<p><strong>“Allah’ı çok zikredenlerdir” buyurdular.</strong></p>
<p><strong>- Hz. Peygamber,</strong></p>
<p><strong>“Ey Allah’ın Rasûlü! Müferridler kimlerdir?” sorusuna şöyle cevap verdiler:</strong></p>
<p><strong>“Başlarına ne gelirse gelsin aldırmayacak kadar Allah’ın zikrine dalanlardır. Zikir onların ağır yüklerini omuzlarından indirir. Böylece bu kişiler kıyamet gününde Allah Teâlâ’nın huzuruna hafif bir yükle gelirler.”[1]</strong><br />
<strong> </strong><br />
<strong>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</strong><br />
<strong> </strong><br />
<strong>[1] Bu ve bundan önceki hadis: Terğib III/59 (Sırasıyla Müslim, Ebu Hüreyre’den; Tirmizi’den): Mecma X/75 (Taberâni, Ebu’d-Derdâ’dan Tirmizi’nin siyakıyla).</strong></p>
<p><strong>Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/8.</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.islamsevdasi.com/">islam</a>, islami, islami sohbet, islami chat, islam sohbet, İslam Tevhid Dinidir, tevhid dini, islam ve tevhid,  islam chat, din sohbet, din chat, seviyeli sohbet, seviyeli chat, nurdua, asya sohbet, islam nurum, imanli sohbet, asya sohbet,  muslumanlar, musluman, musluman nesil,   islami sohbet siteleri, dini sohbet siteleri, Allah’ın Rasûlü!, allah rasulu, allahın son peygamberii son peygamber</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/allah%e2%80%99in-rasulu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Semud kavmi, helak edilme sebebi</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/semud-kavmi-helak-edilme-sebebi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/semud-kavmi-helak-edilme-sebebi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Mar 2011 15:56:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[ahlakları]]></category>
		<category><![CDATA[helak]]></category>
		<category><![CDATA[kavim]]></category>
		<category><![CDATA[olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[semud]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=4814</guid>
		<description><![CDATA[islam, islami, islami sohbet, islami chat, cennet, cehennem, ALLAH, Hz Muhammed, bismillahirrahmanirrahim, Kur`an-ı Kerim, Peygamberler, Sahabeler, islam alimleri,  Semud kavmi, helak edilme sebebi, semud kavmi neden helak edildi, helak edilen semud kavmi
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMUD KAVMİ</strong><br />
<strong>Semud (kavmi) de uyarıları yalanladı. Dediler ki: &#8220;Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık (delalet) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz.&#8221; &#8220;Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır, o çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarıktır.&#8221; Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip-öğreneceklerdir. (Kamer Suresi, 23-26)<br />
 <br />
Kuran&#8217;da belirtildiğine göre Semud Kavmi de aynı Ad Kavmi gibi Allah&#8217;ın uyarılarını gözardı etmiş ve bunun sonucunda helak olmuştur. Günümüzde arkeolojik ve tarihsel çalışmalar sonunda Semud Kavmi&#8217;nin yaşadığı yer, yaptığı evler, yaşama biçimi gibi birçok bilinmeyen, gün ışığına çıkartılmıştır. Kuran&#8217;da bahsedilen Semud Kavmi, bugün, hakkında birçok arkeolojik bulguya sahip olunan bir tarihsel gerçektir.</strong></p>
<p><strong>Semud kavmiyle ilgili bu arkeolojik bulgulara bakmadan önce, elbette, Kuran&#8217;da anlatılan kıssayı incelemekte ve bu kavmin peygamberlerine çıkardıkları zorlukları gözden geçirmekte yarar var. Zira Kuran her çağa hitap eden bir kitap olduğundan, Semud Kavmi&#8217;nin kendisine gelen tebliği inkar etmesi de her çağ için ibret alınması gereken bir olaydır.</strong></p>
<p><strong> <br />
Hz. Salih&#8217;in Tebliği </strong></p>
<p><strong>Kuran&#8217;da Semud Kavmi&#8217;ni uyarıp korkutması için Hz. Salih&#8217;in gönderildiğinden bahsedilir. Hz. Salih, Semud halkı içinde tanınan bir kişidir. Onun hak dini tebliğ etmesini ummayan kavim ise, kendilerini içinde bulundukları sapkınlıktan uzaklaşmaya çağırması karşısında şaşkınlığa düşmüştür. İlk tepki, yadırgama ve kınamadır:<br />
Semud (halkına da) kardeşleri Salih&#8217;i (gönderdik). Dedi ki: &#8220;Ey kavmim, Allah&#8217;a ibadet edin, sizin O&#8217;ndan başka ilahınız yoktur. O sizi yerden (topraktan) yarattı ve onda ömür geçirenler kıldı. Öyleyse O&#8217;ndan bağışlanma dileyin, sonra O&#8217;na tevbe edin. Şüphesiz benim Rabbim, yakın olandır, (duaları) kabul edendir.&#8221; Dediler ki: &#8220;Ey Salih, bundan önce sen içimizde kendisinden (iyilikler ve yararlılıklar) umulan biriydin. Atalarımızın taptığı şeylere tapmaktan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz.&#8221; (Hud Suresi, 61-62)<br />
 <br />
Salih Peygamber&#8217;in çağrısına halkın az bir kısmı uydu, çoğu ise anlattıklarını kabul etmedi.Özellikle de kavmin önde gelenleri Hz. Salih&#8217;i inkar ettiler ve ona karşı düşmanca bir tavır takındılar. Hz. Salih&#8217;e inananları güçsüz duruma düşürmeye, onları baskı altına almaya çalıştılar. Hz. Salih&#8217;in kendilerini Allah&#8217;a ibadet etmeye çağırmasına öfke duyuyorlardı. Bu öfke sadece Semud halkına özgü de değildi aslında; Semud Kavmi, kendisinden önce yaşayan Nuh ve Ad Kavimleri&#8217;nin yaptığı hatayı yapıyordu. Kuran&#8217;da bu üç toplumdan şöyle söz edilir:<br />
Sizden öncekilerin, Nuh kavminin, Ad ve Semud ile onlardan sonra gelenlerin haberi size gelmedi mi? Ki onları, Allah&#8217;tan başkası bilmez. Elçileri onlara apaçık delillerle gelmişlerdi de, ellerini ağızlarına götürüp (öfkelerinden ısırdılar) ve dediler ki: &#8220;Tartışmasız, biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyleri inkâr ettik ve bizi kendisine çağırdığınız şeyden de gerçekten kuşku verici bir tereddüt içindeyiz.&#8221; (İbrahim Suresi, 9)<br />
 <br />
Hz. Salih&#8217;in uyarılarına rağmen kavim, Allah hakkında kuşkulara kapılmaya devam etti. Ancak yine de Hz. Salih&#8217;in peygamberliğine inanmış bir grup vardı, ki bunlar, daha sonra azap geldiğinde Hz. Salih ile beraber kurtarılacaklardı. Önde gelenler ise, Hz. Salih&#8217;e iman etmiş olan topluluğa zorluk çıkarmaya çalıştılar:<br />
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz&#8217;aflara) dediler ki: &#8220;Salih&#8217;in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?&#8221; Onlar: &#8220;Biz gerçekten onunla gönderilene inananlarız.&#8221; dediler. Büyüklük taslayanlar (müstekbirler de şöyle) dedi: &#8220;Biz de, gerçekten sizin inandığınızı tanımayanlarız.&#8221; (Araf Suresi, 75-76)<br />
 <br />
Semud Kavmi hala Allah ve Hz. Salih&#8217;in peygamberliği hakkında kuşkulara kapılmaktaydı. Üstelik bir kısım, Hz. Salih&#8217;i açık olarak inkar ediyordu. Hatta, inkar edenlerden bir grup-hem de sözde Allah adına-Hz. Salih&#8217;i öldürmek için planlar yapıyordu:<br />
Dediler ki: &#8220;Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık.&#8221; (Salih) Dedi ki: &#8220;Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelenler) Allah katında (yazılı)dır. Hayır, siz denenmekte olan bir kavimsiniz.&#8221; Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik-düzenlik bırakmıyorlardı. Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki: &#8220;Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yokoluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim.&#8221; Onlar hileli bir düzen kurdu. Biz de (onların hilesine karşı) onların farkında olmadığı bir düzen kurduk. (Neml Suresi, 47-50)<br />
 <br />
Hz. Salih, Allah&#8217;ın vahyi üzerine, kavminin Allah&#8217;ın emirlerine uyup uymayacaklarını belirlemek için son bir deneme olarak onlara dişi bir deve gösterdi. Kendisine itaat edip etmeyeceklerini denemek için kavmine, sahip oldukları suyu bu dişi deve ile paylaşmalarını ve ona zarar vermemelerini söyledi. Böylece kavim bir denemeden geçirildi. Kavminin Hz. Salih&#8217;e cevabı ise, bu deveyi öldürmek oldu. Şuara Suresi&#8217;nde, bu olayların gelişimi şöyle anlatılır:<br />
Semud (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.<br />
Hani onlara kardeşleri Salih: &#8220;Sakınmaz mısınız? demişti. &#8220;Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah&#8217;tan korkup-sakının ve bana itaat edin. Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; Siz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız? Bahçelerin, pınarların içinde, ekinler ve yumuşak tomurcuklu gözalıcı hurmalıklar arasında? Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz. Artık Allah&#8217;tan sakının ve bana itaat edin. Ve ölçüsüzce davrananların emrine itaat etmeyin. Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik-düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar).&#8221; Dediler ki: &#8220;Sen ancak büyülenmişlerdensin. Sen yalnızca bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin; eğer doğru sözlü isen, bu durumda bir ayet (mucize) getir-görelim.&#8221; Dedi ki: &#8220;İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizindir. Ona bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar.&#8221; Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular. (Şuara Suresi, 141-157)<br />
 <br />
Hz. Salih ile kavmi arasındaki mücadele Kamer Suresi&#8217;nde ise şöyle bildirilir:<br />
Semud (kavmi) de uyarıları yalanladı. Dediler ki: &#8220;Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık (delalet) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz. Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır, o çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarıktır.&#8221; Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip-öğreneceklerdir. Gerçek şu ki Biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip-bekle ve sabret. Ve onlara, suyun aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun. Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp &#8216;hayvanı ayağından biçip yere devirdi. (Kamer Suresi, 23-29)<br />
 <br />
Deveyi öldürdükten sonra kendilerine azabın çabucak gelmemesi, kavmin azgınlığını daha da arttırdı. Hz. Salih&#8217;i rahatsız etmeye, onu eleştirmeye ve yalancılıkla suçlamaya başladılar: <br />
Böylelikle dişi deveyi öldürdüler ve Rablerinin emrine karşı çıkıp (Salih&#8217;e de şöyle) dediler: &#8220;Ey Salih, eğer gerçekten gönderilenlerden (bir peygamber) isen, vadettiğin şeyi getir, bakalım.&#8221; (Araf Suresi, 77)<br />
 <br />
Allah, inkar edenlerin kurdukları hileli düzenleri boşa çıkarttı ve Hz. Salih&#8217;i kötülük yapmak isteyenlerin ellerinden kurtardı. Bu olaydan sonra artık kavme her türlü tebliği yaptığını ve hiç kimsenin öğüt almadığını gören Hz. Salih, kavmine kendilerinin üç gün içinde helak olacaklarını bildirdi:<br />
&#8230;(Salih) Dedi ki: &#8216;Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaattir&#8217;.&#8221; (Hud Suresi, 65)<br />
 <br />
Nitekim üç gün sonra Hz. Salih&#8217;in uyarısı gerçekleşti ve Semud Kavmi helak edildi:<br />
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar. Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten Rablerine (karşı) inkâr etmişlerdi. Haberiniz olsun; Semud (halkına Allah&#8217;ın rahmetinden) uzaklık (verildi.) (Hud Suresi, 67-68)<br />
 <br />
 Kuran&#8217;da verilen bilgilerden, Semud Kavmi&#8217;nin Ad Kavmi&#8217;nin torunları olduğu anlaşılır. Nitekim arkeolojik bulgular da, Arap Yarımadası&#8217;nın kuzeyinde yaşayan Semudlar&#8217;ın kökenlerinin, Ad Kavmi&#8217;nin de yaşadığı Güney Arabistan&#8217;da olduğunu göstermektedir.  <br />
 </strong></p>
<p><strong>SEMUD KAVMİ</strong><br />
<strong>Semud (kavmi) de uyarıları yalanladı. Dediler ki: &#8220;Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık (delalet) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz.&#8221; &#8220;Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır, o çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarıktır.&#8221; Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip-öğreneceklerdir. (Kamer Suresi, 23-26)<br />
 <br />
Kuran&#8217;da belirtildiğine göre Semud Kavmi de aynı Ad Kavmi gibi Allah&#8217;ın uyarılarını gözardı etmiş ve bunun sonucunda helak olmuştur. Günümüzde arkeolojik ve tarihsel çalışmalar sonunda Semud Kavmi&#8217;nin yaşadığı yer, yaptığı evler, yaşama biçimi gibi birçok bilinmeyen, gün ışığına çıkartılmıştır. Kuran&#8217;da bahsedilen Semud Kavmi, bugün, hakkında birçok arkeolojik bulguya sahip olunan bir tarihsel gerçektir.</strong></p>
<p><strong>Semud kavmiyle ilgili bu arkeolojik bulgulara bakmadan önce, elbette, Kuran&#8217;da anlatılan kıssayı incelemekte ve bu kavmin peygamberlerine çıkardıkları zorlukları gözden geçirmekte yarar var. Zira Kuran her çağa hitap eden bir kitap olduğundan, Semud Kavmi&#8217;nin kendisine gelen tebliği inkar etmesi de her çağ için ibret alınması gereken bir olaydır.</strong></p>
<p><strong> <br />
Hz. Salih&#8217;in Tebliği </strong></p>
<p><strong>Kuran&#8217;da Semud Kavmi&#8217;ni uyarıp korkutması için Hz. Salih&#8217;in gönderildiğinden bahsedilir. Hz. Salih, Semud halkı içinde tanınan bir kişidir. Onun hak dini tebliğ etmesini ummayan kavim ise, kendilerini içinde bulundukları sapkınlıktan uzaklaşmaya çağırması karşısında şaşkınlığa düşmüştür. İlk tepki, yadırgama ve kınamadır:<br />
Semud (halkına da) kardeşleri Salih&#8217;i (gönderdik). Dedi ki: &#8220;Ey kavmim, Allah&#8217;a ibadet edin, sizin O&#8217;ndan başka ilahınız yoktur. O sizi yerden (topraktan) yarattı ve onda ömür geçirenler kıldı. Öyleyse O&#8217;ndan bağışlanma dileyin, sonra O&#8217;na tevbe edin. Şüphesiz benim Rabbim, yakın olandır, (duaları) kabul edendir.&#8221; Dediler ki: &#8220;Ey Salih, bundan önce sen içimizde kendisinden (iyilikler ve yararlılıklar) umulan biriydin. Atalarımızın taptığı şeylere tapmaktan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz.&#8221; (Hud Suresi, 61-62)<br />
 <br />
Salih Peygamber&#8217;in çağrısına halkın az bir kısmı uydu, çoğu ise anlattıklarını kabul etmedi.Özellikle de kavmin önde gelenleri Hz. Salih&#8217;i inkar ettiler ve ona karşı düşmanca bir tavır takındılar. Hz. Salih&#8217;e inananları güçsüz duruma düşürmeye, onları baskı altına almaya çalıştılar. Hz. Salih&#8217;in kendilerini Allah&#8217;a ibadet etmeye çağırmasına öfke duyuyorlardı. Bu öfke sadece Semud halkına özgü de değildi aslında; Semud Kavmi, kendisinden önce yaşayan Nuh ve Ad Kavimleri&#8217;nin yaptığı hatayı yapıyordu. Kuran&#8217;da bu üç toplumdan şöyle söz edilir:<br />
Sizden öncekilerin, Nuh kavminin, Ad ve Semud ile onlardan sonra gelenlerin haberi size gelmedi mi? Ki onları, Allah&#8217;tan başkası bilmez. Elçileri onlara apaçık delillerle gelmişlerdi de, ellerini ağızlarına götürüp (öfkelerinden ısırdılar) ve dediler ki: &#8220;Tartışmasız, biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyleri inkâr ettik ve bizi kendisine çağırdığınız şeyden de gerçekten kuşku verici bir tereddüt içindeyiz.&#8221; (İbrahim Suresi, 9)<br />
 <br />
Hz. Salih&#8217;in uyarılarına rağmen kavim, Allah hakkında kuşkulara kapılmaya devam etti. Ancak yine de Hz. Salih&#8217;in peygamberliğine inanmış bir grup vardı, ki bunlar, daha sonra azap geldiğinde Hz. Salih ile beraber kurtarılacaklardı. Önde gelenler ise, Hz. Salih&#8217;e iman etmiş olan topluluğa zorluk çıkarmaya çalıştılar:<br />
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz&#8217;aflara) dediler ki: &#8220;Salih&#8217;in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?&#8221; Onlar: &#8220;Biz gerçekten onunla gönderilene inananlarız.&#8221; dediler. Büyüklük taslayanlar (müstekbirler de şöyle) dedi: &#8220;Biz de, gerçekten sizin inandığınızı tanımayanlarız.&#8221; (Araf Suresi, 75-76)<br />
 <br />
Semud Kavmi hala Allah ve Hz. Salih&#8217;in peygamberliği hakkında kuşkulara kapılmaktaydı. Üstelik bir kısım, Hz. Salih&#8217;i açık olarak inkar ediyordu. Hatta, inkar edenlerden bir grup-hem de sözde Allah adına-Hz. Salih&#8217;i öldürmek için planlar yapıyordu:<br />
Dediler ki: &#8220;Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık.&#8221; (Salih) Dedi ki: &#8220;Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelenler) Allah katında (yazılı)dır. Hayır, siz denenmekte olan bir kavimsiniz.&#8221; Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik-düzenlik bırakmıyorlardı. Kendi aralarında Allah adına and içerek, dediler ki: &#8220;Gece mutlaka ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim, sonra velisine: Ailesinin yokoluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim.&#8221; Onlar hileli bir düzen kurdu. Biz de (onların hilesine karşı) onların farkında olmadığı bir düzen kurduk. (Neml Suresi, 47-50)<br />
 <br />
Hz. Salih, Allah&#8217;ın vahyi üzerine, kavminin Allah&#8217;ın emirlerine uyup uymayacaklarını belirlemek için son bir deneme olarak onlara dişi bir deve gösterdi. Kendisine itaat edip etmeyeceklerini denemek için kavmine, sahip oldukları suyu bu dişi deve ile paylaşmalarını ve ona zarar vermemelerini söyledi. Böylece kavim bir denemeden geçirildi. Kavminin Hz. Salih&#8217;e cevabı ise, bu deveyi öldürmek oldu. Şuara Suresi&#8217;nde, bu olayların gelişimi şöyle anlatılır:<br />
Semud (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.<br />
Hani onlara kardeşleri Salih: &#8220;Sakınmaz mısınız? demişti. &#8220;Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah&#8217;tan korkup-sakının ve bana itaat edin. Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; Siz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız? Bahçelerin, pınarların içinde, ekinler ve yumuşak tomurcuklu gözalıcı hurmalıklar arasında? Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz. Artık Allah&#8217;tan sakının ve bana itaat edin. Ve ölçüsüzce davrananların emrine itaat etmeyin. Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik-düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar).&#8221; Dediler ki: &#8220;Sen ancak büyülenmişlerdensin. Sen yalnızca bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin; eğer doğru sözlü isen, bu durumda bir ayet (mucize) getir-görelim.&#8221; Dedi ki: &#8220;İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizindir. Ona bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar.&#8221; Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular. (Şuara Suresi, 141-157)<br />
 <br />
Hz. Salih ile kavmi arasındaki mücadele Kamer Suresi&#8217;nde ise şöyle bildirilir:<br />
Semud (kavmi) de uyarıları yalanladı. Dediler ki: &#8220;Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık (delalet) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz. Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır, o çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarıktır.&#8221; Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip-öğreneceklerdir. Gerçek şu ki Biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip-bekle ve sabret. Ve onlara, suyun aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun. Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp &#8216;hayvanı ayağından biçip yere devirdi. (Kamer Suresi, 23-29)<br />
 <br />
Deveyi öldürdükten sonra kendilerine azabın çabucak gelmemesi, kavmin azgınlığını daha da arttırdı. Hz. Salih&#8217;i rahatsız etmeye, onu eleştirmeye ve yalancılıkla suçlamaya başladılar: <br />
Böylelikle dişi deveyi öldürdüler ve Rablerinin emrine karşı çıkıp (Salih&#8217;e de şöyle) dediler: &#8220;Ey Salih, eğer gerçekten gönderilenlerden (bir peygamber) isen, vadettiğin şeyi getir, bakalım.&#8221; (Araf Suresi, 77)<br />
 <br />
Allah, inkar edenlerin kurdukları hileli düzenleri boşa çıkarttı ve Hz. Salih&#8217;i kötülük yapmak isteyenlerin ellerinden kurtardı. Bu olaydan sonra artık kavme her türlü tebliği yaptığını ve hiç kimsenin öğüt almadığını gören Hz. Salih, kavmine kendilerinin üç gün içinde helak olacaklarını bildirdi:<br />
&#8230;(Salih) Dedi ki: &#8216;Yurdunuzda üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaattir&#8217;.&#8221; (Hud Suresi, 65)<br />
 <br />
Nitekim üç gün sonra Hz. Salih&#8217;in uyarısı gerçekleşti ve Semud Kavmi helak edildi:<br />
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar. Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten Rablerine (karşı) inkâr etmişlerdi. Haberiniz olsun; Semud (halkına Allah&#8217;ın rahmetinden) uzaklık (verildi.) (Hud Suresi, 67-68)<br />
 <br />
 Kuran&#8217;da verilen bilgilerden, Semud Kavmi&#8217;nin Ad Kavmi&#8217;nin torunları olduğu anlaşılır. Nitekim arkeolojik bulgular da, Arap Yarımadası&#8217;nın kuzeyinde yaşayan Semudlar&#8217;ın kökenlerinin, Ad Kavmi&#8217;nin de yaşadığı Güney Arabistan&#8217;da olduğunu göstermektedir. <br />
 <br />
 </strong></p>
<p><a href="http://www.islamsevdasi.com/"><strong>islam</strong></a><strong>, islami, islami sohbet, islami chat, cennet, cehennem, ALLAH, Hz Muhammed, bismillahirrahmanirrahim, Kur`an-ı Kerim, Peygamberler, Sahabeler, islam alimleri,  Semud kavmi, helak edilme sebebi, semud kavmi neden helak edildi, helak edilen semud kavmi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/semud-kavmi-helak-edilme-sebebi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ad kavmi Neden helak Edildi</title>
		<link>http://www.islamsevdasi.com/ad-kavmi-neden-helak-edildi.html</link>
		<comments>http://www.islamsevdasi.com/ad-kavmi-neden-helak-edildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Mar 2011 15:54:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Halit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[ad kavmi]]></category>
		<category><![CDATA[ad toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[ad ve semud]]></category>
		<category><![CDATA[semud]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islamsevdasi.com/?p=4812</guid>
		<description><![CDATA[islam, islami, islami sohbet, islami chat, cennet, cehennem, ALLAH, Hz Muhammed, bismillahirrahmanirrahim, Kur`an-ı Kerim, Peygamberler, Sahabeler, islam alimleri,  Ad kavmi Neden helak Edildi, ad kavmi, ad kavmi ve taşkınlıkları, ad ve semud
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ad kavmi ad kavmini helak Götüren olaylar ve süreç</strong></p>
<p><strong>AD KAVMİ VE UBAR  </strong><a href="http://www.islamsevdasi.com/"><strong>islam</strong></a><br />
<strong>Ad (halkın)a gelince; onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile helak edildiler. (Allah) Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün. Şimdi onlardan hiç arta kalan (bir şey) görüyor musun? (Hakka Suresi, 6-8)</strong></p>
<p><strong>Kuran&#8217;ın çeşitli surelerinde sözü geçen bir başka helak olmuş kavim ise, adı Nuh Kavmi&#8217;nden sonra anılan Ad Kavmi&#8217;dir. Ad Kavmi&#8217;ne gönderilen Hz. Hud tüm peygamberler gibi kavmini ortak koşmadan Allah&#8217;a iman etmeye ve kendisinin söylediklerine itaat etmeye çağırır. Kavim, Hz. Hud&#8217;a düşmanlıkla cevap verir. Hud Suresi&#8217;nde Hz. Hud ve kavmi arasında geçenler ayrıntılı olarak anlatılmaktadır:<br />
Ad (halkına da) kardeşleri Hud&#8217;u (gönderdik). Dedi ki: &#8216;Ey kavmim, Allah&#8217;a ibadet edin, sizin O&#8217;ndan başka ilahınız yoktur. Siz yalan olarak (tanrılar) düzenlerden başkası değilsiniz. Ey kavmim, ben bunun karşılığında sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim, beni yaratandan başkasına ait değildir. Akıl erdirmeyecek misiniz? Ey kavmim, Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O&#8217;na tevbe edin. Üstünüze gökten sağanak (yağmurlar, bol nimetler) yağdırsın ve gücünüze güç katsın. Suçlu-günahkarlar olarak yüz çevirmeyin.&#8217; &#8216;Ey Hud&#8217; dediler. &#8216;Sen bize apaçık bir belge (mucize) ile gelmiş değilsin ve biz de senin sözünle ilahlarımızı terketmeyiz. Sana iman edecek de değiliz. Biz: &#8216;Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır&#8217; (demekten) başka bir şey söylemeyiz.&#8217; Dedi ki: &#8216;Allah&#8217;ı şahid tutarım, siz de şahidler olun ki, gerçekten ben, sizin şirk koştuklarınızdan uzağım. O&#8217;nun dışındaki (tanrılardan). Artık siz bana, toplu olarak dilediğiniz tuzağı kurun, sonra bana süre tanımayın. Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah&#8217;a tevekkül ettim. O&#8217;nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.) Buna rağmen yüz çevirirseniz, artık size kendisiyle gönderildiğim şeyi tebliğ ettim. Rabbim de sizden başka bir kavmi yerinize geçirir. Siz O&#8217;na hiçbir şeyle zarar veremezsiniz. Doğrusu benim Rabbim, herşeyi gözetleyip-koruyandır.&#8217; Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmet ile Hud&#8217;u ve onunla birlikte iman edenleri kurtardık. Onları şiddetli-ağır bir azaptan kurtardık. İşte Ad (halkı): Rablerinin ayetlerini tanımayıp reddettiler. O&#8217;nun elçilerine isyan ettiler ve her inatçı zorbanın emri ardınca yürüdüler. Ve bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), Rablerine (karşı) inkâr ettiler. Haberiniz olsun; Hud kavmi Ad&#8217;a (Allah&#8217;ın rahmetinden) uzaklık (verildi). (Hud Suresi, 50-60)</strong></p>
<p><strong>Ad Kavmi&#8217;nden bahseden diğer bir sure ise Şuara Suresi&#8217;dir. Bu surede Ad Kavmi&#8217;nin bazı özelliklerine dikkat çekilir. Buna göre Ad, &#8220;yüksek yerlere anıtlar inşa etmekte&#8221; ve &#8220;ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları edinmekte&#8221; olan bir kavimdir. Ayrıca bozgunculuk yapıp, zorbaca davranmaktadır. Hz. Hud, kavmini uyardığında ise, onun sözlerini &#8220;geçmiştekilerin geleneksel tutumu&#8221; olarak yorumlarlar. Başlarına bir şey gelmeyeceğinden de son derece emindirler:<br />
Ad (kavmi) de gönderilen (elçi)leri yalanladı. Hani onlara kardeşleri Hud: &#8216;Sakınmaz mısınız?&#8217; demişti. &#8216;Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah&#8217;tan korkup-sakının ve bana itaat edin. Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir. Siz, her yüksekçe yere bir anıt inşa edip (yararsız bir şeyle) oyalanıp eğleniyor musunuz? Ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları mı ediniyorsunuz? Tutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz? Artık Allah&#8217;tan korkup-sakının ve bana itaat edin. Bildiğiniz şeylerle size yardım edenden korkup-sakının. Size hayvanlar, çocuklar (vererek) yardım etti. Bahçeler ve pınarlar da. Doğrusu, ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.&#8217; Dediler ki: &#8216;Bizim için fark etmez; öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da. Bu, geçmiştekilerin &#8216;geleneksel tutumundan başkası değildir. Ve biz azap görecek de değiliz.&#8217; Böylelikle onu yalanladılar, Biz de onları yıkıma uğrattık. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler. Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir. (Şuara Suresi, 123-140)</strong></p>
<p><strong>Hz. Hud&#8217;a düşmanlık eden ve Allah&#8217;a başkaldıran kavim, gerçekten de yıkıma uğradı. Korkunç bir kum fırtınası Ad&#8217;ı &#8220;sanki hiç yaşamamışcasına&#8221; yok etti&#8230;.</strong></p>
<p><strong> <br />
İrem Şehri Hakkındaki Arkeolojik Bulgular </strong></p>
<p><strong>1990&#8242;lı yılların başında dünyanın tanınmış gazeteleri çok önemli bir arkeolojik bulguyu &#8220;Muhteşem Arap Şehri Bulundu&#8221;, &#8220;Efsanevi Arap Şehri Bulundu&#8221;, &#8220;Kumların Atlantisi Ubar&#8221; başlıklarıyla verdiler. Bu arkeolojik bulguyu daha ilgi çekici hale getiren özelliği, isminin Kuran&#8217;da anılıyor olmasıydı. O güne kadar Kuran&#8217;da bahsi geçen Ad kavminin bir efsane olduğunu veya hiçbir zaman bulunamayacağını düşünen birçok kişi, bu yeni bulgu karşısında hayrete düştüler.</strong></p>
<p><strong> <br />
Ad Kavmi&#8217;nin yaşadığı Ubar kentinin kalıntıları, Umman&#8217;ın sahile yakın bir yerinde bulundu. <br />
Kuran&#8217;da sözü edilen bu şehri bulan kişi, amatör bir arkeolog olan Nicholas Clapp idi.1 Bir Arap uzmanı ve belgesel yapımcısı olan Clapp, Arap tarihi üzerine yaptığı araştırmalar sırasında çok ilginç bir kitaba rastlamıştı. Bu, 1932 yılında İngiliz araştırmacı Bertram Thomas tarafından yazılmış olan Arabia Felix idi. Arabia Felix, Romalıların Arap Yarımadası&#8217;nın güneyinde bulunan ve günümüzdeki Yemen ve Umman&#8217;ı kapsayan bölgeye verdikleri isimdi. Bu bölgeye Yunanlılar &#8220;Eudaimon Arabia&#8221;, Ortaçağdaki Arap bilginleri ise &#8220;Al-Yaman as-Saida&#8221; ismini veriyorlardı.2</strong></p>
<p><strong>Bu isimlerin tümü &#8220;Şanslı Araplar&#8221; anlamına geliyordu. Çünkü eski zamanlarda bu bölgede yaşayan insanlar o devrin en şanslı kavimleri olarak biliniyorlardı. Peki, böylesine bir yakıştırmanın sebebi neydi acaba?</strong></p>
<p><strong> <br />
Ubar&#8217;da yapılan kazılarda Kuran&#8217;da belirtilen şekliyle birçok sanat yapıları ve yüksek medeniyet eserleri bulundu.<br />
Bunun sebebi, bu bölgenin stratejik konumuydu. Bölge, Hindistan ve Kuzey Arabistan arasında yapılmakta olan baharat ticaretinin merkezi durumundaydı. Ayrıca bölgede yaşayan kavimler &#8220;frankicense&#8221; isminde nadir bulunan bir bitkinin üretimini yapıyor ve bunu pazarlıyorlardı. Eski toplumlar tarafından oldukça rağbet gören bu bitki, çeşitli dinsel ayinlerde tütsü olarak kullanılıyordu. Bu bitki, o zamanlar neredeyse altın kadar değerliydi.</strong></p>
<p><strong>Kitabında bütün bunlardan bahseden İngiliz araştırmacı Thomas, sözünü ettiği bu &#8220;şanslı&#8221; kavimleri uzun uzun tarif ediyor ve bunlardan bir tanesinin kurmuş olduğu bir şehrin izini bulduğunu iddia ediyordu. Bu, Bedeviler&#8217;in &#8220;Ubar&#8221; ismini taktıkları şehirdi. Bölgeye yaptığı araştırma gezilerinden bir tanesinde çölde yaşayan Bedeviler, kendisine eski bir patika yolu göstermişler ve bu patikanın Ubar isimli çok eski bir şehre ait olduğunu anlatmışlardı. Konuyla çok ilgilenen Thomas, bu araştırmalarını tamamlayamadan ölmüştü.3</strong></p>
<p><strong> <br />
Ubar&#8217;da sürdürülen kazı çalışmaları.<br />
İngiliz araştırmacı Thomas&#8217;ın yazdıklarını inceleyen Clapp de, kitapta bahsedilen bu kayıp şehrin varlığına inanmıştı. Çok vakit kaybetmeden araştırmalarına başladı.</strong></p>
<p><strong>Clapp, Ubar&#8217;ın varlığını kanıtlamak için iki ayrı yola başvurdu. Önce bedeviler tarafından var olduğu söylenen patika izlerini buldu. NASA&#8217;ya başvurarak bu bölgenin resimlerinin uydu aracılığıyla çekilmesini istedi. Uzun bir uğraşıdan sonra, yetkilileri bu bölgenin resimlerinin çekilmesi için ikna etmeyi başardı.4</strong></p>
<p><strong>Clapp daha sonra Californiya&#8217;da Huntington kütüphanesinde bulunan eski yazıtları ve haritaları incelemeye başladı. Amacı, bölgenin bir haritasını bulmaktı. Kısa bir araştırmadan sonra buldu da. Mısır-Yunan coğrafyacısı Batlamyus tarafından MS 200 yılında çizilmiş bir haritaydı bulduğu. Haritada, bölgede bulunan eski bir şehrin yeri ve bu şehre doğru giden yolların çizimi gösterilmişti.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Uzay Mekiği&#8217;nden çekilen fotoğraflarla elde edilen görüntülerde Ad Kavmi&#8217;nin yeri tespit edildi. Fotoğrafta ticaret yollarının kesiştiği yer, yani Ubar işaretlenmiştir.</strong></p>
<p><strong>1. Ubar, kazı yapılmadan önce ancak uzaydan görülebiliyor.<br />
2. Yapılan kazılarda 12 metre kumun altından bir şehir çıktı.<br />
 </strong></p>
<p><strong>Bu sırada NASA&#8217;dan resimlerin çekilmiş olduğu haberi de geldi. Resimlerde, yerden çıplak gözle görülmesi mümkün olmayan, ancak havadan bir bütün halinde görülebilen bazı yol izleri ortaya çıkmıştı. Bu resimleri elindeki eski haritalarla karşılaştıran Clapp, sonunda beklediği sonuca vardı. Hem eski haritada belirtilen yollar hem de uydudan çekilen resimlerde görülen yollar birbirleriyle kesişiyorlardı. Bu yolların bitiş noktası ise eskiden bir şehir olduğu anlaşılan geniş bir alandı.</strong></p>
<p><strong>Sonunda Bedevilerin sözlü olarak anlattıkları hikayelerin konusu olan efsanevi şehrin yeri bulunabilmişti. Kısa süre sonra kazılara başlandı ve kumların içinden eski bir şehrin kalıntıları çıkmaya başladı. Bu nedenle de bu kayıp şehir &#8220;Kumların Atlantisi Ubar&#8221; olarak tanımlandı.</strong></p>
<p><strong>Peki, bu eski şehrin Kuran&#8217;da bahsedilen Ad Kavmi&#8217;nin şehri olduğunu kanıtlayan şey neydi?</strong></p>
<p><strong>Yıkıntılar ilk olarak ortaya çıkarıldığı andan itibaren bu yıkık şehrin Kuran&#8217;da bahsedilen Ad Kavmi ve İrem&#8217;in sütunları olduğu anlaşılmıştı. Zira kazılarda ortaya çıkartılan yapılar arasında, Kuran&#8217;da varlığına dikkat çekilen uzun sütunlar yer alıyordu. Kazıyı yürüten araştırma ekibinden Dr. Zarins de, bu şehri diğer arkeolojik bulgulardan ayıran şeyin yüksek sütunlar olduğunu ve dolayısıyla bu şehrin Kuran&#8217;da bahsi geçen Ad Kavmi&#8217;nin kenti İrem olduğunu söylüyordu. Kuran&#8217;da, İrem&#8217;den şöyle söz ediliyordu:<br />
 <br />
Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi? &#8216;Yüksek sütunlar&#8217; sahibi İrem&#8217;e? Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi. (Fecr Suresi, 6-8)</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><a href="http://www.islamsevdasi.com/"><strong>islam</strong></a><strong>, islami, islami sohbet, islami chat, cennet, cehennem, ALLAH, Hz Muhammed, bismillahirrahmanirrahim, Kur`an-ı Kerim, Peygamberler, Sahabeler, islam alimleri,  Ad kavmi Neden helak Edildi, ad kavmi, ad kavmi ve taşkınlıkları, ad ve semud</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islamsevdasi.com/ad-kavmi-neden-helak-edildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

