Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Güneş, kendisi için belirlenen yerde akar (döner). İşte bu, Azîz ve Alîm olan Allâh’ın takdîridir. Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tâyin ettik. Nihâyet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner. Ne Güneş Ay’a yetişebilir ne de gece gündüzü geçebilir! Her biri (belli) bir yörüngede yüzerler.” (Yâsîn, 38,39,40)
islam, islami, islami sohbet, islami chat, islam sohbet, dini sohbet
Rasûlullah (sav) buyuruyor:
“Ay ile Güneş, Allâh’ın varlığını (azametini ve kudretini) gösteren âyetlerdendir.” (Buhâri, Küsûf, 15)
Mîlâdî yedinci asırda Ay ve Güneş’in belli bir yörüngede sürdürdükleri dâirevî hareketlerini düşünmek bile mümkün değildi. Onların hareketleri hakkında bâtıl fikirler çoktu. Hattâ Hz. Peygamber (sav)’in oğlu İbrâhim vefât ettiği zaman Güneş tutulmuştu. Halk:
“–Hazret-i Peygamber’in oğlu vefât ettiği için Güneş tutuldu.” dedi.
Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav):
“–Ay ile Güneş, Allâh’ın varlığını (azametini ve kudretini) gösteren âyetlerdendir. Hiçbir kimsenin ne ölümünden ne de hayâtından ötürü tutulurlar. Böyle bir durum gördüğünüz zaman, Ay ve Güneş açılıncaya kadar namaz kılın, duâ edin!” buyurdular. (Buhârî, Küsûf, 15) (Osman Nûri Topbaş, Rahmet Esintileri, Erkam Yay.)
